Ana içeriğe geç

İmralı Heyeti üyesi Sancar: Butlan kararına ilkesel olarak açık ve net şekilde karşı çıkıyoruz

İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Abdullah Öcalan ile görüşmelerine ve sürece ilişkin konuştu. Sancar, Öcalan'ın değerlendirmelerini aktarırken CHP Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına net şekilde karşı çıktıklarını belirtti.

İmralı Heyeti üyesi Sancar: Butlan kararına ilkesel olarak açık ve net şekilde karşı çıkıyoruz
Halk TV
16

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, İmralı'da gerçekleşen Abdullah Öcalan ile temaslarına dair açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansı'na konuşan Sancar, sürecin yavaşlama ve durgunluk içinde olmasına karşın raydan çıkmadığını ifade etti.

"MUTLAK BUTLAN HUKUKSUZ BİR MÜDAHALEDİR"

PKK'nın fesih açıklaması ve yasa beklentilerine dair Öcalan'ın 'çerçeve yasanın' Meclis'in tatile girmeden belirlenmesini istediğini söyleyen Sancar, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultay'ına mahkemenin mutlak butlan kararını da değerlendirdi. Sancar, "Öncelikle bu 'mutlak butlan' kararını bir hukukçu olarak ben değerlendirdiğimde; bunun hukuksal açıdan tamamen temelsiz olduğunu açıkça söylüyorum. Bu müdahale hukuken bir temele dayanmıyor. Hukuksuz bir müdahaledir. Bu durum; yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesi geleneğinin, Türkiye'de uzun köklere dayalı bu geleneğin yargı eliyle siyaseti dizayn etme anlayışının çok ağır bir örneğini oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

"BARIŞ İSTİYORSAK DEMOKRATİK NORMLARI GÖZETMEK ZORUNDAYIZ"

Mithat Sancar, toplum ve siyaset mühendisliği ile demokratik ortak yaşamı barış içinde sürdürmenin zor olduğunu dile getirdi. Sancar, "Eğer barış içinde bir arada yarışmak ve yaşamak istiyorsak, demokratik temel normları gözetmek zorundayız. Bu sürecin ana hedefi de budur. Demokratik topluma ulaşma" dedi.

Sancar, CHP'nin mutlak butlan kararına dair değerlendirmelerine şu sözlerle devam etti:

"Butlan kararının sürece olumsuz yansımaları olabilir. Fakat bunun önüne geçmek için de mutlaka hepimizin çaba harcaması gerekiyor. Bu karara ilkesel olarak açık ve net bir şekilde karşı çıkıyoruz. Hem demokratik ilkeler açısından hem de hukuksal olarak bu müdahale kabul edilemez. Bu gelişmenin şu an içinde bulunduğumuz sürecin de ilerleyişi açısından riskler üretecek bir potansiyeli olduğunu görüyoruz. Sayın Öcalan da bunlara zaten işaret etti. Açıklamamızda vurguladığımız şekliyle söyleyeyim; diyor ki 'Gelinen nokta, cumhuriyetin temelinde demokrasi ilkesinin bulunmamasının bir sonucudur.' Şimdi Cumhuriyeti demokratikleştirecek ortak bir barış mücadelesi, aynı zamanda bu hasarı derinleşmeden onarma imkanı sağlar. Başta da hasarlardan söz ettik. Şimdi yaşanmakta olan hasarları da gidermek ve yolu bu şekilde açmak hepimizin görevidir.

"CHP SÜRECİN ANA AKTÖRLERİNDEN BİRİDİR"

CHP'nin Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde ana aktörlerden biri olarak devam etmesi gerektiğine inancımızı tekrarlayayım. Elbette orada bir bütünlüğün uzlaşmayla parti içinde sağlanması da önemli bir yöntemdir. CHP bu süreç için önemli bir aktördür. Eğer en geniş toplumsal mutabakatla yürümek istiyorsak, demokrasi hedefine barış üzerinden hızla ilerlemek istiyorsak, CHP üzerindeki bu baskıların ve kıskacın kalkması gerekiyor. CHP'nin de şartlar ne kadar ağır olursa olsun, bu hedeften vazgeçmemesi lazım. Yani bugüne kadar ortaya koyduğu tutumu, sürdürecek bir politikayı yerleştirmesi ve kökleştirmesi hem şimdi yaşanan bu ağır müdahaleyi aşma imkanlarını güçlendirir hem de Türkiye'nin bir bütün olarak Barış ve Demokrasi hedefine yürümesine çok ciddi katkı sunar."

Kaynağa Git

İlgili Haberler