Ana içeriğe geç

Evrensel: Kadınların hikayesi, mücadelesi

Ekmek ve gül talebi aradan geçen yüzyıla rağmen güncelliğini koruyor. Evrensel’in 31 yıllık yayımcılığı da bu talebi duyurma ve kazanılmasının bir aracı olma ısrarının hikayesi.

Evrensel: Kadınların hikayesi, mücadelesi
Evrensel
16

Evrensel gazetesi yeni yaşına girerken ülke genelinde işçi ve emekçi kadınlar açısından ikili bir tablo var: Bir yandan artan yoksullaşma, önlenmediği için gittikçe vahşileşen şiddet, güvencesiz çalışmanın devlet eliyle yaygınlaştırılması; bir yandan da kadınlarda artan öfke ve kaygı, insanca bir ücret, insanca çalışma koşulları, şiddetsiz bir yaşam için çeşitli örgütlenme mücadeleleri...

İçinde bulunduğumuz dönem bir yandan mücadele eğilimini güçlendirecek öfkeyi büyütürken bir yandan da yalnızlık, güvensizlik ve gelecek kaygısını da büyütüyor. Kadınların birbirinin hayatından habersiz bırakılmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Çaresizlik hissi altında ezilen kadınlar, yalnızca kendi yaşamını sürdürme çabasına sıkıştırılıyor. İşçi ve emekçi kadınların örgütlenmesinin ‘ö’sü sermaye ve devletin tüm imkanlarıyla bastırılmaya çalışılıyor.

Oysa bir tekstil işçisinin düşük ücret karşısındaki öfkesiyle bir üniversite öğrencisinin gelecek kaygısı, bir emekli kadının geçim sıkıntısıyla bir kadının yaşadığı şiddetten kaçmaya çalışırken devletin tüm mekanizmaları tarafından yalnız bırakılması aslında aynı hikayenin parçaları. Evrensel gazetesi ile Ekmek ve Gül’ün kadın yayımcılığı ise işte bu birbirinden ayrı ayrı görünen parçaları bir araya getirme çabasında. Bir yandan kadınların yaşadıklarından, sorunlarından, talepleri için bir araya gelme deneyimleri ve yöntemlerinden birbirlerini haberdar etmenin bir aracı. İş yerinde yaşadığı bir haksızlığa karşı bir yanındaki kadınla buna nasıl karşı çıkacağını, başka bir iş yerindeki bir mücadele deneyimini okuyarak öğrendi kadınlar. Ya da bir kadının, yaşadığı şiddetten bir kadın derneğinin dayanışmasıyla nasıl kurtulabildiğini. Yalnızlığın yerini dayanışmanın almasının önünü açtı. Bir yandan da nafaka hakkına yapılan saldırıyla ‘Aile Yılı’ adı altında kadınların esnek güvencesiz çalışmaya mecbur bırakılması, üniversitelerdeki kadın kulüplerinin kapatılmasıyla sendikalaşma mücadelesi veren işçi kadının ev hapsi cezasına çarptırılması, tasarruf tedbirleri ile Aile Bakanlığı tarafından gündeme getirilen komşu annelik sistemi arasındaki bağı kurarak aynı bütünün parçaları olduğunu gösteriyorlar.

Bugün Evrensel gazetesi ile her ayın ilk cumartesi günü ülkenin pek çok yerinde kadınların aldığı, birlikte okumak için buluştuğu Ekmek ve Gül dergisinin bu isimle çıkıyor olması; bir yandan yayımcılığında ayağını bastığı zemini de imliyor. 1912’de Lawrence’da gerçekleşen, adı “Ekmek ve Gül grevi” olarak tarihe geçen grev, hem işçi sınıfı tarihi hem de kadın mücadelesi açısından önemli bir dönüm noktası; hayatı tüm yönleriyle, sınıfın tüm katmanlarıyla birlikte örgütlemenin sembollerinden biri. Bu deneyim, topyekûn bir örgütlenmeyle, yaşamın yalnızca bir yönünü değil bütününü talep ederek, ekmek de gül de isteyerek kazanılabileceğine işaret ediyor. Ekmek ve gül talebi aradan geçen yüzyıla rağmen güncelliğini koruyor. Evrensel’in 31 yıllık yayımcılığı da bu talebi duyurma ve kazanılmasının bir aracı olma ısrarının hikayesi. İş yerlerinde, fabrikalarda, atölyelerde, okullarda, mahallelerde kurulan hayatlara kulak verme ısrarının...

Evrensel 31 yaşında. Kadınların mücadelesini yazmaya, onların sözünü birbirine ulaştırmaya, iş yerlerinde, okullarda ve mahallelerdeki mücadelelerin, yan yana gelişlerin sesi olmaya devam ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler