Ana içeriğe geç

İran füzelerini nasıl korudu: Yanıt granit dağlarda saklı

ABD ve İsrail’in 40 gün süren yoğun hava saldırıları İran’ın dağların altına inşa ettiği yeraltı füze ağını tamamen ortadan kaldıramadı. Batılı değerlendirmeler, Tahran’ın füze kapasitesinin önemli bir bölümünü koruduğunu gösterirken İran yönetimi, savaşın kendilerine diplomasiden çok askeri gücün caydırıcılığına dair yeni dersler verdiğini itiraf ediyor.

İran füzelerini nasıl korudu: Yanıt granit dağlarda saklı
CGTN Türk
16

CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı hava saldırılarının ardından ortaya çıkan en önemli sorulardan biri, Tahran’ın yıllardır dağların derinliklerine inşa ettiği yeraltı füze ağının ne ölçüde ayakta kaldığı oldu. Washington ve Tel Aviv, İran’ın füze kapasitesine ağır zarar verdiklerini açıklarken, Tahran ise en önemli caydırıcılık unsurlarından birini koruduğu görüşünde.

Financial Times’ın haberine göre, ABD ve İsrail uçakları yaklaşık 40 gün boyunca İran’ın merkezi kesimindeki Yezd kenti yakınlarında bulunan granit dağları hedef aldı. Saldırıların amacı, İran Devrim Muhafızları’nın “füze şehirleri” olarak bilinen ve yerin yüzlerce metre altında bulunduğu belirtilen yeraltı tesislerini etkisiz hale getirmekti. Buna karşın bölge sakinlerinin aktardığına göre, bombardıman sürerken İran aynı bölgelerden füze fırlatmaya devam etti ve ateşkese kadar karşı saldırı kapasitesini korudu.

Yüzde 70’i nasıl korumayı başardı?

Savaşın başında ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın füze endüstrisini “tamamen yok edeceklerini” ifade etmiş, İsrail de İran’daki birçok füze rampasının devre dışı bırakıldığını duyurmuştu. Amerikan basınına yansıyan istihbarat değerlendirmeleri, İran’ın hareketli füze fırlatma araçlarının ve savaş öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70’ini elinde tutmayı başardığını ortaya koydu.

Tahran’da görev yapan üst düzey bir Batılı diplomat da bu değerlendirmelerin kendi gözlemleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, “İran’ın cephaneliğinin ve kapasitesinin önemli bir bölümünü koruduğuna inanıyoruz. Bazı tünellerin girişleri bombalandı ancak yeniden kazılarak açılabildi” dedi.

Granit dağların 500 metre içinde

İranlı yetkililere yakın bir kaynak ise yaşananların ülkenin güvenlik anlayışını daha da sertleştirdiğini söyledi. Kaynağa göre İran yönetimi açısından çıkarılan temel sonuç, diplomatik güvencelerden çok askeri kapasitenin caydırıcılık sağlaması gerektiği yönünde oldu. Aynı kaynak, Yezd yakınlarındaki bazı yeraltı komplekslerinin granit dağların yaklaşık 500 metre içine uzandığını ve çatışmalar boyunca faaliyet göstermeye devam ettiğini savundu. Füze şehirlerinin girişleri vurulsa da bu alanların kısa süre içerisinde yeniden kullanıma açılabildiği belirtildi.

ABD’deki James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Araştırmaları Merkezi uzmanlarından Sam Lair’e göre, İran’ın füze şehirlerinin başarısı bakış açısına göre değişiyor. Lair, çatışmaların en yoğun döneminde İran’ın günlük füze atış sayısının ciddi şekilde azaldığını ve bunun ABD-İsrail baskı kampanyasının etkisini gösterdiğini söyledi. Ancak daha geniş bir zaman perspektifinden bakıldığında Lair, “Füze şehirleri İran’ın füze gücünün büyük bir bölümünü korumayı başardı” değerlendirmesinde bulundu. Ona göre bu strateji, İran’ın tüm kapasitesini tek bir çatışmada kullanmak yerine sonraki olası savaşlar için muhafaza etmesine dayanıyor.

Paris’teki Sciences Po Üniversitesi’nden Nicole Grajewski de savaş sırasında İran’ın en dikkat çekici başarısının hasar gören üsleri hızla yeniden işler hale getirmesi olduğunu söyledi. Grajewski, “Belirli bir üs sürekli vuruluyor, ardından İran aynı bölgeden yeniden füze fırlatıyordu. Savaş sırasında üslerin temizlenmesi ve en azından yeniden operasyonel hale getirilmesi oldukça etkileyiciydi” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler