Ana içeriğe geç

Cevdet Yılmaz: Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aştı, Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2002'de 21. sırada olan Türkiye ekonomisinin şimdi 11 sırada olduğunu söyleyerek "Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor." dedi.

Cevdet Yılmaz: Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aştı, Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu!
Halk TV
16

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AKP Samsun İl Başkanlığı tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda organize edilen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması" programında açıklamalarda bulundu.

Yılmaz, küresel ve yerel ekonomik sistemdeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

"CUMHUR İTTİFAKI'NIN OLMADIĞI 2002'DE 23. SIRADA"

Cevdet Yılmaz: Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aştı, Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu! - Resim : 1

AA'da yer alan habere göre Yılmaz son 23 yıllık zaman zarfında dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 oranında büyürken, Türkiye'nin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydettiğini söyledi.

Yılmaz, son 6 yılda dünyanın iki katı büyümüş, kapasitesini geliştirmiş bir Türkiye olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Özellikle sanayi alanında Avrupa'da bazı ülkeler hala pandemi öncesi kapasiteye gelebilmiş, üretime ulaşabilmiş değil. Bizdeyse yüzde 30 kapasite ve üretim artışı söz konusu. İşte bunu kalıcı, sürdürülebilir kılmamız ve verimli şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor. Yine büyümemiz devam ediyor, ticaretimiz artmaya devam ediyor. Son 23 yılda dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, biz ortalama yıllık 5,3 oranında büyümüşüz. AK Parti'nin, Cumhur İttifakı'nın olmadığı dönem 2002 yılına gittiğimiz zaman, Türkiye dünyanın 21'inci büyük ekonomisiymiş. Nominal dolar bazında bugün 16'ncı büyük ekonomisi konumunda, satın alma gücü paritesi diyoruz. Bu, bizim yaptığımız bir hesap değil. OECD, Dünya Bankası, IMF gibi kurumlar hesapları yapıyorlar. Bu hesaplara göre geçen yıl itibarıyla dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücüne göre. Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor."

Türkiye'nin yeni bir hamleye, yeni bir sıçramaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Yılmaz şunları kaydetti:

"Son 23 yılda alt orta gelirden üst gelire doğru geldi Türkiye. Belirli bir yere geldi. Altyapı kim ne derse desin, yollarıyla, altyapısıyla, sağlığıyla, eğitimiyle, üniversiteleriyle, AR-GE'siyle, demokrasisini vesayetçi bir sistemden normal demokrasiye dönüştürerek, hukuk kurallarını geliştirerek, çevresel standartlarını, tüketici standartlarını geliştirerek bir yere geldi. Şehirleşmemiz belli bir yere geldi ancak yetmez, yeni bir hamle yapmamız gerekiyor. Çok daha üst lige ülkemizi taşımamız gerekiyor. Tarihimize yakışan da budur. Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değil. Bu ülke sıradan bir ülke değil. Çok farklı tarihten gelen bir ülkeden bahsediyoruz. Çok farklı sorumlulukları olan bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla bize yakışan en üstte olmaktır. Bu da kolay bir iş değil elbette. Hep birlikte büyük emek sarf ederek, çaba sarf ederek bunu başarmak durumundayız."

RİSK VE BELİRSİZLİKLER TIRMANIYOR

Dünya genelinde ekonomik büyüme oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğine işaret eden Yılmaz, küresel ticaretin durumunun daha da olumsuz olduğunu beyan etti. Geçmiş dönemlerde kurallara dayalı, liberal küresel bir ekonomik yapının mevcut olduğunu söyleyen Yılmaz, o süreçte ticaretin büyüme oranlarının üzerinde bir gelişim gösterdiğini, günümüzde ise korumacılık duvarları ve güç mücadelesinin öne çıktığını belirtti.

İmalat sanayisi kapasitesinin büyük ölçüde Asya'ya kaydığını ve Çin'in tek başına küresel üretim kapasitesinin yüzde 30'unu elinde tuttuğunu aktaran Yılmaz, Batı dünyasında ise sanayisizleşme sürecinin yaşandığını savundu.

Uluslararası sistemde yapısal bir değişim ve dönüşüm sürecinin işlediğini ifade eden Yılmaz, güç mücadelesinin merkeze yerleştiğini, uluslararası kurum ve kuralların etkisini yitirdiğini ve "güçlüysem istediğimi yaparım" yaklaşımının hakim olduğunu dile getirdi. Yaşanan bu durumun iktisadi belirsizlikleri ve riskleri tırmandırdığını sözlerine ekledi.

ENERJİ VE GÜBREDE BÜTÇEDEN FEDAKARLIK YAPILDI

Teknolojik altyapıda yapay zeka, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı yeni bir dönemin başladığını söyleyen Yılmaz, Türkiye ekonomisinin kümülatif performansına dair kıyaslamalar sundu. Pandemi öncesi ve sonrasını kapsayan 6 yıllık süreçte dünya ekonomisinin kümülatif olarak yüzde 18,8 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde yüzde 34,8 oranında bir artış kaydettiğini açıkladı.

Bölgesel bazda yaşanan savaşların küresel ölçekte lojistik, finansman, petrol, enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çektiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin bu süreçteki ekonomik etkileri sınırlandırmak adına adımlar attığını ifade etti. Savaşın iç piyasaya ve tüketicilere yansımalarını hafifletmek amacıyla Eşel Mobil sisteminin devreye alındığını, bütçe kanalıyla bu maliyetin üstlenildiğini ve böylece enflasyonist baskı ile büyüme üzerindeki olumsuz etkilerin sınırlandırıldığını dile getirdi. Tarımsal girdilerden gübrede de benzer şekilde ihracat yasağı ve ithalat serbestisi gibi önlemlerin uygulandığını aktaran Yılmaz, son 20 yılda arz sisteminin çeşitlendirilmesi sayesinde Türkiye'de enerji ve gübre tedarikinde bir kesinti yaşanmadığını vurguladı.

TERÖRÜN EKONOMİK MALİYETİ EN AZ 2 TRİLYON DOLAR

Güvenlik ve huzur ortamının iktisadi kalkınmanın ve demokrasinin temel şartı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, terör eylemlerinin doğrudan ve alternatif maliyetlerinin toplamda en az 2 trilyon dolar düzeyinde bir ekonomik kayba yol açtığını ifade etti. Yatırım, turizm, hayvancılık ve ticaretin gelişmesi için istikrar ortamının korunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Katılım sağlanan organizasyonda; Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, AKP Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ve MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Yılmaz, programın ardından Mustafa Demir Kütüphanesi inşaat sahasında incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler