NATO Zirvesi öncesi artan baskıları değerlendiren İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş, “NATO Zirvesi, zirve olduğu için başkentte önlemleri artırıyorlar. Ancak Türkiye bunu diğer ülkelerden çok daha katı yapıyor. İkincisi ise Türkiye, neredeyse 19 Mart’tan beridir hiç bitmeyen bir toplumsal hareketlilik içinde. Özellikle de NATO Zirvesi’nden hemen önce Cumhuriyet Halk Partisine mutlak butlan atanması ve devamında gelebilecek toplumsal tepkiler hesaba katılarak genel olarak sokağa yönelik her zamanki olağan otorite seviyesinin çok daha üstünde bir baskı uygulama eğilimine girdiler. Bunu da NATO’yu biraz bahane ederek yapıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Tüm bunları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yerini sağlamlaştıracak yeni bir siyasi operasyon zinciri olarak değerlendirmek gerektiğini ifade eden Güneş, “Yani hegemonik olma özelliğini çok uzun zaman önce kaybetti bu iktidar. Refah dağıtamıyor. Yani dünyanın o büyüdüğü zamanlarda bile, Türkiye büyük bir ekonomik başarı gösteremediği gibi büyük bir başarısızlık içerisinde. Keza çok dar bir çevreye ancak rant aktarıyor. Refahla rıza devşirme özelliğini kaybedince de Anayasa’ya, yasalara aykırı olduğu ölçüde bunu ancak cebirle sürdürebilir durumda. Anayasa’yı tanımayacağını açıkça ifade eden bir hükümet. Tabii, korkan korku verir” diye konuştu.