Ana içeriğe geç

TTB 78. Büyük Kongresi başladı

TTB’nin 78. Büyük Kongresi bugün Ankara'da başladı. Kongrenin ilk gününde sağlıkta yaşanan sorunlar, sağlık sisteminin özelleştirilmesi ve hekimlerin hedef alınması tartışıldı.

TTB 78. Büyük Kongresi başladı
Evrensel
16

Ankara – Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) 78. Büyük Kongresi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Abdülkadir Noyan Konferans Salonu'nda kongre divanının seçimi, saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve kongre gündeminin görüşülmesiyle başladı.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan TTB Başkanı Alpay Azap, kongre süreci boyunca TTB'nin işleyişine ilişkin önemli başlıkların tartışılacağını belirterek, “Pazar günü yapılacak seçimle, önümüzdeki iki yıl boyunca görevi devralacak değerli arkadaşlarımızı birlikte belirleyeceğiz. Ama sadece bunu yapmayacağız. Cuma ve cumartesi boyunca nasıl bir dünyada yaşıyoruz, nasıl bir Türkiye'de yaşıyoruz, sağlık alanında neler oluyor, biz TTB olarak neler yapmaya çalışıyoruz, bunların hepsini birlikte konuşma fırsatı bulacağız. Birbirimizin görüşlerini, önerilerini, katkılarını ve eleştirilerini dinleyeceğiz” dedi. Azap, Büyük Kongre'yi daha iyiyi ve daha güzeli hep birlikte konuşup tartışarak bulmaya çalışacakları bir demokrasi şöleni olarak gördüklerini ifade etti.

Azap, açılış konuşmasının ardından sağlık alanındaki güncel sorunlar ve gelişmelere ilişkin bir sunum yaptı.

Özgür Özel’in mesajı okundu

Azap'ın konuşmasının ardından CHP Lideri Özgür Özel'in kongreye gönderdiği mesaj okundu. Özel mesajında, “TTB'nin sağlığın toplumsallaştırılması, hekim haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi ile ilgili verdiği çabanın yanı sıra insan hakları, demokrasi, adalet, özgürlük ve en temel hak olan yaşam hakkı için yürüttüğü mücadelenin her zaman destekçisi olduğumuzu bilmenizi isterim. Düşük çalışma ücretlerine mahkûm edilen hekimlerin ve sağlık emekçilerinin şiddetten uzak, bilimin ışığında mesleklerini yürütebilmeleri ve zorlu çalışma koşullarının iyileştirilmesi için sizlerle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“TTB de çok büyük bedeller ödedi”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TTB'nin yalnızca hekimlerin özlük hakları için mücadele eden bir meslek örgütü olmadığını, Türkiye'nin demokratik vicdanı olduğunu belirterek, “Barışın, insan haklarının yılmaz savunuculuğunu yapan çok önemli bir meslek örgütüdür. Tabii ki bu mücadele kendiliğinden buralara gelmedi. Bütün demokrasi mücadelesini ve barış mücadelesini yürüten siyasi parti ve kurumlarda olduğu gibi TTB de çok büyük bedeller ödedi, çok büyük emekler verdi” dedi.

Bakırhan, konuşmasında yaşamını yitiren hekimler ile Edirne Cezaevi'nde bulunan Selçuk Mızraklı başta olmak üzere cezaevlerinde bulunan hekimlere selam gönderdi.

“Bu ülkedeki yoksulluğun sorumlusu 25 yıldır yönetenler”

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ise NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları eleştirerek, “Pursaklar'da yoksulluk görünmesin diye önüne branda çeken bir iktidar var. Amerikan askerleri, katiller, dünyayı karanlığa boğan suç örgütlerinin temsilcileri gelecek diye bizim ülkemizde insanların ne halde yaşadığını görmesinler diye çaba sarf eden bir iktidar yönetiyor bu ülkeyi. Hiç düşünmüyorlar ki bu ülkeyi bu hale getiren kendileri. Bu ülkeyi 25 yıldır onlar yönetiyor ve o yoksulluğun sorumlusu da onlar. Yoksulluğu ortadan kaldırmak yerine, yoksulluğun üzerine perde örterek yönetmeye çalışan ve efendilerine karşı mahcup olmamak için uğraşan bir anlayış var. Oysa sizin görünmesinden utandığınız şey, bu ülke insanlarının gerçeği. Yetmiyor arkadaşlar; üstüne dün yüzlerce arkadaşımızı gözaltına aldılar. Tutuklamalara devam ediyorlar. Suç ne? 'Biz bu ülkenin bağımsızlığını istiyoruz' demek. Suç ne? 'NATO'yu istemiyoruz' demek suç. Suç ne? 'Katiller bu ülkeye gelmesin' demek suç. 'İnsanlar ölmesin' demek suç. İstedikleri ülke böyle bir ülke. İyi ki varsınız arkadaşlar. İyi ki bu ülkeyi onlar değil de sizler temsil ediyorsunuz. İyi ki bu ülkenin geleceğini onlar değil de sizlerle birlikte biz kuracağız. Sizlere çok güveniyoruz” dedi.

“Sorunları yaratan bu kapitalist sistem”

EMEK Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da sağlık sistemindeki sorunların sorumlusunun sağlık emekçileri olmadığını vurgulayarak, “Bugün sağlık sisteminde sorunlar yaratan bu sistem, bu düzen bütün sorumluluğu da, bütün yükü de hekimlere ve sağlık çalışanlarına yüklüyor. Sorunları yaratan bu kapitalist sistem, bu piyasacı, bu ticarileşmiş sistem; aynı zamanda bu sorunların yükünü de sağlık emekçilerinin ve hekimlerin omuzlarına yüklüyor. Bu açıdan sağlık sisteminin sorunlarını tartışırken aynı zamanda hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın sorunlarını konuşmak, tartışmak, çözüm yolları önermek ve bunun için mücadele etmek zorundayız” dedi.

Aslan, sağlık alanında yaşanan sorunların yıllardır sürdüğünü belirterek, “Yirmi dört yıldır iktidarda bulunan saray iktidarının en çok saldırdığı alanlardan bir tanesi de Türk Tabipleri Birliği olmuştur. Eğer hekimlere bilimsel sağlık hizmeti verebilecek koşulları bırakmamışsanız, sağlıkta şiddeti durdurmak yerine şiddeti özendiren bir anlayışla hareket ediyorsanız, hekimler görevini yapamıyor diyemezsiniz” ifadelerini kullandı.

Sağlık emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Aslan, “Hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın özlük hakları süratle düzeltilmeli, insanca yaşayabilecekleri bir ücret almaları sağlanmalı ve şiddetten uzak bir çalışma ortamı oluşturulmalıdır” dedi.

Aslan, sağlık alanındaki özelleştirme politikalarını da eleştirerek, “Şehir hastanelerinden pandemi dönemindeki uygulamalara kadar sağlık alanının piyasalaştırılması bu ülkeye çok ağır bedeller ödetti. Sadece sağlık alanında değil, her alanda uygulanan politikalarla milyonlarca işçinin, emekçinin, emeklinin hakları gasp edildi. Buna karşı mücadelede ortaklaşmak ve yan yana gelmek bugün en önemli görevlerimizden biridir. Türkiye'nin işçileri, emekçileri ve halkları olarak bugünkü saray düzenine ve onun etrafında kümelenen gerici güçlere karşı güçlerimizi her alanda birleştirmek durumundayız” dedi.

Saray iktidarı ve çevresindeki gerici güçlere ilişkin de konuşan Aslan, İŞID saldırılarını ve iktidarın o dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğu’nun Ankara Gar katliamı ardından anket sonuçlarına göre oylarının arttığını belirttikleri açıklamaları hatırlattı. Seyit Aslan’ın hatırlatmaları ardından Ahmet Davutoğlu sinirlenerek tepki gösterdi.

“Zihniyet problemiyle karşı karşıyayız”

Ardından kürsüye çıkan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise, “Bir zihniyet problemiyle karşı karşıyayız. Bu zihniyet problemini aşmadan sistem sorununu çözmek çok zor” dedi. Davutoğlu, Türkiye'de sağlık, eğitim ve adalet alanlarındaki sorunların ekonomik ve siyasi koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Düşünceyi tehdit gibi gören, yolsuzlukların yaygınlaşmasını ve toplumsal kaynakların sağlık, eğitim gibi alanlara değil de birtakım yolsuzluk alanlarına aktarılmasını doğal gören bir zihniyetle Türkiye’de ne eğitimi ne sağlığı ne de adaleti çözebiliriz” ifadelerini kullandı.

TTB'nin 78. Büyük Kongresi, diğer davetlilerin konuşmalarıyla devam etti. Kongre, yarın çalışma, mali ve denetleme raporlarının görüşülmesi ve mali raporun ibra edilmesiyle sürecek. 28 Haziran Pazar günü ise seçim yapılacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler