Aslında her yaşanmışlığın bir basit, bir de komplike açıklaması vardır... Ve çoğu zaman basit netleştirir…
D Grubu: Makarayı biraz geriye saralım… İlk bakışta, Dünya Kupası grubumuz oldukça rahatça çıkabileceğimiz bir halde görünüyordu: (ABD Paraguay-Avustralya) Hatta gidiş yolumuzun planlarını yapmaya; grup sonrası olası rakiplerimizi konuşmaya bile başlamıştık. Zaten turnuvanın yeni formatıyla, üç puanla dahi gruptan çıkmak mümkündü. Açıkçası bu durum kolay bir görev gibiydi. Üstelik kağıt üzerinde en zayıf rakip Avustralya ile başlıyorduk. Fark etmedik ama problem tam da burada şekillendi.
Avustralya: Henüz ilk maçta hiç beklenmeyen bir mağlubiyet alınca; hem dengemiz sarsıldı hem de psikolojimiz. Kızmıştık belki ama, maç öncesi konuşan Avustralyalı futbolcunun dediğinde haklılık payı vardı: Her ne kadar yıldız ve kaliteli oyunculardan oluşan bir futbolcu grubumuz olsa da, hepsi ilk kez Dünya Kupası deneyimi yaşıyordu. Bu yenilgi ve ardından gelen yankılar; hem matematiği bozdu hem de mental gücü sarstı.
Paraguay: Üstüne üst lük atlanan bir başlık daha vardı. İkinci maçtaki rakibimiz Paraguay; ilk maçında ABD karşısında farklı kaybedince, bizim karşılaşmamıza olan kon santrasyonu ve hazırlık seviyeleri üst seviyeye çıkmıştı. Bir şeyler kanıtlamak istiyorlardı. Tüm bu sürece, maçın hemen başında yediğimiz gol eklenince; adeta kusursuz fırtına patlak verdi. Yine de ilk yarının son anla rında rakibin on kişi kalması, bize bir umut ışığı doğurdu. Ancak eriyen dakikalarda aşılamayan duvarlar; endişe seviyemizi artırdı, keskinliğimizi düşürdü. Tüm uğraşa rağmen gol gelmeyince de uzun zaman beklediğimiz ‘Dünya Kupası’ çok çabuk elimizden kayıp gitmiş oldu…
Detaylar: Elbette komplike tarafta detaylar ekstra konuşulabilir. Dokuz numara eksiği, savunma problemleri, iki maç arasındaki beş günlük sürenin pozitif etki etmemesi. Oyun hızı, alternatif üretememe sorunları; yüksek pas az aksiyon gibi başlıklar eklenebilir... Bunların hepsi tartışılabilir… Ancak şarkıda da dediği gibi: düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşıyor… Şu an bizim gerçeğimiz ‘ABD maçı ile kupaya veda edeceğimiz’. Büyülü bir masal yazmayı beklediğimiz 2026 Dünya Kupası; hayallerimizle buluşmayan, kısa bir hikaye olarak yazılacak tarihe.