Devlet Tiyatroları’nın (DT) “günlük ücretli” statüde çalışan sanatçıları, 12. Yargı Paketi’nde kalıcı istihdam taleplerinin yer almaması üzerine çözüm beklemeye devam ediyor. Yaşanan istihdam sorunu, kurumun genel bütçe dengelerini de yeniden gündeme taşıdı. Genç sanatçılar gelecek kaygısı içerisinde sahneye çıkıyor.
BÜTÇE 1,5 KİLOMETRELİK TÜNEL PARASI EDİYOR
Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine göre 1 kilometrelik standart bir otoyol tünelinin maliyeti ortalama 100 ila 120 milyon dolar (yaklaşık 3,5 - 4,2 milyar TL) bandında seyrederken; tüm Türkiye’de faaliyet gösteren DT’nin yıllık bütçesinin 5,29 milyar TL ile 1,5 kilometrelik bir tünel maliyetine denk gelmesi dikkat çekiyor.
İSTİSNAİ MADDE KALICI İSTİHDAMA DÖNÜŞTÜ
Kurumun birçok oyununda görev alan 600’ü aşkın genç oyuncu, 657 Sayılı Kanun’un “Ek-8” maddesi kapsamında çalışıyor. Normal şartlarda idarelerin acil durumlarda “geçici veya saatlik uzman” çağırması için tasarlanan bu istisnai yasal düzenleme, DT bünyesinde yıllar içinde fiili ve kalıcı bir istihdam modeline dönüşmüş durumda.
SİGORTA KESİNTİLERİ VE EMEKLİLİK SORUNU
Ek-8 sistemi kapsamında sanatçıların SGK primleri aylık 30 gün üzerinden değil, sadece “provaya katıldıkları” ve “temsil verdikleri” günler baz alınarak yatırılıyor. Bu uygulama nedeniyle fiilen bir sezon boyunca çalışan sanatçının SGK prim günü, yılda ortalama 3-4 aya karşılık geliyor ve yasal emeklilik süreci zorlaşıyor. Ayrıca tiyatro sezonunun kapalı olduğu yaz aylarında sigorta girişleri tamamen durduğu için, sanatçılar sağlık hizmetlerinden yararlanmakta güçlük çekiyor.
YAZIN İŞTE KIŞIN SAHNEDE
Devlet Tiyatroları’nın 5,29 milyar TL’lik bütçesinde en büyük kalemi sosyal güvenlik primleri dahil olmak üzere 4,4 milyar TL ile personel giderleri oluştururken; mal ve hizmet alımlarına 537 milyon 678 bin TL, kalan bakiye ise cari transferler ve diğer operasyonel giderlere ayrılıyor.
Günlük 1480 TL ücret alan Ek-8’li sanatçıların aylık gelirleri, sahne aldıkları gün sayısına göre 5 bin TL ile 30 bin TL arasında değişiyor. DT’nin turne programlarının belirsizliği nedeniyle sabit ek iş bulamayan sanatçılar, sezon dışında farklı sektörlerde yevmiyeli işlerde çalışmak durumunda kalıyor. Sanatçıların ilgili bakanlıktan temel talebi ise devlet memurluğu (4/A) değil; düzenli maaş, kesintisiz sigorta ve özlük haklarını güvence altına alan “4/B Tam Zamanlı Sözleşmeli Sanatçı” statüsüne geçebilmek.

ALKIŞTA EŞİTLİK, KULİSTE BELİRSİZLİK
Sahnede aynı tozu yutan ve oyun sonunda seyirciyi el ele selamlayan oyuncular, perde kapandığında keskin bir statü farkıyla yüzleşiyor. Kadrolu sanatçılar sezon bitiminde düzenli maaş ve kesintisiz sigorta güvencesiyle dinlenme ve tatile çıkma fırsatı bulurken; aynı sahnede ter döken Ek-8 statüsündeki sanatçılar için sezonun bitmesi, derin bir belirsizlik ve işsizlik anlamına geliyor. Tiyatro kulisindeki bu ikili yapı, kurum içinde aynı sanatsal yükü omuzlayan emekçiler arasındaki eşitsizliği görünür kılıyor.
DT ANADOLU’YA YAYILAMIYOR
Bütçe kısıtlamaları kurumun sanatsal faaliyetlerini de etkiliyor. DT, 2025 yılında 71 il ve ilçeye 659 turne düzenlemiş olsa da artan lojistik maliyetleri nedeniyle operasyon ölçeklerinin sınırlandığı belirtiliyor. Yüksek enflasyon karşısında mal ve hizmet alım ödeneğinin yetersiz kalması, görkemli prodüksiyonlar yerine az kadrolu ve minimal dekorlu oyunların tercih edilmesine neden oluyor. Kurumun 2026 bütçesinde sermaye (yatırım) giderleri için ayrılan 240 milyon TL’lik payın ise yeni yerleşik sahnelerin inşası ve kurumsal genişleme için yetersiz kaldığı ifade ediliyor.