Ana içeriğe geç

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: ‘Türkiye'nin evet demeyeceği hiçbir fikir hayata geçmez’

Rum basınında yer alan BM'nin Kıbrıs için "gevşek federasyon" modeli içeren yeni bir plan hazırlığında olduğu iddialarına tepki gösteren KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının ve garantör Türkiye'nin onaylamadığı hiçbir projenin yürürlüğe giremeyeceğini vurguladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: ‘Türkiye'nin evet demeyeceği hiçbir fikir hayata geçmez’
Aydınlık
16

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum basınında çıkan "Birleşmiş Milletler (BM), Kıbrıs sorununda Avrupa Birliği içerisinde yer alan ve geçmişte müzakere edilen federasyon modellerine göre daha gevşek bir yapıyı öngören yeni bir çözüm planı hazırlığında" yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Erhürman, "Her şeyden önce herhalde Kıbrıs Türk tarafı olarak bizlerin ve garantör ülke Türkiye'nin ‘evet' demeyeceği herhangi bir fikrin hayata geçmeyeceğinden kimse kuşku duymuyor değil mi? Çözüm isteyen taraf olarak bizlerin çözümü imkansız kılacak, bizi yeniden sonu gelmeyen müzakerelere hapsedecek, halkımızın eşitliğinden, güvenliğinden, bu adadaki haklarından taviz vermemiz sonucunu doğuracak ya da nihayetinde bizi başa döndürecek bir yola girmeyeceğimizden, daha önce ortaya koyduğumuz metodoloji ve ilkelerden sapmayacağımızdan kuşku duyanlar mı var" ifadelerini kullandı.

‘BİZ MEDYA ARACILIĞIYLA MANİPÜLASYON YAPMIYORUZ’

Süreci ciddiyetle, sabırla ve kararlılıkla yürütmeye devam edeceklerini belirten Erhürman, dışarıdan gelen manipülasyon girişimlerine karşı uyanık olduklarını söyledi. Gelişmeler hakkında halkı ve paydaşları doğrudan bilgilendirdiklerini aktaran Erhürman, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yoksa, aslında 'fırsat bu fırsat belki bunları üç senedir aralıksız anlattıkları metodoloji ve ilkelerden saptırırız' diye heveslenenler mi söz konusu? Kuşkuya da, hevese de yer yok. Hepsi nafile. Ve baştan beri bu süreci ciddiyetle, sabırla, soğukkanlılıkla, kararlılıkla yürüteceğiz diyen bizlerin gaza ya da manipülasyona gelip açıklama yapacağımız ya da manipülasyon yapmaya çalışacağımız düşüncesini hala taşıyan birileri mi var? Merak ediliyorsa söyleyelim: Biz medya aracılığıyla manipülasyon yapmıyoruz, yapmayacağız. Bunun yerine Siyasi Partiler Konseyimizi topladık, Gençlik Koordinasyon Masamızı topladık, sendikalarımızla, ekonomik örgütlerimizle toplanacağız. Medya mensuplarımızla gruplar halinde toplanıyoruz. Sürecin geldiği noktaya ilişkin doğru bilgileri aktarıyoruz, aktaracağız."

‘KIBRIS TÜRK TARAFINI TAHRİK ETME OYUNUNA GELMEYECEĞİZ’

Cumhurbaşkanı Erhürman, yapılan tartışmaları yakından ve dikkatle takip ettiklerini belirterek, sahne arkasındaki niyetlerin farkında olduklarını dile getirdi. Amaçlanan algı operasyonlarına geçit vermeyeceklerini vurgulayan Erhürman, şunları kaydetti:

"Açıklama üzerine açıklama yapanların önemli bir kısmı da aslında gerçeği biliyor. Öğrenmek isteyenlere, ziyarete gelip soru soranlara da anlatıyoruz bu arada. Ama açıklama yaparak, televizyona çıkarak bir şey anlatmaya, pozisyon koymaya çalışmıyoruz. Çünkü eğer amaç ‘Kıbrıs Türk tarafını asılsız iddialarla tahrik edelim, onlar süreci havaya uçursunlar, biz de dünyaya aslında çözüm istemeyen Kıbrıslı Türklerdir mesajı verelim' ise bu oyunlara gelmeyeceğiz. Yapılan tartışmalardan hiç rahatsız değiliz. Dikkatle takip ediyoruz. Kimin ne yapmaya çalıştığını, kimin iyi niyetle katkı koymaya çalışırken, kimin başka hesaplar içinde olduğunu anlayacak kadar aklımız, deneyimimiz, bilgimiz var."

‘HALKIMIZ MÜSTERİH OLSUN’

Yürüttükleri politikanın çizgisinin değişmeyeceğini ifade eden Erhürman, KKTC halkına hitaben, "Ne oyuna ne de gaza geleceğiz. Halkımızı doğru yöntemlerle, zamanlı bir biçimde bilgilendirmeye devam edecek, ciddiyetimizden, sabrımızdan, soğukkanlılığımızdan, kararlılığımızdan asla ödün vermeyeceğiz. Bir kez daha söylüyorum: Halkımız müsterih olsun" dedi.

RUM BASINININ ORTAYA ATTIĞI SENARYO

Rum medyasında geniş yankı uyandıran habere göre, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar'ın temaslarında yeni bir yönetim modelinin tartışıldığı öne sürülmüştü. İddia edilen bu modelin, geçmişteki "ağır federasyon" yerine, Rum tarafının "iki toplumlu iki kesimli federasyon" tezi ile Türk tarafının "egemen eşitlik" talebini orta noktada buluşturmayı hedefleyen bir "gevşek federasyon" yaklaşımı olduğu savunulmuştu. Bu yapının Rumlar tarafından federasyon, Türkler tarafından ise konfederasyon olarak yorumlanabileceği ileri sürülmüştü.

Haberde ayrıca, geçmiş müzakerelerdeki "toprak karşılığı tanınma ve siyasi eşitlik" formülü uyarınca Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgelerinin çeşitli senaryolarda yer aldığı, buna karşılık Türk tarafının siyasi eşitliğinin devlet mekanizmasında işlevsel olarak tanınmasının planlandığı iddia edilmişti.

İKİ KURUCU DEVLET VE YETKİ PAYLAŞIMI İDDİALARI

Söz konusu haberde öngörülen yeni modelin detaylarına ilişkin, geçmişte tartışılan 120 ortak yetkinin ciddi oranda azaltılacağı ve günlük yönetimin büyük bölümünün iki kurucu devlete bırakılacağı ileri sürülmüştü. Merkezi yapının sadece uluslararası temsiliyet ve AB ilişkileriyle sınırlandırılacağı iddia edilen senaryoda, ortak meclis için Avrupa Konseyi modeline benzer bir yapının düşünüldüğü, böylece tarafların veto ve nüfus çoğunluğu kaygılarının önüne geçilmesinin amaçlandığı savunulmuştu.

Yine aynı iddialara göre, başkanlığın Rum tarafı lehine 2'ye 1 veya 3'e 1 oranında dönüşümlü yürütülmesi esnetilmiş bir formül olarak değerlendirilirken; Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in yürütme yetkisinin Rum bir başbakanda kalması şartıyla bu sembolik modeli görüşmeye açık olabileceği iddia edilmişti. Kıbrıs Türk tarafının ise siyasi eşitliğin gereği olarak Bakanlar Kurulu kararlarında en az bir Kıbrıslı Türk üyenin olumlu oy şartını masada tuttuğu ileri sürülmüştü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler