İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkeme sürecinde dile getirdiği çıplak arama iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Yeneroğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yazılı soru önergesi sundu.
“ÇIPLAK ARAMA İNSAN ONURUNA AÇIK SALDIRIDIR”
Çıplak arama iddialarına tepki gösteren Yeneroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Pınar Hanım’ın anlattıkları dehşet vericidir. Kendisi yaşadıklarını mahkeme salonunda açıkça ve tüm ayrıntılarıyla dile getirme cesaretini göstermiştir. İyi ki anlatmıştır; çünkü bu kahredici uygulamayla ancak toplum olarak açıkça yüzleşirsek mücadele edebiliriz. Yüzleşmediğimiz takdirde bu uygulamalar ne ortadan kaldırılabilir ne de önlenebilir; aksine geçmişte de devamlı yapıldığı gibi yalanlanır ve üzeri örtülür. Gözaltında çıplak arama hukukumuzda yeri olmayan, insan onurunu hedef alan bir uygulamadır. Suç isnadı ne olursa olsun hiç kimse insan onuruyla bağdaşmayan muameleye tabi tutulamaz. Bu iddialar karşısında sessiz kalınamaz; derhal etkin bir soruşturma başlatılmalıdır."
İmamoğlu’ndan Fatoş Pınar Türker’in mahkeme beyanlarına ilişkin paylaşım: Adalet adına utanç verici bir gündü
GÖZALTI SÜRECİ VE İDDİALAR
Yeneroğlu, Türker’in 9 Haziran 2026 tarihinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada yaptığı savunmaya da atıfta bulundu.
Buna göre Türker’in, İstanbul Emniyet Müdürlüğü (Vatan) yerleşkesindeki gözaltı sürecinde bir kadın polis memuru tarafından küçük bir odaya alındığını, üst ve alt kıyafetleri ile iç çamaşırını çıkarmasının istendiğini ve kendisine “yere çömel”, “cinsel organını aç”, “arkanı dön, eğil” şeklinde talimatlar verildiğini beyan ettiği aktarıldı.
Yeneroğlu ayrıca Türker’in nezarethane koşullarının penceresiz bir bodrum katında olduğunu ve hijyen şartlarının yetersiz olduğunu ifade ettiğini belirtti.
BENZER İDDİALARA DİKKAT ÇEKTİ
Yeneroğlu, farklı soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan bazı kişilerin de benzer şekilde çıplak aramaya maruz kaldığı ve bu uygulamaya direnç gösteren bazı kişilerin darp edildiği yönündeki iddiaların kamuoyuna yansıdığını ifade etti.
“MEVZUATIMIZDA ÇIPLAK ARAMA YOK”
Anayasa ve uluslararası sözleşmelere atıfta bulunan Yeneroğlu, insan onurunun korunmasının devletin yükümlülüğü olduğunu belirtti.
Yeneroğlu, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nde çıplak aramaya yer verilmediğini, üst aramalarının ise kişinin onurunu en az ihlal edecek şekilde yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında rutin ve aşağılayıcı çıplak arama uygulamalarının kötü muamele yasağını ihlal ettiğinin açıkça ortaya konulduğunu ifade etti.
“ETKİN VE BAĞIMSIZ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ”
Yeneroğlu, gözaltındaki kişilerin masumiyet karinesinden yararlandığını hatırlatarak devletin bu kişilerin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü korumakla yükümlü olduğunu belirtti.
“Gözaltına alınan ve haklarında tutuklama tedbiri uygulanan kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğü doğrudan devlete aittir. Bu nedenle söz konusu iddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması, hukuk devleti ilkesinin ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerinin gereğidir.” ifadelerini kullandı.
BAKANLIĞA YÖNELTİLEN SORULAR
Yeneroğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yazılı olarak şu soruları yöneltti:
Fatoş Pınar Türker'in 9 Haziran 2026 tarihli duruşmada dile getirdiği çıplak arama iddialarına ilişkin olarak Bakanlığınız veya İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?
19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerden kaçına çıplak arama uygulanmıştır? Bu aramaların hukuki dayanağı nedir, aramalara kim tarafından ve hangi somut gerekçeyle karar verilmiştir? Aramalara ilişkin tutanak düzenlenmiş midir?
2020 yılından bu yana gözaltında çıplak arama uygulandığı iddiasıyla yapılan şikâyet ve başvuru sayısı yıllara göre kaçtır? Bu şikâyetler üzerine kaç kolluk görevlisi hakkında idari veya adli işlem tesis edilmiştir ve bu işlemlerin sonuçları nelerdir?
2020 yılından bu yana gözaltında çıplak aramaya direndiği için darp edildiği iddiasıyla yapılan şikâyet ve başvuru sayısı yıllara göre kaçtır? Bu şikâyetler üzerine kaç kolluk görevlisi hakkında idari veya adli işlem tesis edilmiştir ve bu işlemlerin sonuçları nelerdir?
Türker'in ifadesinde dile getirilen, penceresiz bodrum katında bulunan ve hijyen koşulları yetersiz olan nezarethane koşulları dikkate alındığında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethaneleri en son ne zaman denetlenmiştir ve bu denetimlerin sonuçları nelerdir?
Gözaltı işlemlerinde çıplak aramanın istisnai niteliğini güvence altına alacak, uygulamanın insan onuruna uygun ve hukuki güvenceler çerçevesinde yürütülmesini sağlayacak bir mevzuat veya genelge çalışması yürütülmekte midir? Kolluk personeline bu konuda verilen eğitimler nelerdir?