Avustralya, Aralık 2025'te çocukların ruh sağlığını korumak amacıyla 16 yaş altı için radikal bir sosyal medya yasağını hayata geçirmişti. Ancak University of Newcastle'dan halk sağlığı araştırmacısı Courtney Barnes liderliğinde yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, bu büyük yasal hamlenin ilk altı aylık karnesinin oldukça başarısız olduğunu gösterdi. Araştırma ekibi, yaşları 12 ile 16 arasında değişen 408 ergeni yasağın hemen öncesinde ve uygulamadan üç ay sonra yakın takibe aldı. Yasaya tabi olan çocuklar ile yasal sınırın hemen üstünde kalan gençlerin alışkanlıkları kıyaslandığında, aralarında neredeyse hiçbir kullanım farkı olmadığı görüldü. Kapsamlı incelemeler sonucunda, yasağın hedefindeki çocukların yüzde 85'inden fazlasının platformlardan çıkmadığı ve büyük çoğunluğunun kendi kişisel hesaplarını kullanmayı sürdürdüğü saptandı.
Gençlerin bu yasakları nasıl deldiği incelendiğinde ise platformların güvenlik zafiyetleri göz önüne serildi. Araştırmaya katılan çocukların üçte ikisi uygulamalara girerken yaş doğrulama filtreleriyle karşılaştıklarını söylese de bu filtrelerin çoğunun sadece "yaşını beyan etmesini isteyen" basit sorulardan ibaret olduğu anlaşıldı. Çocukların çok az bir kısmı yasaktan kaçmak için sahte hesaplara veya gizli sekmelere yönelirken, VPN kullanımı ise oldukça nadir görüldü. Yapılan diğer güncel araştırmalar da yasanın ardından her 10 çocuktan 7'sinin mevcut hesaplarını koruduğunu göstererek bu fiyaskoyu destekledi.
'HEDEF BUGÜNDEN YARINA HERKESİ ENGELLEMEK DEĞİL'
Araştırmacılar, bu olumsuz tablonun yasanın tamamen başarısız olduğu anlamına gelmeyebileceğini, çünkü bu tarz büyük yapısal politikaların etkilerinin ancak bir jenerasyon sonra veya en az 10 yıllık bir süreçte tam olarak anlaşılabileceğini savunuyor. Çevrimiçi teknolojilerin doğası gereği esnetilmeye müsait olduğunu belirten uzmanlar, bu yasayı İngiltere'de Nisan 2026'da yürürlüğe giren ve 1 Ocak 2009 sonrasında doğanlara ömür boyu sigara satışını yasaklayan Tütün ve Elektronik Sigara Yasası'na benzetiyor. İngiltere’deki yasa bugünün sigara içenlerini bıraktırmayı değil, yeni neslin sigarayı hiç normalleştirmemesini amaçlıyor. Avustralya hükümeti de benzer bir mantıkla, sosyal medyaya erişimi yeterince uzun süre geciktirebilirse, tıpkı sigaranın zamanla popülaritesini kaybetmesi gibi sosyal medyanın da çocukluk üzerindeki hakimiyetini kırabileceğine kumar oynuyor.
CİDDİ BİR FARK VAR: SİGARA PARALI, SOSYAL MEDYA BEDAVA VE BAĞIMLILIK YAPICI
Ancak uzmanlar, tütün ile sosyal medya arasında çok kritik bir farka dikkat çekiyor: Sigara kullanımı yıllar içinde yüksek vergiler, düz paket uygulamaları ve reklam yasaklarıyla geriletildi. Sosyal medya ise tamamen "bedava", pratik olarak sınırsız ve kullanıcıyı ekranda maksimum sürede tutmak üzere özel algoritmalarla tasarlanmış durumda. Bu nedenle çocukların sosyal medya kullanımına yönelik toplumsal normları değiştirmek, platformlar üzerinde çok uzun yıllar boyunca kesintisiz bir baskı kurulmasını gerektiriyor.