Ana içeriğe geç

Mahkeme heyetine dava: Cinayet hükümlüsünün ağır müebbedini kaldırıp tahliye etmişler

Diyarbakır’da bazı dosyalarda usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle Hakimler Savcılar Kurulu Müfettişlerinin raporu üzerine Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ile infaz savcısı hakkında dava açıldı. Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarıyla açılan davada mahkeme başkanı açığa alındı.

Mahkeme heyetine dava: Cinayet hükümlüsünün ağır müebbedini kaldırıp tahliye etmişler
Nefes Gazetesi
16

Diyarbakır’da yargılamasını yaptıkları bazı cinayet dosyalarında usulsüzlük yaptıkları iddiasıyla mahkemenin başkan ve iki üyesi ile infaz savcısı hakkında Başsavcılık, Hakimler Savcılar Kurulu’na ihbarda bulundu. HSK müfettişleri ihbara konu dosyayı inceledi ve usulsüzlük yapıldığını belirleyince mahkeme başkanı açığa alındı.

Heyet hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı. İddianamede, mahkeme heyetinin bir kişinin öldüğü cinayet davasıyla ilgili daha önce hakkında “Kan gütme saikiyle insan öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen ve bu cezası Yargıtay’ca onanıp kesin hükme bağlanan hükümlü C.Ç’ye şartları taşımadığı halde yeniden yargılamayla daha az ceza verildiği belirtildi. Savcının da sanık aleyhine istinaf başvurusu yapmadığı için hükümlünün önce açık cezaevine alındığı, ardından Covid salgını nedeniyle serbest bırakılmasını sağladıkları kaydedildi.

HEYET DEĞİŞTİ SAVCI YENİDEN YARGILAMA İSTEDİ

İddianamede, ağır müebbet hükümlüsünün daha önce de yeniden yargılama talebiyle aynı mahkemeye başvurduğu, kararın usul ve yasaya uygun olması, Yargıtay tarafından onanıp kesin hükme bağlanması, yeniden yargılamayı gerektiren somut bir delilin ortaya çıkmaması nedeniyle reddedildiği belirtildi. Mahkeme heyetinin değişmesinden sonra infaz savcısının hükümlü ile avukatının talebi olmadığı halde re’sen Ağır Ceza Mahkemesi heyetine yargılamanın yenilenmesi için talepte bulunduğu ifade edildi.

Mahkemenin yeniden yargılama kararı alıp hükümlünün infazını durdurduğu bildirilen iddianamede, sanığa daha az bir ceza verildiği, temyizden vazgeçme ve savcının da aleyhe istinaf yoluna gitmemesi üzerine kararın bir hafta içinde kesinleştirilerek hükümlüye tahliye yolu açıldığı vurgulandı.

BAŞSAVCILIK İHBAR ETTİ

Tüm bu işlemlerin usul ve yasaya aykırı yapıldığı belirtildi. Kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından kararın bozulduğu ve sanığın yurtdışına çıkmama şeklinde adli kontrolle yeniden yargılanmasına karar verildiği kaydedildi. İhbarda bulunan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısının yeniden yargılama dosyasında mahkeme başkanının maddi menfaat temin ettiğine dair duyum aldığı belirtilen iddianamede ifadesi alınan başkan ve üyeler suçlamaları kabul etmedi.

ZENGİN OTOMOTİV BAYİSİ BİR İŞ ADAMININ KIZIYIM

Mahkemenin üye hakimi E.D.A, bu hakkaniyetsiz durumun nedeninin başkan ve üyeler ile savcıya olan güveninden kaynaklandığını belirterek, “Diyarbakır gibi zor, her türlü spekülasyona açık bir şehirde otomotiv bayilikleri olan iş insanı bir babanın kızı olarak bugüne kadar sorunsuz şekilde görevimi ifa ettim. Birden fazla soruşturma dosyasıyla hakkında çıkan iddialar nedeni ile yalnızca beni değil birden fazla heyet üyesinin başını derde sokacak kararlara sebebiyet veren bir başkan yüzünden bugün bu duruma geldiğim için ve buna dair savunma yazıyor olmaktan utanç duyuyorum. En küçük menfaatim olmadı. Titizlikle yürüttüğüm görevime halel getirmiş olmak şahsım için kabul edilemezdir. Birinci sınıf terfisine emeğimle adım adım yaklaşmış bir hakim olarak izah ettiğim ve kabul ettiğim kusurlar yönünden affımı arz ederim” dedi.

BAŞKAN USULSÜZ İŞLERLE ÜYELERE BÜYÜK BASKI YAPIYORDU

Üye hakim F.T ifadesinde, “Mahkeme başkanı duruşmalara çoğu zaman yeterli araştırma yapmadan çıkıyordu. Üzerinde çok durduğu dosyalarda ise kendi kanaatiyle aynı yönde karar vermeleri için çok fazla baskı yapıyordu. Hatta kendisine katılmadığımız dosyalarda muhalefet şerhlerini dahi zapta geçirttirmek istemiyordu. Heyette olan tüm üyeler bu durumu biliyor ve dikkatli olmaları için birbirlerini uyarıyorlardı” dedi.

MÜEBBET HAPİSLE YARGILANIYORDU BERAAT VERDİ

Bir başka dosyada müebbet hapis istemiyle yargılanan ve hakkında yakalama kararı bulunan V.K isimli sanığın başkanın görev yaptığı dönemde ortaya çıktığını belirten hakim F.T, “Tutuklu yargılanması gerekirken tahliyesi ve beraat etmesi için üye hakimlere büyük baskı yaptı. Bu dosyanın karar duruşması başkan tarafından üye hakim E.D.A’nın izinli olduğu tarihe kasten bırakıldı. Ben sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi için karara muhalefet şerhi yazdırdım. Başkan ise geçici çıkan hakimle oy çokluğuyla beraat verdi. Kararı istinaf mahkemesi sanığın müebbet hapisle cezalandırılması gerektiği yönünde bozdu. Bana da muhalefet şerhi yazdırdığım için iyi not verildi. Kanunun emrettiği dışında işlem yapmadım. Her dosyada ince eleyip sık dokuyarak karar verdim. Bir hakim olarak her zaman toplum yararını ve kişilerin haklarını üstün tuttum” dedi.

SAVCI: ZARAR GÖRÜRSEM BUNA MUKADDERAT DERİM

Hiçbir talep olmadan re’sen yeniden yargılama talebiyle mahkemeye başvuran infaz savcısı E.G ise, “Sanığın suçu işlediğine dair kuşkularım vardı. Husumetten kaynaklı iftira olduğu, yakınma ve feryatları duyunca sanığın öldürme olayına karışmamış olma ihtimali olduğunu daha çok anladım. Ağır müebbet kararını veren mahkeme başkanının FETÖ üyeliğinden meslekten çıkarıldığını gördüm. görev yaptığı Sulh Ceza Hakimliğinde sorguya sevk edilen çok sayıda şüpheli arasından içlerinde en saf görünümlü birkaç kişiyi seçip dosyanın kapağını dahi açmadan tutuklama kararı verdiğini gördüm.

Bu kişi Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak kararnamede ismini gördükten sonra görev ve yer değişikliğini beklemediği için moralinin çok bozulduğunu, bundan dolayı sorguya sevk edilen 20 den fazla kişiyi hiç dinlemeden tutukladığını, paket yapıp gönderdiği şeklinde pervasızca, arlanmadan, sıkılmadan ve marifetmişçesine dost meclislerinde konuştuğunu bilen meslektaşlarımız vardır. Ben de FETÖ’den ihraç edilen bir ağır ceza mahkemesi başkanının davada yanlı davranmış ve tarafsız karar verme ihtimalini değerlendirdiğim için yeniden yargılama başvurusu yaptım. Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ve daha önce yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilen, yapılacak adli bir işlem yok demeyip vicdani sorumluluğu da göze alarak hareket ettim. Hakkın teslimi duygusuyla hareket ettim ve bu olaydan dolayı mesleki olarak zarar görecek isem de, buna mukadderat demekten elimden başka bir şey gelemez” dedi.

DOSYA YARGITAY’A GÖNDERİLDİ

İddianamede, heyetin ve infaz savcısının cinayet dosyasındaki usulsüz işlemle ölen tarafın mağduriyetine, sanık tarafının ise koşulları oluşmadığı halde serbest kalmasını sağlayarak haksız bir menfaat elde edilmesine sebebiyet verdikleri ifade edildi. Sanıkların görevi kötüye kullanmaktan cezalandırılmaları istendi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi ise heyetin işlediği suçun görevden kaynaklı olması nedeniyle yargılamalarının Yargıtay’da yapılması gerektiğine karar verip dosyayı görevsizlik kararıyla Yargıtay’a gönderdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler