Diyarbakır'da Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hastalardan “bıçak parası” adı altında para aldıkları belirlenen Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. N.G. ile sekreterinin de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında, Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin kamu zararı oluştuğuna dair raporu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açıldı.
Sanıklar hakkında “ikna suretiyle irtikâp” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istendi. Tıbbi işlem gören 41 hasta, iddianamede “suçtan zarar gören kişi” olarak yer aldı.
SEKRETERİ VE 2 MEDİKAL FİRMA ÇALIŞANIYLA PARA ALMIŞ
İddianamede, cerrahi işlem gören hastalara ilişkin bilgiler incelendiğinde, hastaların burun ameliyatı için hekimin yönlendirdiği medikal firma personelinin banka hesaplarına ücret ödediklerinin banka dekontlarıyla tespit edildiği belirtildi.
Dr. N.G. tarafından sisteme girilen 701 septoplasti işleminin SGK ödemesi kapsamında olduğu, 21 işlemin ise SGK ödemesi kapsamında olmadığı kaydedildi. Bu işlemler için 21 hastadan 15’inin ameliyat için hastane veznesine ödeme yaptığı, 6 hastanın ödeme yapmasının sağlanmadığı ifade edildi.
Bu hastalara yapılan işlemlerin tıbbi gereklilik olduğuna dair sağlık kurulu raporu bulunmadığı halde ödemelerin SGK tarafından yapıldığına dikkat çekildi. Hastaların ameliyat için hekimin sekreteri A.K.B. ile medikal firma sahibi M.K. ve firma çalışanı A.E.’ye yönlendirildiği, firmanın banka hesabına para ödemesi yaptıkları belirlendi.
İddianamede, sanıkların hastalardan yapılacak ameliyatlar için “bıçak parası” adıyla haksız ve hukuka aykırı paralar talep ettikleri bildirildi.
MÜFETTİŞ RAPORU BANKA DEKONTLARIYLA UYUMLU
Dr. N.G.’nin hastalardan ameliyat öncesi elden para aldığı, bir kısmını iştirak halinde olduğu sekreterine yönlendirip yine elden teslim aldırdığı vurgulandı. Bir kısım paranın da medikal firma hesabına gönderilmesini istediği kaydedildi.
Sanıklar suçlamaları kabul etmezken, suçtan zarar gören mağdurların banka dekontları ile müfettiş raporlarının uyumlu olması nedeniyle inkâra yönelik savunmalarına itibar edilmeyeceğine dikkat çekildi.
İddianamede, burun ameliyatı için doktora, doktorun sekreterine ve medikal firmaya elden ödeme yapan mağdurların ifadelerine de yer verildi.
“PARA GÖNDERMEDEN AMELİYAT OLAMAZSIN”
Mağdurlar ifadelerinde, “Doktor ameliyat malzemesi alımı için bizi firmaya yönlendirdi. Doktor sekreterinin bize verdiği cep telefonu numarasıyla firma ile iletişime geçtik. Bize verilen IBAN numarasına para gönderdik. Ameliyat için doktor ile anlaştıktan sonra hastane bahçesindeki ATM’den para çekip elden medikal firma çalışanına verdik. Doktora da elden ödeme yaptık. Burun estetiği ameliyatı için gün istediğimizde doktorun sekreteri bizden ameliyat için para ödemesi istedi. Parayı medikal firma çalışanına elden verdik. Estetik ameliyat için doktorun yanındayken medikal firma yetkilisi de yanımızdaydı. Pazarlık yaparak fiyatta indirimle anlaştık. Doktorun sekreteri bize, ‘Bana para göndermeden ameliyat olamazsınız, bilginiz olsun’ dedi. Parayı elden vermek zorunda kaldık” dedi.
H.G.B. isimli kadın hasta ise 3 kez burun ameliyatı olduğunu belirterek, “Üçünü de N.G. yaptı. Benden para isteyip medikal firma çalışanına yönlendirdi. İlk ameliyattan sonra burun deliklerim büyük olduğu için ikinci kez işlem gerektiğini söyleyip tekrar para istedi. Ben de hesaba gönderdim. Üçüncü ameliyatta da doktor para istedi, kendisine elden ödedim” ifadelerini kullandı.
BDDK YAZIŞMALARI VE BANKA DEKONTLARIYLA SABİT
Bazı hastaların, medikal firma çalışanının verdiği IBAN’a gönderdikleri paranın açıklama kısmına “Ameliyat ücreti-N.G.” yazdıkları, BDDK ile yapılan yazışmalar sonucu banka dekontlarıyla ortaya çıkarıldı.
Birçok hastanın ise doktor ile para pazarlığı yaptıktan sonra sekreter ve medikal firma çalışanlarına yönlendirildiği, paraların bir kısmının elden verildiği, bir kısmının ise firmanın IBAN hesabına gönderildiği mağdur ifadeleriyle belirlendi.
İRTİKÂP SUÇUNU ZİNCİRLEME BİÇİMDE İŞLEDİLER
İddianamede, ameliyat için gerekli olmadığı halde gerekliymiş gibi para talep eden Dr. N.G.’nin paranın bir kısmını sekreterine elden aldırdığı, bir kısmını da firma çalışanları aracılığıyla alarak zincirleme biçimde irtikâp suçunu işlediği ifade edildi.
Sekreter A.K.B.’nin de mağdur hastalarla irtibata geçip para talep ettiği ve bu paranın elden kendilerine teslim edilmemesi halinde ameliyatların yapılmayacağını söyleyerek irtikâp suçunun işlenmesini kolaylaştırdığı kaydedildi.
Firma sahibi M.K. ile firma çalışanı A.E.’nin de Dr. N.G.’nin yönlendirmesiyle mağdurlarla irtibat kurup para istedikleri için irtikâp suçuna yardım ettikleri belirtildi.
Dr. N.G.’nin SGK’nın ödemesi kapsamında olmayan bazı cerrahi işlemleri, tıbbi gereklilik olduğuna dair sağlık kurulu raporu bulunmadığı halde yaptığı; hastane veznesine ödenmesi gereken ücretlerin ödenmemesi nedeniyle kamu kurumunun zarara uğratıldığına dikkat çekildi.