Ana içeriğe geç

Yoğun bakımda parmak pastırıp servetine çöktüler

İstanbul’da kanser tedavisi gören iş insanı Ahmet Emin Silahyürekli’nin, yoğun bakımda bilinci kapalıyken avukatı tarafından hazırlanan vasiyetnameye parmak bastırıldığı iddia edildi. Silahyürekli’nin tek mirasçısı olan kızı Aleyna Silahyürekli, belgenin gerçeğe aykırı olduğunu belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Yoğun bakımda parmak pastırıp servetine çöktüler
Nefes Gazetesi
16

İstanbul’da kanser tedavisi gören iş insanı Ahmet Emin Silahyürekli yoğun bakım ünitesinde bilinci kapalıyken avukatının hazırladığı vasiyetnameye parmak bastırıldı. Okuma yazma bildiği halde bilinci kapalıyken parmak bastırılan iş insanı bir süre sonra hayatını kaybetti. Vasiyetnamedeki maddelere göre mal varlığının yönetilmesiyle ilgili bir vakıf kurulması istendi, bu vakfın başkanı olarak da avukatı kendini tayin etti.

İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği Başkanı Mustafa Silahyürekli’nin amcası 69 yaşındaki Ahmet Emin Silahyürekli kanseri teşhisi konularak sırasıyla Amerikan Koç Hastanesi, Nişantaşı Amerikan Hastanesi, Fulya Acıbadem Hastanesi ve son olarak Medicana Zincirlikuyu Hastanesinde tedavi gördü.

Yoğun bakımda parmak pastırıp servetine çöktüler - Resim : 1

4. evre kolon kanserine yakalanan Silahyürekli 27 Mart’ta hayatını kaybetti. Feriköy Helvacı Dede Mezarlığında defnedilen Silahyürekli’nin cenaze törenine eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile çok sayıda kişi katıldı. İş insanı Ahmet Emin Silahyürekli’den geriye kalan mal varlığıyla ilgili avukatının akıl almaz yöntemleri dudak uçuklattı.

OKUMA YAZMA BİLDİĞİ HALDE KAĞINA PARMAK BASTIRDI

Ahmet Emin Silahyürekli’nin avukatı Fatih Cenk Canpolat’ın iş insanının yasal tek mirasçısı olan kızı Aleyna’ya miras kalacak mal varlığıyla ilgili bilgisayar ortamında 9 maddelik bir vasiyetname hazırladı. İş insanı okuryazar olduğu halde yoğun bakım ünitesinde bilinci kapalıyken ölmeden 1,5 ay önce parmak bastırıldı.

Vasiyetnamenin 1. maddesinde ise “Hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmaksızın serbest irademle düzenlediğim ölüme bağlı tasarruflarımı içermektedir” cümlesi ise dikkat çekti.

KENDİNİ VAKIF BAŞKANI TAYİN ETMİŞ

11 Şubat 2026 tarihli vasiyetnamede, Silahyürekli adına bir vakıf kurularak öğrencilere burs verilmesi, islami ilimler ile din eğitiminin öğretilmesi, Vakfın faaliyetlerini desteklemek için taşınır ve taşınmaz mal varlığı edinilmesi ve bunların kiraya verilmesi, her türlü taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, kıymetli maden ve menkul değerlerin, hisse senetleri, fonlar, kripto varlıklar, fikri haklar, alacaklar ile her türlü hak ve menfaatlerden doğan tüm gelirlerin adına kurulacak vakfın kuruluş mal varlığını oluşturması maddesi yer aldı.

Antalya Demre’deki Aşırlı adasındaki 3 ve 4 nolu parselde kayıtlı bulunan arazilerin de vakıf adına tescillenmesi için avukat Fatih Cenk Canpolat’ı görevlendirdiği maddesi de vasiyetnamede yer aldı.

Canpolat’ın ayrıca kurulacak olan Ahmet Emin Silahyürekli Vakfı'nın da hem yönetim kurulu başkanı hem de mütevelli heyeti başkanı olarak belirlenmesi de aynı vasiyetnamedeki maddeler arasında yer aldı.

Canpolat ile Berke Aslan vasiyetnamede kendilerini “Şahit” sıfatıyla gösterdi. Vasiyetçi ise parmak izi yer alan iş insanı gösterildi.

"BABAM OKURYAZAR AMA PARMAK BASTIRILMIŞ"

Babasının yoğun bakımda tedavi görüp bilinci kapalı iken bu durumun fırsata çevrilerek avukatın hazırladığı vasiyetnameye parmak bastırıldığını belirten iş insanının tek yasal mirasçısı olan kızı Aleyna Silahyürekli avukatı Fatih Volkan ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına “Sahte resmi belge düzenlemek ve kullanmak, nitelikli dolandırıcılıktan” suç duyurusunda bulundu.

Şikayet dilekçesinde, avukatın düzenlediği vasiyetnamenin sahte olduğu, imza atamayacak derecede yoğum bakımda bilinci kapalı tedavi gören Silahyürekli’ye imza atmak yerine parmak bastırıldığı belirtildi. Sahte vasiyetnamede, avukat Fatih Cenk Canpolat’ın kendini kurulacak vakfın başkanı ve mütevelli heyeti başkanı gösterdiği, tek mirasçı olan kızı Aleyna’nın ise mirastan pay almamasını içeren maddeler yer aldığı vurgulandı.

İmza atamayacak derecede ileri düzeyde ilaçların ağır etkisi altında bilinci kapalı kanser hastasına hukuki ehliyeti ve idaresi varmış gibi parmak bastırmanın insani ve ahlaki değerlere sığmayacağı belirtildi. Suç duyurusunda, mevzuata göre tek yasal mirasçının kızı olduğuna işaret edildi. Sahte vasiyetnamenin kendini “Tanık” gösteren Falih Cenk Canpolat’ın lehine olduğu bildirilirken, İş insanının bilinci ve akıl sağlığı yerinde olsaydı bu belgenin noter huzurunda düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekildi.

DOKTOR RAPORUYLA NOTER HUZURUNDA OLMALIYDI

Doktordan bilinci yerinde olduğuna dair sağlık raporu alamayacaklarını ve bu olmadan noterden de vasiyetname çıkaramayacaklarını bildikleri için yoğum bakım ünitesinde iş insanına parmak bastırılarak sahte evrak düzenleyerek mal varlığını ele geçirmek istedikleri ifade edildi.

Ölüm döşeğinde parmak bastırılarak hazırlanan sahte belge ile dolandırıcılık suçunun da işlendiği ileri sürülerek her ikisinin de iddianame hazırlanıp cezalandırılmaları istendi.

"ÖLÜMLE BİRLİKTE VAKELET İLİŞKİSİ SONA ERMİŞTİR"

İş insanının kızı Aleyna Silahyürekli suç duyurusunun ardından İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesine de başvurdu. Babasının ölümüyle birlikte avukatı arasındaki vekalet sözleşmesinin de kendiliğinden sona erdiğini belirtti.

Babasının okuma yazma bildiği halde ölüm döşeğinde yoğum bakım odasında hazırlanan vasiyetnameye parmak bastırılarak tüm mal varlığının ele geçirilmesinin amaçlandığını, kendisinin de mirastan bertaraf edilmek istendiğini kaydetti. Babasının ölümüyle konusuz kalan vasiyetnamenin açılması davasının hukuka aykırı olduğu için davanın reddine karar verilmesi istendi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler