Türkiye’nin denizcilikte tam bağımsızlığını resmiyete döken Kabotaj Kanunu, 100 yıl önce bugün yürürlüğe girdi. 1935’ten itibaren “Kabotaj ve Denizcilik Bayramı” olarak kutlanmaya başladı. Yürürlüğe girişinin 100’üncü yılını kutladığımız Kabotaj Kanunu’nun Osmanlı Devleti’ni içeriden çürüten kapitülasyonlara karşı Cumhuriyetin verdiği en güçlü egemenlik cevabı olduğunu belirten emekli amiral Cem Gürdeniz, “Türk denizcileşme hamlesinin başlangıcı, bağımsız denizciliğin hukuki ve stratejik temelidir” dedi. Lozan Antlaşması’nın kapitülasyonları kaldırarak Türkiye’nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığını tesis ettiğini belirten Gürdeniz, “Kabotaj Kanunu ise bu bağımsızlığı denizlerde fiilen hayata geçirdi, milli egemenliği denizlere taşıdı” ifadelerini kullandı. Kabotaj Kanunu’nun ruhunun çeşitli uygulamalarla aşındırıldığını vurgulayan Gürdeniz, “Limanların özelleştirilmesi, stratejik limanlarda artan yabancı finansal kontrol, römorkaj hizmetlerinin devlet tekelinden çıkarılması, TUGS (Türk Uluslararası Gemi Sicili) kapsamında yabancı personel istihdamı ile petrol, sondaj, sismik araştırma ve FSRU filolarında yabancı personel çalıştırılması kabotaj rejimini zayıflatan gelişmeler arasındadır. Kabotaj yalnızca ekonomik bir düzenleme değildir. Kabotaj, denizlerde egemenliğin hukuki ifadesi, Mavi Vatan’ın omurgasıdır. Kabotaj zayıflarsa denizcileşme, denizcileşme zayıflarsa Mavi Vatan’ın dayandığı ekonomik ve stratejik güç zayıflar” dedi.
‘Mavi Vatan’da söz hakkının anlamı Kabotaj ve Denizcilik Bayramı 100 yaşında: En güçlü egemenlik yanıtı
Cumhuriyetin ekonomik ve siyasi bağımsızlığının denizlerdeki mührü olan Kabotaj Kanunu 100 yaşında. Emekli amiral Cem Gürdeniz, kanunun Mavi Vatan’ın omurgası olduğunu vurgulayarak, liman özelleştirmeleri ve yabancı personel istihdamı gibi uygulamalarla kabotaj rejiminin giderek zayıflatıldığı uyarısında bulundu.
Cumhuriyet
16