CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 5 Haziran’da yapılan gizli oylama, uluslararası diplomasinin dengelerinde önemli bir değişimi beraberinde getirdi. 2027-2028 dönemi için BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen seçimde, Almanya beklenmedik bir yenilgi yaşadı. Genel Kurul’daki 193 üye ülkenin oy kullandığı seçimde, geçici üyelik için gerekli olan üçte iki çoğunluğu Portekiz 134, Avusturya ise 131 oyla sağladı. Almanya ise sadece 104 ülkenin desteğini alarak yarışın dışında kaldı.
Almanya, BM’nin en büyük mali katkı sağlayıcılarından biri olarak bugüne kadar yaklaşık her sekiz yılda bir yaptığı Güvenlik Konseyi geçici üyelik başvurularını başarıyla sonuçlandırıyordu. Bu nedenle son oylama, Almanya’nın uluslararası etkisi ve değişen küresel güç dengeleri açısından dikkat çekici bir işaret olarak yorumlandı.
Küresel Güney etkisi
Avrupa basınında çıkan değerlendirmeler ise yenilginin nedenleri konusunda farklı perspektifler ortaya koyuyor. İsviçre’nin Aargauer Zeitung gazetesi, temel nedenlerden birinin Almanya’nın Gazze savaşındaki tutumu olduğunu savundu. Gazeteye göre özellikle "Küresel Güney" olarak tanımlanan gelişmekte olan ülkeler, Berlin’in İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına yönelik eleştirilerini yetersiz ve temkinli buldu.
Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt da seçim sonucunu Berlin için daha geniş bir dış politika muhasebesi olarak değerlendirdi. Gazeteye göre Almanya’nın ekonomik büyüklüğünün ve BM’ye yaptığı yüksek mali katkıların otomatik olarak diplomatik etkiye dönüşmediği ortaya çıktı. Bu yenilgi, Almanya’nın dünyadaki gerçek siyasi ağırlığına ilişkin fazla iyimser değerlendirmeleri sorgulatan bir gelişme oldu.
Almanya’nın kaybı Avusturya’nın zaferi
Avusturya basını ise sonucu Almanya’nın kaybından ziyade Viyana’nın diplomatik başarısı olarak yorumladı. Salzburger Nachrichten, Avusturya’nın yaklaşık 15 yıl boyunca farklı hükümetler döneminde yürüttüğü kararlı diplomatik kampanyanın sonuç verdiğini belirtti. Viyana’nın özellikle küçük devletlere Güvenlik Konseyi’nde onların sesini duyuracağı mesajını verdiği ve bunun karşılık bulduğu ifade edildi.
Öte yandan Baltık ülkesi Letonya’nın Diena gazetesi oylamayı daha geniş bir jeopolitik dönüşümün parçası olarak değerlendirdi. Gazeteye göre sonuç, Batı merkezli uluslararası düzene yönelik memnuniyetsizliğin ve "Küresel Çoğunluk" olarak adlandırılan Batılı olmayan ülkelerin artan siyasi etkisinin yansıması niteliğinde.
Almanya’nın Güvenlik Konseyi seçimindeki başarısızlığı, bu nedenle yalnızca bir diplomatik yenilgi olarak görülmüyor. Oylama, uluslararası sistemde ekonomik güç ile siyasi etki arasındaki ilişkinin yeniden tanımlandığı, Küresel Güney’in oylarının küresel kurumlarda daha belirleyici hale geldiği yeni döneme dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.