Ana içeriğe geç

Ticari belirsizliğin bedeli 380 milyar dolara ulaşabilir

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve jeoekonomik gerilimlerin işletme yatırımlarına darbe vurduğunu belirtti.

Ticari belirsizliğin bedeli 380 milyar dolara ulaşabilir
Kanal 6
16
Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John Denton, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve jeoekonomik gerilimlerin işletmeler üzerindeki maliyetine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küresel ticaretin yapısal bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Denton, ekonomik politika belirsizliğinin Kovid-19 salgını ve 2008 küresel finans krizi dönemlerindeki seviyelerin bile üzerine çıktığını vurguladı. Bu durumun iş dünyasında ciddi bir öngörülemezlik yarattığını ifade eden Genel Sekreter, ticaret koridorlarındaki aksamaların ve korumacı politikaların faturasının her geçen gün ağırlaştığına dikkat çekti. KÜRESEL TİCARETTE "DUR-KALK" DÖNEMİ: BELİRSİZLİK YÜZ MİLYARLARCA DOLARLIK KAYBA YOL AÇIYOR ICC'nin Oxford Economics işbirliğiyle gerçekleştirdiği güncel bir araştırmanın sonuçlarını paylaşan John Denton, ticarette yaşanan dalgalanmaların küresel yatırımlara vurduğu darbeyi sayısal verilerle ortaya koydu. Denton, ticaretteki belirsizliğin yalnızca 2025 yılında küresel işletme yatırımlarında 202 milyar dolara eş değer bir kayba yol açtığını ve yatırım büyümesini yüzde 0,4 seviyesine kadar düşürdüğünü belirtti. Mevcut risklerin ve dalgalanmaların artarak devam etmesi senaryosunda ise bu kayıpların 2026 yılında yaklaşık 380 milyar dolara kadar tırmanabileceği uyarısında bulundu. İş dünyasının önündeki en büyük engelin öngörülemezlik olduğunu dile getiren Denton, tarifelerin sürekli uygulanıp kaldırıldığı, geri ödendiği ve farklı hukuki yetkilere dayanılarak yeniden yapılandırıldığı bir "dur kalk" döngüsünün yaşandığını ifade etti. JEOEKONOMİK HEDEFLER VE TEDARİK ZİNCİRİ ŞOKLARI Günümüz dünyasında hükümetlerin artık yalnızca ticaret akışlarını düzenlemekle kalmadığını, aynı zamanda tedarik bağımlılıklarını da aktif bir şekilde şekillendirdiğini belirten Denton, gümrük tarifelerinin ötesinde çok daha büyük bir yapısal değişimin yaşandığını aktardı. Jeoekonomik hedeflerin ön plana çıktığı bu yeni dönemde, Hürmüz Boğazı gibi kritik fiziksel koridorların birer baskı aracına dönüştüğünü vurguladı. Bu bölgelerde yaşanan aksaklıkların sadece bir enerji şoku yaratmadığını söyleyen Denton; yakıtları, sanayi girdilerini ve gıda güvenliğini aynı anda vuran, hem fiyat hem de arz yönlü ikiz bir şokun tetiklendiğine dikkat çekti. Bu kırılgan ortamın küresel ticaret sisteminin çökmesi durumunda çok daha ağır sonuçlar doğuracağını ifade eden Genel Sekreter, böyle bir senaryoda gelişmekte olan ülkelerin mal ticaretinde yüzde 33'lük bir düşüşün, düşük gelirli ülkelerde ise yüzde 43'e varan ihracat kayıplarının yaşanabileceğini sözlerine ekledi. KÜRESEL POLİTİKADA ÖZEL SEKTÖRÜN SESİ Uluslararası Ticaret Odası'nın reel ekonominin kurumsal sesi olarak dünya genelinde 170'ten fazla ülkede faaliyet gösteren işletmeleri ve meslek örgütlerini temsil ettiğini hatırlatan Denton, bu güçlü ağ sayesinde özel sektörün sesini doğrudan küresel politika tartışmalarına taşıdıklarını belirtti. Yürüttükten kapsamlı istişareler neticesinde ticaret, büyüme ve istihdam için bir "ICC Mutabakatı" hazırladıklarını duyuran Genel Sekreter, bu mutabakatın hem hükümetlerin hem de işletmelerin kısa vadede atabileceği pratik adımlardan uzun vadeli reformlara kadar geniş bir çözüm yelpazesi sunduğunu kaydetti. ICC'nin sadece teoride kalmayıp sahada da aktif olarak çalıştığını ifade eden Denton, dijital ticaret koridorlarının oluşturulmasından KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasına kadar pek çok alanda tedarik zinciri dayanıklılığını artıracak somut projeler yürüttüklerini dile getirdi. ÇOK TARAFLI SİSTEMDE DEĞİŞKEN GEOMETRİ YAKLAŞIMI Çok taraflı ticaret sisteminin tarihin en ağır baskılarından biriyle karşı karşıya olduğunu ve kademeli ya da sınırlı düzenlemelerin artık yaralara merhem olmayacağını belirten Denton, köklü yapısal reformlarla desteklenmiş pragmatik bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu savundu. Bu doğrultuda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) için belirli bir takvime bağlı reform sürecinin hızlandırılması gerektiğini ifade eden Genel Sekreter, ilk aşamada ilerlemenin istekli ülkelerden oluşan koalisyonlar aracılığıyla sağlanabileceğini önerdi. Bu modeli "değişken geometri" yaklaşımı olarak tanımlayan Denton, bu yöntemin ülkelerin hazır oldukları alanlarda daha hızlı adımlar atmasına olanak tanırken, diğer ülkelerin de zamanla sürece dahil olmasına imkan tanıyan, çok taraflı sistemi dışlamak yerine onu tamamlayan bir yapı sunduğunu açıktı. KÜRESEL KURUMLARIN MODERNİZASYONU KAÇINILMAZ Konuşmasında Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisi ve güvenlik sorunlarına diplomatik çözümler bulunmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Denton, özellikle gübre ve gübre ham maddesi sevkiyatlarının kesintisiz sürmesinin küresel gıda güvenliği açısından hayati olduğunu vurguladı. Çok taraflılığa ve kurallara dayalı açık bir ticaret sistemine duyulan ihtiyacın her zamankinden daha güçlü olduğunu ifade eden Denton, ekonomik güvenliğin ve istihdamın yeniden tesisi için küresel ticaret kurumlarının bugünün karmaşık ve çekişmeli ortamına uygun şekilde modernize edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Denton, ICC'nin bu çözümleri hayata geçirme kararlılığında olan tüm hükümetler ve iş dünyası aktörleriyle işbirliğine hazır olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.
Kaynağa Git

İlgili Haberler