Fenerbahçe Yardımcı Antrenörü Dirk Kuyt, yeni sezon hazırlıklarının sürdüğü Topuk Yaylası Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kulübe antrenör olarak döndüğü için mutlu olduğunu söyleyen 45 yaşındaki futbol adamı, beklentilerin farkında olduğunu vurguladı.
‘NE KADAR GÜZEL OLDUĞUNU BİLİYORUM’
Camiadaki şampiyonluk beklentisine değinen Dirk Kuyt, göreve geliş motivasyonunu şu sözlerle açıkladı:
“Antrenör olarak buraya geri gelme fırsatını yakaladığım için minnettarım. Fenerbahçe'de beklentilerin çok yüksek olduğunun farkındayım. Ben de bu yüzden burayım. Camiadaki herkes, Fenerbahçe'nin layık olduğu yere gelmesini ve şampiyonlukları kazanmasını istiyor. Konu Fenerbahçe, taraftarlar çok uzun zamandır başarıyı bekliyor. Fenerbahçe'de başarılı olma duygusunun ne kadar güzel olduğunu biliyorum”
Futbolculuk döneminde yaşadığı şampiyonluğun kariyerindeki özel yerine değinen Hollandalı antrenör, mevcut oyuncu grubunun çalışmasından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşamak, hayatıma anlam kattığını düşündüğüm değerlerden biri. Bunu hayatta elde etmeye çalıştığım birçok şeyin önüne koyabilirim çünkü şampiyonluğa giden yolda ve sonunda unutamadığım anlar var. Onlardan sonuncusu Samandıra'dan başlayan ve statta biten seremoni. Toplam 8 saat sürdü ve bütün Fenerbahçe taraftarı bize o 8 saat boyunca eşlik etti. Bu asla unutamayacağım bir şey. O duyguyu bütün oyuncularla paylaşmak istiyorum. Onlarla çalışmaya başlayalı 1 hafta oldu. Bir haftadır onları yakından gözlemliyorum ve gerçekten çok çalıştıklarını görüyorum. Umarım onlar da sezon sonunda aynı duyguyla ödüllendirilirler. Her gün, her saat, her dakika bunu başarabilmek için çalışıyoruz”
‘KULÜPTEN KENDİMİ AYRILMIŞ GİBİ HİSSETMEDİM’
Sarı-lacivertli kulüple bağını hiçbir zaman koparmadığını ifade eden Kuyt, geri dönüş sürecini şu ifadelerle aktardı:
"Fenerbahçe'de futbolcu olduğum dönemde çok başarılıydık. Kupayı kazandık. Fenerbahçe tarihinde ilk defa Avrupa kupalarında yarı final gördük. Süper Kupa ve lig şampiyonluğunu kazandı. O üç yıldan sonra benim için zamanın geldiğini hissettim. Oyuncu olarak durma vaktinin geldiğini hissettim ama kulübü sevmeyi asla bırakmadım. Farklı bir rolde Fenerbahçe'ye dönme hayalim hep vardı. Kulüpten kendimi ayrılmış gibi hissetmedim, kulübün her zaman bir parçası gibi hissetim. İyi ilişkilerimi korudum. Uzun süredir kulüp için çalışmıyor olmama rağmen o an oyuncu olarak ne hislere sahipsem şimdi antrenör olarak aynı hislere sahibim. Hiçbir şey değişmemiş gibi”
Antrenörlük kariyerindeki gelişim sürecinden ve teknik direktör İsmail Kartal'a vereceği destekten bahseden Kuyt, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Futbol benim hayatım. 20 yıldan fazla futbolculuk yaptım ama antrenör olmak oyuncu olmaktan tamamen farklı. İyi bir antrenör olmaya çok vakit yatırdım. Son 5 senede pek çok farklı yerde çalıştım. Feyenoord altyapısında başladım. Genç ve yetenekli oyuncularla çalıştım. Kariyerimin başında yüksek potansiyelli genç oyuncularla çalışmak güzeldi. Ben her zaman öğrenmeye çalışan biriyim. Bu, benim babamdan öğrendiğim bir şey. Bir şeyler başarmak için çok çalışmanız gerekiyor. Her gün erkenden kalkıyor, kendimi geliştirmek için çok çalışıyorum. Başkanımız bu kulüpte bir rol almamı istedi. Ben son 5 senedeki tecrübeme dayanarak İsmail (Kartal) hocaya en iyi şekilde yardım edebileceğime inanıyorum. Fenerbahçe gibi bir kulüpte oynamanın ne demek olduğunu biliyorum. Fenerbahçe sadece futbol kulübü değil, bundan çok daha fazlası."
‘İSMAİL HOCA BİRLİKTE ÇALIŞMAYI ÇOK SEVEN BİR İNSAN’
Teknik heyet içindeki ortak çalışma kültürüne ve takımın genel durumuna vurgu yapan 45 yaşındaki antrenör, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İsmail hoca birlikte çalışmayı çok seven bir insan. Sadece oyuncularla değil tüm teknik heyetle. O yüzden hoca için sadece benim fikrim değil, herkesin fikri önemli. Bence bu takım için en önemli şey. İsmail hocanın felsefesini herkes biliyor. Birkaç gündür buradayız. Her gün daha iyiye odaklanarak çalışıyoruz. Süper Ligi'de oynamak kolay değil. Eski bir yabancı oyuncu ve yabancı bir antrenör olarak vermemiz gereken büyük savaşa hazır olmamız için kulübüme yardımcı olabilirim. Beklenti çok yüksek ama bu bir problem değil. Bu anlamda takımın etrafında bu konuda tecrübeli isimlere sahip olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Başarılı olmak istiyorsak hep birlikte yapmamız gerekiyor. Türk ve yabancı oyuncular arasında iyi bir bağ kuruyoruz. Eğer biz hep birlikte tek bir takım olabilirsek, taraftarlarımızla birlikte olabilirsek o zaman yenilmez oluruz”
Takımın şampiyonluk potansiyeline tam anlamıyla inandığını belirten Hollandalı çalıştırıcı, takımda aile ortamı kurulması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:
"Bu takımın başarılı olabileceğine yüzde yüz ikna olmuş durumdayım. Güzel bir atmosfer var. Oyuncuları geliştirmek ve onları doğru yöne doğru yönlendirmek için çok çalışıyoruz. Fenerbahçe'yi geçen sene de takip ettim ve takımdaki kaliteyi görebiliyorum. Bazen ufak detaylar en büyük farklı yaratabilir. O yüzden aile olmamız çok önemli. Kim olduğunun hiçbir önemi yok. Bunu yapabilirsek yüzde yüz iknayım. Geçmişteki takımla başardıklarımızı bu takımla da başarabiliriz”
‘TRANSFERDE DOĞRU KARARLARI VERECEĞİZ’
Devam eden transfer çalışmaları hakkında bilgi veren ve yönetim ile teknik heyetin uyumuna dikkat çeken Kuyt, şunları söyledi:
"Şu anda transfere çalışıyoruz. Bunun üzerine çok konuşuyoruz ve transferde doğru kararları vereceğiz. Şampiyon olmayalı çok uzun zaman geçti. Kulüpte mentalite şampiyonluğa ulaşmak için daha fazla mücadele etmek olmalı. Mümkün olan her alanda en iyi kararı vermek. Bu anlamda başkan Aziz Yıldırım ve İsmail hocanın herkesin beklediği o ödülü alabilmek için doğru kararları vereceklerine inanıyorum”
Kendi antrenörlük felsefesini, taktiksel yaklaşımını ve takım motivasyonunu nasıl sağladığını anlatan deneyimli futbol adamı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Futbolcu ve hoca olarak Kuyt'ı kıyaslayamazsınız ama ben her anlamda çalışmayı çok seven biriyim. Kedimi geliştirmek için değil sadece oyuncuları geliştirmek için de çalışmayı çok seven biriyim. Ben de Fenerbahçe'nin tarzında oynamayı seven bir antrenörüm. Aynı zamanda İsmail hocanın tarzında. Aynı zamanda oyunculara bireysel anlamda da dokunmayı seven bir antrenörüm. Bu anlamda bir antrenör olarak benim fikrim oyunculara yardım etmek çok önemli. Onlar açısından her mümkün olan durumu görebilmemiz için. Ben takımın gücüne inanıyorum. Takım olarak birlikte olduğunuzu gösterebilirseniz, bir enerji yaratırsınız. O enerji sonra taraftarlara da yansır. Sonra onlardan o enerjiyi geri alırsanız, o zaman o yenilmez enerjiyi yaratıyorsunuz. Ben bu şekilde antrenör olmayı seviyorum. Taktik ve teknik çok önemli. Bu, futbolun çok önemli bir kısmı ama bir hoca olarak en önemli şey oyuncuları ne yapmak istediğinize ikna edebilmek. Doğru yolun ne olduğuna ikna edebilmek. Başarılı olabilmek için o enerjiyi getirebilirseniz, bir takım olarak bence başarının anahtarı bu. Bence yüzde 50-50 diyebilirim. Sizin yansıttığınız enerji ve oyuncularınızın size tamamen inanması çünkü taktikleriniz ancak böyle işler”
‘BAŞARI HER ZAMAN ÇOK ÇALIŞMAYLA BAŞLAR’
Vatandaşı Jayden Oosterwolde'nin kendisinin gelişiyle ilgili mutluluğunu paylaştığını belirten Dirk Kuyt, sarı-lacivertli taraftarlara çağrıda bulunarak açıklamalarını tamamladı:
"Başarılı olmak istiyorsanız rakiplerinizden daha fazla çalışmanız gerekiyor. Bence yapılacak en kolay şey çok çalışmak. Şiddeti, daha fazla metre koşmayı ve o enerjiyi artırabilirsek rakipten daha fazla ikili mücadele kazanırsak o zaman maçı kazanma ihtimaliniz artıyor. Başarı her zaman çok çalışmayla başlar, bizde bunu yapacağız. Fenerbahçe'ye ve İstanbul'a döndüğüm için çok mutluyum. Taraftarlarımıza beni unutmadıkları için teşekkür ediyorum. Çok fazla taraftar bana saygı duyuyor ama şu an tek dileğim tüm taraftarların arkamızda olması. Çünkü benim için farkı yaratacak şey bu. Başarılı olup olmamakla ilgili farkı yaratacak şey bu. Hep birlikte şampiyonluğu kazanalım."