DİLAN KUTLU / NEFES
Türkiye yakın tarihinin en büyük travması, Sivas Madımak Oteli katliamı. 2 Temmuz 1993’te yaşanan facia bugün yalnızca tarihe geçmiş bir olay değil. O günün korkusu hâlâ yaşayan insanların omuzlarında taşınıyor. Sivaslı Aleviler için 2 Temmuz yas demek.
O gün geldiğinde ne düğün yapılıyor ne eğlence düzenleniyor. 33 yıldır Sivas’ta yas tutuluyor. Bu yıl gerçekleştirilen 33’üncü yıl anmasını izlemek için NEFES de oradaydı. Anma programını öğrenmek için Alevi derneklerini aradım.
Programa kimlerin katılacağını, ailelerden kimlerin geleceğini sordum. Sohbet sırasında kaldığım otelin adını öğrenmek istediler. Söyledim. “Orada tek kalma. Bizim kaldığımız otelde sana da yer ayıralım” dediler. 33 yıl geçmişti. Ama korku hala devam ediyordu.
BİNA DEĞİŞİME UĞRAMIŞ
Madımak Oteli, Alevi kamuoyunun tepkilerine rağmen 2009 yılına kadar kebapçı olarak hizmet vermeye devam etti. 2010 yılında kamulaştırılan bina hiçbir öneri dikkate alınmadan 2011 yılında Bilim ve Kültür Merkezi olarak hizmete açıldı. Binanın dışı aynalı camlarla kaplanmış. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir kamu binası.
İlk kez gelen biri için burada tarihin en ağır katliamlarından birinin yaşandığını anlamak neredeyse imkansız. İçeri girdiğinizde sağ tarafta bir köşe yapılmış. “2 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen elim olayda 34 insanımız hayatını kaybetmiştir. Böyle acıların bir daha yaşanmaması dileğiyle…” yazıyor.
Madımak Otel’de o gün ne oldu, o köşede hiçbir detay yok. Otelin girişinde yıllarca kebapçı olarak işletilen salon şimdilerde kütüphane yapılmış. Otelin hemen girişinde katlara çıkan merdivenler başlıyor.
Battal Pehlivan’ın çektiği üç şairin fotoğrafı aklıma geliyor. Metin Altıok, elinde sapı kırılmış boya fırçasıyla merdivenlerde oturuyor.
Hemen yanında Uğur Kaynar, elini yüzüne dayamış düşünceli duruyor. Birkaç basamak aşağıda Behçet Aysan, yorgun görünüyor. Yangın başladığında alevler tam bu merdivenlerden yukarı yükselmişti.
EJDERHADAN ÇIKAN ALEV GİBİ
O günü yaşayan tanıklar, “Ejderhanın ağzından çıkar gibi alevler merdivenlerden yukarı doğru yükseliyordu” diye anlatmıştı. Binanın ilk iki katı kullanılıyor. Üst katlar kapalı. Kullanılan bölümlerde çocuklar için hazırlanmış bilim sınıfları ve uzay atölyeleri bulunuyor. Hafta içi okullardan gelen öğrenciler burada vakit geçiriyor, deney yapıyor, kitap okuyormuş. Fotoğraf çekmek için telefonumu çıkarıyorum. Bir görevli yanıma geliyor. “Burada fotoğraf çekmeniz yasak” diyor.

O GÜN NE OLDU?
2 Temmuz 1993’te Muhlis Akarsu, Hasret Gültekin, Asım Bezirci, Nesimi Çimen ve Metin Altıok’un da aralarında olduğu yazarlar ve sanatçılar, 4. Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nde semah ve tiyatro gösterilerinde yer almak için Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in davetlisi olarak kente geldi. Aziz Nesin’in de etkinliğe gelmesine tepki gösteren bir grup tarafından kafilenin kaldığı otel kuşatılıp ateşe verildi. Polis ve jandarmanın kalabalığı dağıtmaması sonucu, şenlik için gelen 33 kişi, 2 otel görevlisi ve oteli yakmaya çalışan 2 saldırgan yanarak hayatını kaybetti. 51 kişi de ağır yaralı bir biçimde kendi olanaklarıyla kurtuldu. 33 yıl geçtiği halde katliamın sorumluları kamu vicdanını tatmin edecek şekilde cezalandırılmadı. Hatta 2012 yılında 7 sanıkla ilgili zamanaşımı kararı alındı.