İsviçre'de sağcı İsviçre Halk Partisinin (SVP) desteklediği "10 Milyonluk İsviçre'ye Hayır" önerisi için 14 Haziran'da yapılacak halk oylaması, ülke gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor.
Bu öneri etrafında tartışılan konut kiraları, yabancı iş gücü, nüfus yoğunluğu, kamu hizmetlerinden daha iyi yararlanma ve yaşam standartlarını güvence altına alma konusundaki tartışmalar daha da derinleşiyor.
İsviçreli seçmenler, bu tartışmaları dikkatlice takip ederken, tercih konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Öneriye ilişkin partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının kampanyaları sürerken, anketlerde oldukça "kutuplaştırıcı" olarak nitelenen oylamaya ilişkin lehte ve aleyhteki oranların neredeyse eşit veya bıçak sırtı olması dikkati çekiyor.
"BU GİRİŞİM, AB İLE İLİŞKİLERİ DE ZORLAYABİLİR"
İsviçre Yeşil Liberal Partisinden (GLP) yapılan açıklamada, bu girişime karşı olunduğu bildirildi.
İsviçre'nin konut, altyapı ve ulaşım alanlarında nüfus artışıyla bağlantılı zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Ancak bu sorunlar, katı bir nüfus sınırlamasıyla çözülemez. İsviçre, ekonomik, bilimsel ve sosyal olarak Avrupa ve daha geniş dünya ile yakından bağlantılıdır. Ülkemiz, nitelikli işçilerden, uluslararası değişimden ve açık ilişkilerden büyük ölçüde faydalanıyor. Genel kısıtlamalar yerine altyapıya daha fazla yatırım, konut inşaatı için daha hızlı onay prosedürleri, daha iyi mekansal planlama, hedefli ve iyi yönetilen bir göç politikası gibi akıllı çözümlere ihtiyacımız var."
İsviçre Hür Demokrat Partiden (FDP) Federal Konsey Üyesi Laurent Wehrli de "Hızlı nüfus artışı, zorlukları beraberinde getirir ancak sert bir nüfus sınırı getirmek, bu girişimin savunucularının dile getirdiği sorunların hiçbirini çözmeyecektir. Bu öneri, İsviçre'nin rekabet gücüne, refahına ve güvenliğine ciddi zarar verecektir." dedi.
Anayasa'ya eklenmesi önerilen metin çok katı ve kısıtlayıcı olduğu, İsviçre'nin refahı ile güvenliğini tehlikeye atacağı için bu öneriyi desteklemediğinin altını çizen Wehrli, bu teklifin AB ile ilişkileri de etkileyeceğini savundu.
Wehrli, "(Öneriyle ilgili) Değişiklikler, demograflara göre 2035'te İsviçre nüfusu 9,5 milyona ulaştığında yürürlüğe girecek. Bu durum, İsviçre ile AB arasındaki birçok mevcut anlaşmanın sona ermesine yol açacak, İsviçre için ciddi ekonomik ve güvenlik sonuçları doğuracaktır. Örneğin, İsviçre, Avrupa'da güvenlik ve sınır yönetimi için en yaygın kullanılan sistem olan Schengen Bilgi Sistemi (SIS) gibi kritik kolluk kuvvetleri veri tabanlarına erişimini kaybedecek. Dolayısıyla İsviçre, daha az güvenli olacak ve nüfusu yalnızca düzensiz bir şekilde korunacaktır." diye konuştu.
"NÜFUSUN 9,5 MİLYONU AŞMASI HALİNDE YASAL ADIMLAR GEREKECEK"
Hem hükümet hem de parlamento, nüfus artışını sınırlamayı amaçlayan girişime karşı çıkmasına rağmen karşı öneri sunmadı.
SVP, "sürdürülebilirlik girişimi" olarak adlandırılan bu öneriyle, İsviçre'nin daimi ikamet eden nüfusunun 2050'den itibaren 10 milyonu aşmamasını veya düzensiz göçü önleyerek yalnızca doğumların ölümlerden fazla olması nedeniyle bu sayıya ulaşmasını sağlamayı hedefliyor.
Referandumda oylanacak öneriye göre, nüfusun 2050'den önce 9,5 milyonu aşması halinde Federal Konsey ve Parlamento, özellikle "iltica ve aile birleşimi alanında" bu sınıra uyulmasını sağlamak için önlemler almak zorunda kalacak.
Girişim metnine göre İsviçre, istisna veya koruma maddeleriyle ilgili olarak "nüfus artışını teşvik eden uluslararası anlaşmaları" yeniden müzakere etmek durumunda kalacak.
SVP'nin desteklediği referandum kampanyasını yürütenler, nüfusun aşırı şekilde artışının altyapıyı zorladığı, kira fiyatlarını artırdığını ve ulusal kimliği değiştirdiğini savunuyor.
Federal Konsey ve parlamentonun çoğunluğuna göre ise bu girişim, sorunları çözmenin aksine yeni problemlere neden olacak.
Girişimi destekleyenler, bu önerinin göçü kontrol altına almak ve sınırlamak için mantıklı olduğunu ileri sürüyor.
İsviçre'nin nüfusunun halihazırda 9,1 milyon civarında olduğu biliniyor.