Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından, açıklanan son enflasyon istatistiklerinin ardından ekonomi uzmanları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yılın geri kalan bölümünde faiz indirim sürecini yeniden devreye alabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.
TÜİK tarafından paylaşılan verilere göre, haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99 artarken, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,8 oranında yükseldi. Yıllık bazda enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 32,11, üretici fiyatlarında yüzde 28,09 seviyesinde gerçekleşti.
Açıklanan rakamlara göre TÜFE, geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 17,76; geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 32,11 artış gösterdi. Yİ-ÜFE tarafında ise 2025 yılı Aralık ayına göre yüzde 16,09, bir önceki yılın haziran ayına kıyasla yüzde 28,09 oranında yükseliş kaydedildi.
BÜRÜMÇEKÇİ: SINIRLI FAİZ İNDİRİM ALANI VAR
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin yaptığı analizde, küresel piyasalardaki belirsizliklerin hafiflemesi ve yerleşiklerin döviz talebinin kısıtlı kalması sebebiyle fonlama stratejilerinde yakın vadede değişiklik beklediğini ifade etti.
Haftalık repo ihalelerinin açılmayıp fonlamanın sadece gecelik borç verme kanalıyla yapıldığı mevcut düzenin değişebileceğine işaret eden Bürümcekçi, 23 Temmuz tarihinde toplanacak olan TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranı ve koridor genişliklerinin sabit tutulmasını beklediğini dile getirdi.
Bürümcekçi, "Toplantı sonrası fonlamanın haftalık repo ihaleleri kanalı ile yüzde 37'den sağlanması başlatılabilir. Yılın kalan döneminde TCMB’nin 200-300 baz puanlık oldukça sınırlı bir politika faizi indirim alanı olduğunu düşünüyoruz." dedi. İşlenmiş gıda grubunun gıda enflasyonunu yukarı yönlü ittiğini belirten uzman isim, yıl sonu TÜFE beklentilerine dair ise "Vadeli petrol fiyatlarının ima ettiği patikayı dikkate alarak belirlediğimiz yıl sonu TÜFE tahmin aralığını yüzde 28-30 olarak korurken, enflasyonun bu aralık alt sınırına yakın gerçekleşmesi olasılığının küresel gelişmeler nedeni ile arttığını düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Ayrıca kur rejiminin devamı ile kurdaki yükselişin enflasyonun altında kalacağı varsayımının piyasada korunduğunu vurgulayan Bürümcekçi, TCMB rezervlerinin bu noktada kritik bir takip unsuru olduğunu hatırlattı. "Milli gelir ve diğer öncü aktivite verilerinin yansıttığı üzere iç talebin dezenflasyonist katkısının ilk ve ikinci çeyrekte artıyor görünmesini olumlu bir gelişme olarak not ederken, başta petrol olmak üzere enerji ve diğer emtia fiyatlarında son dönemde gözlenen geri çekilmenin kalıcı olması durumunda maliyet kanalı üzerinden gözlenen enflasyon baskısı da azalacaktır." değerlendirmesini yaptı.
TCMB'NİN 23 TEMMUZ’DA REPO İHALELERİNE YENİDEN BAŞLAMASI BEKLENİYOR

Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise, açıklanan enflasyon verisinin yüzde 0,98 olan piyasa konsensüsüne paralel geldiğini aktardı. Manşet enflasyonun ötesinde çekirdek göstergelerdeki tırmanışa dikkat çeken Gözgör, "TÜFE (B) endeksi aylık yüzde 1,66 artışla yıllık yüzde 31,18’e, TÜFE (C) endeksi ise aylık yüzde 1,46 artışla yıllık yüzde 29,84’e geriledi." şeklinde konuştu.
Harcama grupları özelinde konutun aylık enflasyona 0,27 puan ile en yüksek katkıyı verdiğini vurgulayan Gözgör; yaz sezonunun etkisiyle lokanta ve konaklama grubunun 0,23 puan, mobilya ve ev bakımının ise 0,15 puanlık artış sağladığını belirtti. Gıda grubunun yatay kaldığını, ulaştırma ve giyim sektörlerinin ise veriyi aşağı çektiğini kaydetti.
Ortadoğu'daki jeopolitik tansiyonun düşmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla petrol fiyatlarında görülen gerilemenin enflasyon için olumlu olduğunu dile getiren Gözgör, buna karşın yaklaşan tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Ancak, Temmuz ayı başında otoyol ücretleri ile sağlık hizmetlerine yapılan fiyat ayarlamalarının kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini düşünüyoruz. Sağlık harcama fiyat düzenlemelerinin temmuz ayı enflasyonunu yaklaşık 0,32 baz puan artırmasını bekliyoruz."
TEMMUZDA FAİZ İNDİRİMİ BEKLENMİYOR, REPO İHALELERİ BAŞLAYABİLİR
PPK'nın bu ayki toplantısında politika faizinin yüzde 37 düzeyinde korunacağını öngören Gözgör, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bununla birlikte, 1 Mart'ta ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasının, likidite yönetiminin sadeleşmesi ve fonlama kompozisyonunun normalleşmesi açısından önemli bir adım olacağını değerlendiriyoruz. Faiz indirim sürecinin ise 10 Eylül PPK toplantısında 100 baz puanlık ilk indirimle yeniden başlayabileceğini öngörüyoruz. Bu doğrultuda yıl sonu TÜFE beklentimizi yüzde 28,8, yıl sonu politika faizi beklentimizi ise yüzde 34 seviyesinde korumaya devam ediyoruz."