ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te düzenlenen bir etkinliğin ardından dış politika gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD ile İran arasında 28 Şubat’tan bu yana devam eden çatışmaların ardından tarafların bir anlaşmaya yakın olduğunu ileri sürdü.
Anlaşmaya varılması halinde İran’ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul edeceğini belirten Trump, Hürmüz Boğazı’nın da kısa sürede yeniden gemi trafiğine açılacağını söyledi. Boğazdaki mayınların büyük bölümünün temizlendiğini ifade eden Trump, ulaşımın anlaşma sağlanır sağlanmaz normale dönebileceğini savundu.
'Onunla tanışmaktan onur duyarım'
Trump, İran lideri Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık olup olmadığı yönündeki soruya, görüşme ihtimalini dışlamadığını belirterek yanıt verdi.
Trump, “Onunla görüşmek istemiyorum ama görüşürsem onunla tanışmaktan onur duyarım. Bir anlaşmaya varabilir miyiz, bunu görmek isterim. Eğer anlaşırsak onunla görüşmem mümkün olabilir” dedi.
Olası bir Trump-Hamaney görüşmesinin Beyaz Saray’da yapılıp yapılmayacağı sorusuna ise Trump, bu konunun henüz ele alınmadığını söyledi.
'Ya anlaşma yoluyla ya da askeri olarak kazanacağız'
İran’ın askeri ve siyasi kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını savunan Trump, anlaşmaya varılamaması halinde askeri seçeneğin gündemde kalacağını belirtti.
“Bir şekilde kazanacağız; ya kağıt üzerinde, yani anlaşma yoluyla kazanacağız ya da askeri olarak kazanacağız” diyen Trump, İran’a yönelik kapsamlı bir operasyonun Venezuela’daki askeri müdahalelerden çok daha zor olacağını ifade etti.
Trump, “Burası Venezuela gibi değil. Oraya girip biraz kalıp çıkarsın. Burası ise farklı. İran’da kapsamlı bir askeri operasyon çok daha ağır bir askeri sevkiyatı gerektiriyor” dedi.
İran’ın Amerikan askerlerini öldürmesi halinde saldırıların yeniden başlayıp başlamayacağı sorusunu da yanıtlayan Trump, “Eğer askerlerimizi öldürselerdi sanırım hiç tereddüt etmeden saldırılara yeniden başlardım” ifadelerini kullandı.
İran’daki zenginleştirilmiş uranyum için kara operasyonundan vazgeçildi
Trump, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması amacıyla ABD askerlerinin İran topraklarına gönderilmesi seçeneğinin değerlendirildiğini de açıkladı. Ancak böyle bir operasyonun çok riskli olduğu sonucuna vardıklarını belirten Trump, bu plandan vazgeçildiğini söyledi.
İran’daki nükleer kalıntıların ülkeden çıkarılması konusunda Tahran yönetiminin ABD ile işbirliği yapacağını düşündüğünü ifade etti.
'Lübnan’da olumlu gelişmeler yaşanacak'
Trump, Lübnan konusunda hem Hizbullah hem de İsrail tarafıyla temas halinde olduklarını ve barış anlaşmasına yönelik olumlu bir süreç yürütüldüğünü dile getirdi.
“Hizbullah bizi aradı ve ‘Artık durmaya ne dersiniz?’ dedi. Bence orada bazı olumlu gelişmeler yaşanacak. Lübnan’da biraz barışın sağlanabilmesi gerçekten çok güzel olurdu” diyen Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de bu konuda açık ve net bir görüşme yaptığını belirtti.
'İran’dan sonra Küba ile ilgileneceğiz'
Trump, Küba’daki yönetimin neredeyse tamamen çöktüğünü ileri sürerek, İran gündeminin ardından Küba ile ilgileneceklerini söyledi.
Küba halkının ABD’den yardım istediğini savunan Trump, “Orası bir nevi çökmüş durumda. İran İslam Cumhuriyeti ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir iş yapmayı severim. Dönüş yolunda Küba’da kısa bir mola vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’e yönelik ABD yaptırımlarının etkili olacağını savundu.
Zelenski’nin Putin’e görüşme çağrısına destek
ABD Başkanı Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yaptığı ikili görüşme çağrısını memnuniyetle karşıladığını da belirtti.
Trump, “Bir araya gelmeyi konuşuyor olmalarına sevindim. Bence bunda bizim de büyük payımız var. Buluşurlarsa harika olur. Bu işi halletmeleri lazım” dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ermesi gerektiğini vurgulayan Trump, iki ülkenin de bir anlaşmaya varabilmek için bazı tavizler vermesi gerektiğini söyledi. Ancak bu tavizlerin neler olabileceğine ilişkin soruları yanıtlamadı.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupta Putin’e doğrudan görüşme çağrısı yapmış; savaşın dürüst ve onurlu bir şekilde sona erdirilmesi ve yeni bir çatışmanın başlamayacağının garanti altına alınması gerektiğini belirtmişti. Zelenskiy ayrıca ABD’nin dikkatini İran meselesine yönelttiğini, Avrupa’daki savaşa yeniden odaklanmasını beklemenin doğru olmayacağını ifade etmişti.
Kömür endüstrisine 700 milyon dolarlık destek planı
Trump, dış politika açıklamalarının ardından ABD’de kömür üretimini desteklemeye yönelik 700 milyon dolarlık yatırım planını da duyurdu.
Kömürü “temiz ve güzel” olarak nitelendiren Trump, enerji fiyatlarını ve yaşam maliyetlerini düşürmek amacıyla tarihi bir adım attıklarını savundu. Çin dahil birçok ülkenin kömürden yararlanmaya devam ettiğini belirten Trump, rüzgar enerjisi gibi alternatif kaynaklara yönelen bazı ülkelerin ise ekonomik sorunlarla karşılaştığını öne sürdü.
Trump, 700 milyon dolarlık yatırım sonucunda 14 kömür santrali ile 42 kömür madeninin korunacağını, iki yeni kömür santrali ve büyük bir ihracat terminalinin inşa edileceğini açıkladı. Bu yatırımların 14 binden fazla istihdamı destekleyeceğini ve elektrik faturalarında toplam 50 milyar dolarlık tasarruf sağlayacağını savundu.
ABD Başkanı, West Virginia, Kentucky, North Carolina, Indiana, Tennessee, Arizona, Arkansas, Oklahoma, North Dakota ve Wisconsin eyaletlerindeki 13 kömür santralinin açık tutulması için Savunma Üretim Yasası’nın devreye sokulduğunu belirtti. Söz konusu adımın tesislerin faaliyet sürelerini onlarca yıl uzatacağını ve elektrik şebekesinin güvenilirliğini artıracağını söyledi.
Trump ayrıca, West Gateway projesinin temelinin bu yaz atılacağını ve 2028 yazına kadar yılda 12 milyon tondan fazla kömürün farklı ülkelere ihraç edilebileceğini ifade etti. Projenin 10 yıldan uzun süredir geciktirildiğini savundu.
Yeşil enerji yatırımlarına ayrılan yaklaşık 200 milyon dolarlık kaynağın da Maryland’deki bir kömür santralinin yeniden faaliyete geçirilmesi ile Alaska ve West Virginia’da iki yeni kömür santralinin inşa edilmesi için kullanılacağını açıklayan Trump, yeni tesislerin gelişmiş teknolojilerle daha temiz üretim yapacağını söyledi.
ABD’de 2013’ten bu yana yeni bir kömür santrali açılmadığını belirten Trump, yönetiminin halihazırda kömürle ilgili 76 projeyi onayladığını kaydetti. Geçen yıl 17 gigavatlık kömür enerjisinin devre dışı kalmasını önlediklerini savunan Trump, bunun yaklaşık 13 milyon hanenin enerji ihtiyacına karşılık geldiğini söyledi.
ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum da önceki yönetimin kesintili ve hava koşullarına bağlı enerji kaynaklarına aşırı teşvik verdiğini, bu nedenle elektrik şebekesinin risk altına girdiğini öne sürdü. Burgum, “Ülkemize, elektrik şebekemize, yapay zekadaki rekabet gücümüze ve üretime güç sağlamak için uygun fiyatlı, güvenilir ve emniyetli Amerikan enerjisinin omurgası kömürdür” dedi.