Ana içeriğe geç

Barınmak için çalışıyor, borç ödemek için yaşıyoruz: Ekonomik kriz vatandaşı bezdirdi

Türkiye'de 25 yıldır çözülemeyen yüksek enflasyon, kötü ekonomi yönetimi hayat pahalılığını tetiklerken artan kiralar karşısında eriyen asgari ücret vatandaşı köşeye sıkıştırdı.

Barınmak için çalışıyor, borç ödemek için yaşıyoruz: Ekonomik kriz vatandaşı bezdirdi
Yeniçağ
16

Artan kiralar karşısında asgari ücretli, emekli ve öğrenciler gelirinin büyük kısmını konut giderlerine ayırıyor. Ülkede ortalama kiralar 20-25 bin lira arasında değişirken metropollerde en az 35-40 bin lira seviyesine kadar çıkıyor. Temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalan vatandaşlar “Bıçak kemiğe dayandı” diyor.

Birgün'ün haberine göre, milyonlarca yurttaş için barınmak her geçen gün daha büyük bir mücadeleye dönüştü. Temmuz ayında ek ara zammı talep eden dar gelirlinin en büyük harcamasını kiralar oluştururken, emeklilerin, asgari ücret alan milyonların ve öğrencilerin barınma hakkına erişimi giderek imkansızlaştı. “Zammın geleceği ayı korkuyla bekliyoruz” diyen çalışan gençler, “Emeklileri bu şehirde barındırmayacaklar” tepkisini gösteren emekliler ve “Yemekten kısıyoruz” diyen öğrenciler aynı soruna dikkat çekti: “Barınma hakkı her geçen gün daha da erişilmez hale geliyor.”

KONUT VE KİRA HARCAMALARI ZİRVEDE

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, ülkede konut kiraları son 10 yılda 14 kat arttı. Türkiye, son on yılda kira fiyatlarının en hızlı arttığı OECD ülkesi oldu. TÜİK’e göre İstanbul’da konut ve kira harcamaları hane bütçesinin yaklaşık yüzde 28,6’sını oluşturarak en büyük gider kalemini oluşturdu. Yaklaşık 800 bin üniversite öğrencisinin bulunduğu İstanbul’da öğrencilerin yalnızca yaklaşık yüzde 30’unun barınma ihtiyacını karşılayabiliyor. Yükselen kiralar nedeniyle birçok yaşlı ya çocuklarının yanına ya da daha küçük, niteliksiz veya kent merkezlerinden uzak konutlara taşınmak zorunda kalıyor.

GELİRDEN FAZLA KİRA ÖDÜYORUZ

Herkes İçin Barınma Platformu’ndan Çağla Aydın, “Türkiye’de bugün barınma krizinin temel kaynağı konuta bir rant aracı olarak bakılması. Ev niye var? Orada yaşayabilelim diye var” diye tepki göstererek “Bir sürü konut hem yurt içinde hem yurt dışında zenginler tarafından satın alınıyor, buraları kiraya bile vermekle uğraşmıyorlar. Bir sürü boş konut var. Gelirimizden çok daha fazla kira ödüyoruz. İstanbul’da insanların gelirinin ortalama yüzde 30’u kiraya gidiyor. Herkes oturduğu eve sahip olmalı, herkesin başını sokacağı bir evi olmalı ama iki ya da daha fazla evi olanlar için vergi uygulamaları değerlendirilmeli ve bir fonla kiracılar desteklenmeli” diye ifade etti.

ASGARİ ÜCRETLİ BASKI ALTINDA

Toplumda geçinemeyen en büyük üç grupla asgari ücretliler, emekliler ve öğrencilerle konuştuk. Asgari ücret komşuluğunda birleşmiş milyonlarca insandan birisi olan Elis İyibilenler “İstanbul’a öğrenci olarak geldim. KYK yurdu çıkmadı. Okul masraflarım, ev kirası ve diğer harcamalar için çalışmaya başladım. Okuduğum bölümle bağlantılı olarak eğlence mekânlarında sahne-ses teknisyenliği yapmaya başladım. Ama bir yerden sonra saatlerimin yoğun olması nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldım. Depremde yıkılma riski olan eski bir 2+1 dairede üç arkadaş yaşıyoruz. 28 bin 500 TL kira veriyoruz” dedi. İyibilenler, şöyle devam etti:

“Bizim sektörde iş bulmak zor. İş bulunduğu zaman da 4 ila 5 gün çalışıp asgari ücretin bir tık üstünü kazanıyoruz. Masrafları ucu ucuna denkleştiriyoruz. Birikim yapmak, kenara bir şey koymak zaten mümkün değilken bir gün fazladan dışarı çıkmak, konsere gitmek mümkün değil. Barınabilmek için çalışıyoruz. Çalışan bir genç olarak kira zammı ayı geldiğinde ev sahibinin nasıl bir tavır takınacağından emin olamadığımız için yoğun baskı altında hissediyoruz. Bugün 28 bin verirken ev sahibi yarın 38 bine çıkartabilir. Zammın geleceği ayı korkuyla bekliyoruz.”

EMEKLİYE EV YOK

Kira masrafı için çalışmaya devam eden 66 yaşındaki emekli Şafak Şentürk ise “İlkokuldayken Göztepe’den Selimiye’ye taşındım. Ömrüm burada geçti diyebilirim. Şimdi semtimden kopmak durumundayım. Sultanhamam’da yıllarca tekstil işçiliği yaptım. Emekli maaşım 20 bin lira. Kiralar yüzünden birkaç sene içinde mutlaka ayrılmam gerekecek. 9 sene önce bin 100 liraya tuttuğum ev şu anda 20 bin lira ve bu ay zamlı vereceğiz. Ev sahibi zamlı halini de kabul etmiyor. Dava açacak” diye konuştu. “Bu sömürü yıllardır devam ediyor” diyen Şentürk “Emekliler olarak bu şehirde yaşamamıza izin vermeyecekler. Yasalar yoksuldan, garibandan yana olmadığı için ev sahipleri tahliye davası açabiliyor. Çevremdeki emeklilerin hepsi çalışıyor. Sorun tamamen siyasi bakış açısıyla ilgili. Kapitalist sistem emeklileri yok etmek istiyor. Sorun tamamen sistemin emeklinin, çalışanın, öğrencinin, gencin üzerine gelmesi” diye konuştu.

OKULA GİDEMİYORUZ

Boğaziçi Üniversitesi 4. sınıf öğrencisi Ebrar Özdemir şöyle konuştu: “Oturduğumuz daireyi 3 kişi paylaşıyoruz, kiramız 54 bin lira. Kira zammı için ev sahibinin inisiyatifine kalıyoruz. Çünkü enflasyona göre arttığında her sene kira bir buçuk katına çıkıyor. Barınma hariç diğer ihtiyaçlarımızı karşılayabildiğimiz makas da gitgide daralıyor. Öğrenciler olarak eğlenceden, kültür-sanat aktivitelerinden, yemekten kısıyoruz. KYK bursuyla öğrenci, üç öğün yemekhanede yiyemiyor. Okulunu dondurup çalışmak değil; başka bir şehirde yaşamayı finanse edemediği için ailesinin yanına dönen, başarısını bir kenara koyup daha kötü koşullarda eğitim almak zorunda kalan arkadaşlarımız oluyor. Ay sonunu getiremediğim için evden çıkmayacağım deyip derse gitmediğimi... Çünkü eğer bütün gün okulda kalırsam yemek yemek için para harcamam gerekecek, otobüse binmem gerekecek belki ve param yok hiç cebimde.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler