Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonluklarıyla göğsümüzü kabartan, Türk güreşinin dünyadaki sarsılmaz markaları Taha Akgül ile Rıza Kayaalp, bu kez minderde değil, dev bir prodüksiyonun setinde güç gösterisi yaptı.
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve efsane milli güreşçi Rıza Kayaalp, TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşan ve başrolünde Serkan Çayoğlu'nun yer aldığı Mehmed Fetihler Sultanı dizisinin 83. bölüm sezon finalinde konuk oyuncu olarak kamera karşısına geçti.
Çekmeköy'deki dev TRT platolarında gerçekleştirilen çekimlerde tarihi kostümleri sırtına geçiren ikili, benzersiz bir oyunculuk deneyimi yaşarken sergiledikleri fiziksel performansla da sete damga vurdu.
Aksiyon sahnelerinde güreşçilerin saf gücünü ekrana yansıtmak isteyen şampiyonlar, çekimler sırasında hiç hesapta olmayan, adeta tarihe geçecek bir ana imza attı. Senaryo gereği sadece açılması veya kırılması planlanan, ağırlığı yaklaşık 1 tonu bulan dev kale kapısına omuz atan ikili, doğaçlama bir şekilde kapıyı adeta yerinden söktü.
Kapının devasa menteşeleriyle birlikte yerinden çıkıp tamamen parçalanması, setteki yüzlerce kişilik ekipte büyük bir heyecan ve şaşkınlık yarattı. Yaşanan bu beklenmedik ve etkileyici gelişme üzerine dizinin yönetmeni Ahmet Yılmaz, sahneyi kesmek yerine hayranlıkla izledi ve çekim planını tamamen güncelleyerek sahneyi yeniden kurguladı.
Yapımcı Eyüp Gökhan Özekin de kapının ağırlığına dikkat çekerek bu kapıyı kırmanın ve o ağırlığın altından zarar görmeden çıkmanın her babayiğidin harcı olmadığını vurguladı. Yönetmen Yılmaz, Türk televizyon tarihinde hiçbir tarihi dizide görülmemiş, ecdada yakışır muazzam bir fethetme sahnesinin ortaya çıktığını belirtti.
TAHA AKGÜL: GÜREŞ BİZİM İÇİN BİR SAVAŞ SANATIDIR
Bu önemli yapımın bir parçası olmanın kendileri adına çok özel ve gurur verici bir deneyim olduğunu ifade eden Taha Akgül, set ortamındaki muazzam emeğe ve yoğun çalışmaya dikkat çekti. Sette yaklaşık 450 veya 500 kişilik dev bir ekibin sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Akgül, TRT platolarında kurulan atmosferin insanı adeta tarihin derinliklerine götürdüğünü söyledi.
Kostümlerden dekorlara kadar her şeyin o dönemi birebir yaşattığını dile getiren milli sporcu, ata sporumuzun tarihsel bağlarına da atıfta bulundu. Güreşin, Osmanlı ve Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan hem bir spor hem de bir savaş sanatı olduğunu belirten Akgül, bu yüzden bu tarihi dizide yer almanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Dönemin savaş kültürünü, güreşin asil gücünü ve estetiğini ekrana yansıtmak için gayret ettiklerini ekledi.
RIZA KAYAALP: SADECE BİR ROL DEĞİL UNUTULMAZ BİR HATIRA
Dizide rol almanın kendisi için tarif edilemez bir mutluluk olduğunu ifade eden Rıza Kayaalp ise uzun yıllardır ilk bölümünden beri severek takip ettiği bir yapımın içinde yer almanın heyecanını yaşadı. Böyle devasa bir prodüksiyonun içinde, üstelik dizinin kaderini belirleyen 83. bölüm sezon finalinde bulunmanın çok anlamlı olduğunu belirten Kayaalp, yaşadıkları o meşhur kapı kırma anını büyük bir gülümsemeyle anlattı.
Kendilerinden sadece kapıyı kırmalarının istendiğini ancak açıkçası bu sahneyi kendi güçleriyle biraz daha ileriye taşıdıklarını ifade eden efsane güreşçi, kapıyı normal şartlarda sökmek planda yokken kendi güçlerinin fazlalığı sebebiyle kapının menteşeleriyle birlikte tamamen çıktığını aktardı. Kayaalp, o anın hem set ekibi hem de kendileri için inanılmaz derecede heyecanlı ve aksiyon dolu olduğunu, böylece güreşçilerin gerçek gücünü sahneye tam anlamıyla yansıttıklarını belirtti. Bunun kendisi için sadece sıradan bir rol olmadığını, hayatı boyunca unutamayacağı muhteşem bir deneyim ve hatıra olarak kalacağını sözlerine ekledi.