Uluslararası Para Fonu (IMF), yükselen enerji fiyatları ve küresel jeopolitik risklerin etkisiyle ABD’de enflasyonun hedef seviyelere dönüş sürecinin uzayabileceğine dikkat çekti. IMF Sözcüsü Julie Kozack, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürdüğünü belirterek ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası adımlarını ihtiyatla atması gerektiğini söyledi.
Düzenlediği basın toplantısında küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kozack, ABD ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,6 büyüdüğünü hatırlatarak ekonomik aktivitenin daha ılımlı bir büyüme patikasına yöneldiğini ifade etti.
Ekonomide büyüme hızının yavaşlamasına rağmen güçlü bir ivmenin korunduğunu belirten Kozack, iş gücü piyasasında ise hem arz hem de talep tarafındaki gerilemenin etkisiyle istihdam artışının yavaşladığını kaydetti.
Kozack, yüksek gümrük vergilerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin kademeli şekilde hissedildiğini vurgulayarak, Orta Doğu’daki savaşın neden olduğu petrol fiyatlarındaki yükselişin de enflasyon baskısını artırdığını söyledi.
ABD’de enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşüne ilişkin beklentilerini güncellediklerini belirten Kozack, “Şu anda ABD’de enflasyonun yüzde 2 hedefine gecikmeli olarak 2027 sonu itibarıyla döneceğini öngörüyoruz.” dedi. IMF daha önce bu hedefe 2027 yılının ortalarında ulaşılacağını tahmin ediyordu.
Fed’in izleyeceği politikanın kritik önem taşıdığına işaret eden Kozack, “Enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler olduğunu görüyoruz ve bu durum Fed’in politika adımlarını ihtiyatla atması, gelen verilere göre titizlikle ayarlanması gerektiğini gösteriyor. Fed’in net bir iletişim kurması da önem taşımaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Küresel petrol stokları alarm veriyor
Petrol piyasalarındaki gelişmelere de değinen Kozack, Orta Doğu’da savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 35 yükseldiğini söyledi.
ABD ile İran arasındaki müzakerelerde sağlanan ilerlemeye rağmen fiyatların halen IMF’nin temel senaryosunun üzerinde seyrettiğini belirten Kozack, savaşın etkisiyle günlük yaklaşık 14 milyon varillik petrol üretiminin kesintiye uğradığını kaydetti.
Savaş öncesinde 8 milyar varilin üzerinde bulunan küresel stratejik ve ticari petrol stoklarının hızla azaldığını belirten Kozack, temmuz ayında stokların 7,5 milyar varile gerileyerek son 5 yılın en düşük seviyesine inmesinin beklendiğini aktardı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin jet yakıtı, rafine ürünler ve petrokimya ürünleri başta olmak üzere birçok alanda zincirleme etki yarattığını ifade eden Kozack, küresel enerji piyasasındaki baskının devam ettiğini söyledi.
“Hürmüz Boğazı’nın açılması en iyi çözüm”
Küresel enerji arzı açısından Hürmüz Boğazı’nın kritik önemde olduğunu vurgulayan Kozack, mevcut sorunların çözümünde en etkili adımın boğazın yeniden tam kapasiteyle kullanıma açılması olduğunu belirterek, “Bunun en iyi çözümü Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Petrol fiyatlarının gelecekteki seyrinin savaşın süresine ve Hürmüz Boğazı’nın ne zaman yeniden açılacağına bağlı olacağını kaydeden Kozack, IMF’nin projeksiyonlarını piyasalardaki vadeli işlem fiyatlamalarını dikkate alarak hazırladığını sözlerine ekledi.