PayPal ve Palantir’in kurucu ortağı olan milyarder yatırımcı Peter Thiel, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa XIV. Leo’yu yapay zeka konusundaki duruşu nedeniyle sert bir dille eleştirdi.
CNN’in haberine göre Thiel, Colorado'da düzenlenen Aspen Fikir Festivali’nde yaptığı konuşmada Papa’yı açıkça hedef alırken, aynı zamanda Demokrat Parti’nin de "demokratik-sosyalist bir kuşatma" altında olduğunu iddia etti.
Katolik liderin yayımladığı "Magnifica Humanitas" adlı ilk genelgesine atıfta bulunan Thiel, Vatikan'ın yapay zekanın küresel çapta düzenlenmesi ve kısıtlanması yönündeki çağrılarının, ABD ile Çin arasındaki amansız yapay zeka yarışında yalnızca tek bir tarafı yavaşlatacağını öne sürdü. Pekin'deki liderlerin Papa'nın bu çağrısına kulak asma ihtimalinin son derece düşük olduğunu belirten Thiel, bu durumun pratik sonuçları üzerinden çarpıcı bir iddiada bulundu.
Milyarder iş insanı, kendi bakış açısına göre bu tablonun, tarihin ilk Amerikalı Papası olan XIV. Leo’nun dolaylı olarak "Çin komünistleri için çalıştığı" anlamına geldiğini savundu. Salonda bulunan dinleyicilerin bu radikal suçlama karşısında kahkahalarını gizleyemediği bildirildi.
Peter Thiel, ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir en büyük destekçilerinden biri olmasının yanı sıra, yönetimi Papa ile açık bir kavga içinde olan Başkan Yardımcısı JD Vance’in de en önemli finansal ve siyasi arkalarından biri olarak tanınıyor.
Papa genelgesinde ne demişti?
Papa XIV. Leo, bu yılın Mayıs ayında yayımladığı ilk genelgesinde, yapay zeka kullanımının kontrolsüzce genişletilmesi, kitlesel otomasyon ve kontrolsüz teknolojik gelişmelerin; açgözlülük, ahlaksızlık ve insan hayatına saygısızlıkla tanımlanan modern bir "Babil Kulesi" inşa etmek için kullanıldığı uyarısında bulunmuştu.
Manifesto niteliğindeki belgede, teknolojinin insanları "ağır, tekrarlayan veya tehlikeli görevlerden" kurtarmasının ve "akıllı destek" sağlamasının arzu edilen bir durum olduğu; ancak "kar arayışının, istihdamı sistematik olarak feda eden seçimlere yol açmaması gerektiği" vurgulanmıştı.
Papa’nın kaleme aldığı belgede ayrıca, yapay zekanın "çarpıtılmış anlatılar inşa etmek" amacıyla kullanılmasına karşı uyarılar yer alırken; otonom silah sistemlerinin konuşlandırılması da kınanmış ve bu teknolojilerin "savaşı daha 'fizibil' (uygulanabilir) hale getirebileceği ve insani kontrolün dışına çıkarabileceği" aktarılmıştı.
Vatikan ve Beyaz Saray arasındaki kriz
Papa XIV. Leo, Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri hamlelerine ve savaş başlatma kararına karşı küresel çaptaki en belirgin ve nüfuzlu eleştirmenlerden biri olarak öne çıkmıştı. Savaşın patlak vermesinin ardından Papa, askeri tırmanışın yaratacağı "şiddet sarmalının" geri dönülemez ve "kapatılamaz bir uçuruma" dönüşebileceği konusunda dünyayı uyarmıştı.
Katolik lider, Trump’ın kendi sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı ve İran’ın çatışmayı sona erdirme taleplerini kabul etmemesi halinde "bu gece koca bir medeniyet yok olacak" dediği tartışmalı paylaşımın ardından daha da sert bir duruş sergilemişti. Papa Leo, Trump’ın bu tehdidini "kesinlikle kabul edilemez" olarak nitelendirmiş ve "sivil altyapıya yönelik tüm saldırıların uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu" eklemişti.
Bu eleştirilerin üzerine Trump, diplomatik teamülleri yıkan eşi benzeri görülmemiş bir hamleyle sosyal medya üzerinden Papa’ya doğrudan saldırmıştı. Katolik lider için "Suç karşısında ZAYIF" ve "Dış politikada berbat" ifadelerini kullanan ABD Başkanı, Papa Leo’nun kendisine "minnettar olması" gerektiğini iddia etmişti. Trump, herhangi bir kanıt sunmadan, eğer kendisi Beyaz Saray’da oturuyor olmasaydı "Leo’nun şu an Vatikan’da bile olamayacağını" öne sürmüştü.