Ana içeriğe geç

Rus işgali altındaki Kırım’da kadınlara yönelik baskı her geçen gün artıyor: "Her sabah 'Bugün sıra kimde?' diye uyanıyoruz"

Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da “terör örgütüne katılma” suçlamasıyla tutuklanan öğretmen adayı Nasiba Saidova’nın annesi Dinara İyupova, kızının zorunlu psikiyatrik incelemeye götürüldüğünü, sağlıksız koşullarda tutulduğunu ve ağır suçlardan yargılanan mahkûmlarla aynı hücreye konulduğunu söyledi. Saidova’nın tutukluluğu 14 Eylül 2026’ya kadar uzatıldı.

Rus işgali altındaki Kırım’da kadınlara yönelik baskı her geçen gün artıyor: "Her sabah 'Bugün sıra kimde?' diye uyanıyoruz"
Karar
16

Rusya’nın işgali altındaki Kırım’da tutuklu bulunan 19 yaşındaki Kırım Tatarı öğretmen adayı Nasiba Saidova’nın annesi Dinara İyupova, kızının gözaltına alınmasından bu yana yaşadıklarını anlattı.

Kırım Haber Ajansına konuşan İyupova, yarımadada yaşayan Kırım Tatarlarının güne yeni bir ev baskını haberiyle karşılaşma korkusuyla başladığını söyledi:

“Sabah namazına kalktığımızda ellerimiz titreyerek ilk iş telefonlarımızı ve mesaj gruplarını kontrol ediyoruz. ‘Bugün kimin evi basıldı, hangi komşumuz gözaltına alındı?’ diye bakıyoruz.”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de Ekim 2025’te dört Kırım Tatarı kadının, Rusya’da terör örgütü kabul edilen ancak Ukrayna’da yasaklı olmayan Hizb ut-Tahrir’e üyelikle suçlandığını kayda geçirdi. BM raporunda olay, Kırım Tatarı kadınlara bu kapsamda yöneltilen bilinen ilk toplu suçlama olarak yer aldı.

18 YAŞINDA TUTUKLANDI, CEZAEVİNDE 19’UNA GİRDİ

Nasiba Saidova, Rus güvenlik güçlerinin 15 Ekim 2025’te Bahçesaray bölgesindeki Kholmivka köyünde düzenlediği ev baskınının ardından gözaltına alındı. O tarihte 18 yaşında olan Saidova, tutuklandıktan günler sonra cezaevinde 19 yaşına girdi.

Pedagoji kolejinin son sınıfında okuyan Saidova, aynı zamanda bir anaokulunun kreş grubunda eğitimci olarak çalışıyordu. Ukrayna Cumhurbaşkanlığının Kırım Temsilciliği, baskının gerçekleştirildiği gün Saidova’nın evinin arandığını ve FSB’nin Simferopol’deki merkezine götürüldüğünü açıkladı.

Saidova’nın annesi, sekiz çocuklu ailenin dördüncü çocuğu olan kızının ilkokul öğretmeni olmayı amaçladığını ve okulunu yüksek dereceyle bitirmeye hazırlandığını anlattı.

Saidova’nın Şubat 2025’te evlendiği ve yaklaşık sekiz ay sonra tutuklandığı belirtiliyor. Bu nedenle bazı haberlerde geçen “birkaç haftalık evliyken tutuklandı” ifadesi kronolojiyle örtüşmüyor; annesinin anlatımındaki “birkaç hafta” bilgisi, Saidova’nın anaokulundaki çalışma süresine ilişkin.

AİLE “YASAKLI KİTAPLAR YERLEŞTİRİLDİ” DİYOR

Rus makamları Saidova’yı, Rusya Ceza Kanunu’nun “terör örgütünün faaliyetlerine katılma” suçunu düzenleyen 205.5’inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında suçluyor.

Aile ise suçlamaları reddediyor. Saidova’nın kayınpederi Seit Saidov, arama sırasında aile üyelerinin mutfağa toplandığını ve güvenlik görevlilerinin diğer odalarda yalnız kaldığını belirtti. Daha sonra iki yasaklı kitabın iç çamaşırlarının arasında bulunduğunu söyleyen aile, kitapların görevliler tarafından yerleştirildiğini savunuyor. Bu iddia bağımsız olarak doğrulanmış değil.

Rusya, Hizb ut-Tahrir’i 2003’ten bu yana terör örgütü olarak kabul ediyor. Örgüt Ukrayna’da ise yasaklı değil. BM İnsan Hakları Ofisi, Rus makamlarının Kırım’daki kişilere Rus ceza mevzuatını uygulamasını işgal altındaki bölgelerdeki din ve vicdan özgürlüğü ihlalleri bağlamında değerlendiriyor.

ZORUNLU PSİKİYATRİK İNCELEMEYE GÖTÜRÜLDÜ

Tutuklamadan yaklaşık bir hafta sonra Saidova ve aynı dosyadaki diğer kadınlar, adli psikiyatrik inceleme gerekçesiyle bir psikiyatri hastanesine götürüldü.

Anne İyupova, bu uygulamanın kızı üzerinde baskı kurmak amacı taşıdığını savunarak, hastanede tecrit edildiğini ve namaz kılmasının engellendiğini ileri sürdü. Saidova’nın psikiyatri hastanesine sevk edildiği insan hakları kuruluşlarınca da doğrulanırken, annenin kötü muameleye ilişkin ayrıntılı iddialarına Rus makamlarından kamuoyuna yansıyan bir yanıt gelmedi.

“KIZIMI KATİLLERLE AYNI HÜCREYE KOYDULAR”

İyupova, Saidova’nın Simferopol 1 Nolu Tutukevi’nde sık sık farklı hücrelere nakledildiğini söyledi. Kızının, eşlerine karşı öldürme veya yaralama suçlarından yargılanan kadınlarla aynı yerde tutulduğunu ileri süren anne şöyle konuştu:

“19 yaşındaki kızımı, kocalarının canına kastetmiş kadınlarla, ağır suçlardan yargılananlarla ve katillerle aynı hücreye koydular.”

Bu bilgi annenin anlatımına dayanıyor ve tutukevi yönetimi tarafından doğrulanmış değil.

RUTUBETLİ HÜCREDE BAYILDI

Kırım Dayanışması, Saidova’nın ilk tutuklandığı dönemde sıcak suyu bulunmayan, rutubetli ve ısıtılmayan bir hücrede tutulduğunu bildirdi. Saidova’nın yatağının ve duvarların nemli olduğu, erkek görevlilerin denetimi sırasında başörtüsünü çıkarmaya zorlandığı da ailesi tarafından aktarıldı.

Saidova, Ocak 2026’da tutukevinde bilincini kaybetti. Kırım Dayanışması, genç kadına sağlık görevlisi çağrıldığını ve olayın ardından başka bir hücreye nakledildiğini duyurdu.

Annesi, kızında ağır alerji bulunduğunu ve rutubetin sağlık sorunlarını artırdığını belirtti:

“Yatağa uzandığında burnunun önündeki duvardan küflü sular aktığını, nefes alamadığını söylüyor.”

TUTUKLULUĞU EYLÜLE KADAR UZATILDI

Rusya’nın denetimindeki Kievskiy Bölge Mahkemesi, Saidova ile aynı dosyada yargılanan Esma Nimetullayeva, Elviza Aliyeva ve Fevziye Osmanova’nın tutukluluğunu 14 Eylül 2026’ya kadar uzattı.

Savunma avukatları ev hapsi talep ederken savcılık, kadınların kaçabileceğini veya tanıkları etkileyebileceğini savundu. Duruşma kapalı gerçekleştirildi ve ailelerin sanıklarla görüşmesine izin verilmedi.

Ukrayna Cumhurbaşkanlığının Kırım Temsilciliği, kadınların 20 yıla kadar hapis cezası riskiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirdi. Ukrayna makamları Saidova’yı siyasi tutuklular listesine dahil ederken, Birleşmiş Milletler Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilen Ukrayna toprağı olduğu yönündeki tutumunu sürdürüyor.

AİLEDEN 6 BİN 500 İMZALI BAŞVURU

Dört kadının aileleri, serbest bırakılmaları talebiyle Rusya İnsan Hakları Yetkilisi Tatyana Moskalkova’ya başvurmak üzere Moskova’ya gitti. Ailelerin bulunduğu heyetin yol boyunca beş kez durdurulduğu ve kimlik kontrolüne tabi tutulduğu bildirildi.

Heyet, Kırım’ın farklı bölgelerinden toplanan yaklaşık 6 bin 500 imzayı Rusya Ombudsmanlığına ve Başsavcılığına sundu. Ailelerin başvuruları sonucunda kadınların durumunda bir değişiklik olmadı.

İyupova, bütün baskılara rağmen Kırım’dan ayrılmayacaklarını belirterek, “Yarın kimin kapısının kırılacağını kimse bilmiyor. Ancak kendi toprağımızı bırakıp kaçmayacağız” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler