Mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından TGRT Haber canlı yayınında Ekonomist Prof. Dr. Sefer Şener ile Finans Analisti İslam Memiş, enflasyon görünümünü ve faiz beklentilerini değerlendirdi. Peki yıl sonunda enflasyon rakamında yüzde 30’un altı görülecek mi, cüzdanlar ne zaman rahatlayacak?
SEFER ŞENER: “SADECE 5 AYLIK ENFLASYON YÜZDE 15’İN ÜZERİNE ÇIKTI”
Mayıs ayında aylık enflasyonun yüzde 1,71 olarak gerçekleşmesini değerlendiren Sefer Şener, yıl sonu hedeflerine ulaşmanın zorlaştığını belirterek şunları söyledi: “Şu an itibarıyla bu 1.70’i de ekleyince sadece 5 aylık enflasyon %15’in üzerine çıkmış oldu. Aslına bakıldığında yıl sonu için o beklenen yüzde 20’li rakamlar için sadece 5 puanlık, 4.5 puanlık bir enflasyon kaldı geriye.”
Şener, mevcut tabloya bakıldığında yıl sonu enflasyonunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tahminlerinin üzerinde gerçekleşebileceğini ifade ederek şöyle konuştu: “Yıl sonu için Merkez Bankası'nın tahmini olan %26’ların biraz daha üzerinde bir rakam gelecek gibi. Yani yıl sonu evet, %30’un altında bir enflasyon göreceğiz çok yüksek ihtimalle.”
Ancak bunun fiyat baskılarının sona erdiği anlamına gelmediğini vurgulayan Şener, şunları kaydetti: “Bu şu manaya gelmiyor tabii ki. Yani hâlâ yıllık bazda ortalama fiyatların %30 oranında arttığı anlamına geliyor. Bazı ürünlerde yüzde yüzü de buluyor bu. Mesela gıdada yüzde 36 şu anda.”
“TEK HANELİ RAKAMLARA DÜŞMEDEN RAHATLAMA OLMAZ”
Enflasyonun toplum ve reel sektör üzerindeki etkilerinin devam ettiğini belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu: “Bu oranlar %10’un altına düşmediği sürece, yani tek haneli rakamlara enflasyon indirilmediği sürece, sahadaki etkilerin toplumu etkilemesi, firmaları etkilemesi devam edecek.”
Yıllık enflasyonun hâlen yüksek seviyelerde olduğuna dikkat çeken Şener, Avrupa ve ABD ile kıyaslama yaparak şunları söyledi: “Yüzde 30’luk enflasyon çok yüksek. Enflasyon dediğimiz şey aslında fiyatların ortalaması. Gıdanın ortalaması 36’larda. Eğitimin yıllık ortalaması hâlâ %50’lerin üzerinde.”
ENFLASYON ÜZERİNDE BASKI OLUŞUYOR
Ulaştırma maliyetlerinin savaş ve enerji fiyatlarından doğrudan etkilendiğini ifade eden Şener, petrol fiyatlarındaki yükselişin yılın geri kalanında enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi: “Doğal olarak da 60 dolara göre ayarlanmış, 60 dolara göre hesaplanmış bir bütçe var ama ortaya çıkan 90 doların üzerinde bir petrol fiyatı var. Bu doğal olarak etkileyecek. Oradan baskı yıl sonuna doğru daha yüksek oranda gelecek muhtemelen.”
Tarım tarafında olumlu sinyaller bulunduğunu belirten Şener, bazı ürünlerde rekolte artışlarının enflasyonu bir miktar dengeleyebileceğini ifade etti.
Açıklanan verilerin ardından para politikası görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şener, şu ifadeleri kullandı: “32.61’lik yıllık enflasyon görünüyorken Merkez Bankası'nın herhangi bir şekilde faiz indirmesi bu toplantıda mümkün değil.”
Faiz artırımı ihtimalinin de tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Şener şöyle devam etti: “Bu rakamlar bu şekilde devam ederse, enflasyon rakamları bu şekilde devam ederse, o zaman bizim Merkez Bankamız için de faiz artırımı gündeme gelebilir ki bu hiç istemediğimiz bir durum.”
Faiz cephesine ilişkin görüşlerini paylaşan İslam Memiş ise, önümüzdeki toplantıda faizlerde değişiklik beklemediğini söyledi: “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, hem Amerika Merkez Bankası hem de birçok merkez bankası bekle-gör politikasına devam eder. Faizlerde bir değişiklik olmaz.”
Memiş, yıllık enflasyonun kısa vadede yeniden yüzde 33 seviyesine yaklaşabileceğini ancak sonrasında düşüş eğiliminin süreceğini savundu: “Önümüzdeki ay enflasyon rakamlarını yıllık bazda %32.95 - %32.98 seviyesine getirirler. Oradan tekrar bir düşüş trendi görürüz.”
Petrol fiyatlarında gerileme beklediğini belirten Memiş, bunun enflasyon üzerinde olumlu etkiler oluşturacağını söyledi: “Bugün yarın tekrar İran-Amerika arasında bir anlaşma haberi gelir ve petrol fiyatlarında önce 88 dolar, sonra 83 dolar, devamında da 80 dolar seviyesine kadar bir düşüş göreceğiz Haziran ayında.”
Memiş, mevcut görünüm için şu değerlendirmeyi yaptı: “En kötüsü geride kaldı mı? Evet. Yüzde 30’un üzerinde yıllık bir enflasyon olur mu? Hayır.”
Ancak hayat pahalılığı konusunda temkinli olunması gerektiğini belirterek şunları ekledi: “Çarşı pazarda, raflarda hayat pahalılığı tekrar normalleşir mi? Biraz zamana ihtiyacımız var.”
Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Memiş, savaşlar ve enerji fiyatlarının enflasyonda belirleyici olmaya devam ettiğini söyledi: “Petrol fiyatlarının yükselişi bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyonu artırdı. Bu tabii ve doğaldır.”
Deprem ve savaş gibi gelişmelerin ekonomik maliyetlerine işaret eden Memiş şöyle konuştu: “Depremin maliyetini kısa vadede toparlayacağımız söylemi de bana göre yanlıştı. Bugünkü savaşın maliyetini kısa sürede toparlama ihtimali de zayıf bir ihtimal.”
Önümüzdeki dönemde hem küresel hem de iç siyasi gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Memiş, sözlerini şöyle tamamladı: “O yüzden bizim zamana ihtiyacımız var. Bu yıl sonuna kadar sakin şekilde ilerleyebilirsek, bence iyi olur.”
“Her şey bitti mi? Hayır. İçerideki tartışmalar da, siyasi tartışmalar da önemli. Rakamlar konuşur, insanlar susar. Ama şu anda insanların konuştuğu, rakamların sessiz kaldığı bir süreç geçiriyoruz.”