İstanbul için sıcak hava alarmı verildi. Temmuz ayının ilk günlerinde kentte termometreler 31-33 derece aralığını gösterecek. Ancak yüksek nem nedeniyle vücudun hissedeceği sıcaklık 40 derece bandına kadar çıkacak. İstanbul Valiliği de 1 Temmuz Çarşamba günü kentte yılın en sıcak gününün yaşanacağını duyurarak vatandaşları uyardı.
Valilik açıklamasında, “Yarın öğle saatlerinde hissedilen hava sıcaklığı nemle birlikte 40 dereceye kadar yükselecek” denildi.
VALİLİKTEN 11.00-16.00 UYARISI
İstanbul Valiliği, özellikle risk grubundaki vatandaşların günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması gerektiğini bildirdi.
Açıklamada şu uyarı yapıldı:
“Kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın 11.00-16.00 saatleri arasında açık alanda bulunmamaları; sıcak çarpması ve orman yangınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.”
Valiliğin uyarısı, sıcaklığın yalnızca insan sağlığı açısından değil, orman yangınları açısından da risk oluşturduğunu ortaya koydu.
KADIOĞLU: GİZLİ KELİMESİ ÇOK YERİNDE
Meteoroloji ve afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da Süper Haber'e yaptığı açıklamada, İstanbul için kritik uyarılarda bulundu.
Kadıoğlu, 1-2 Temmuz tarihlerine dikkat çekerek, kentte yaşanacak durumu “sessiz/sinsi afet” olarak nitelendirdi.
“İstanbul yarın gizli bir afet mi yaşayacak?” sorusuna “Kısmen evet” yanıtını veren Kadıoğlu, “Gizli kelimesi çok yerinde” dedi.
Kadıoğlu, MGM verilerine göre 1 Temmuz’da termometrenin en yüksek 33 dereceyi göstereceğini, ancak yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın yaklaşık 42 dereceye kadar çıkabileceğini söyledi.
“DEPREM GİBİ YIKMAZ, SEL GİBİ SÜRÜKLEMEZ”
Kadıoğlu’na göre sıcak hava dalgalarının en tehlikeli yanı, görünür bir yıkım yaratmadan insan sağlığını tehdit etmesi.
Yüksek nemin terlemeyi etkisiz hale getirdiğini belirten Kadıoğlu, vücudun kendini soğutmakta zorlanacağını söyledi.
Kadıoğlu, “Hava nemliyken ter buharlaşamaz, vücut kendini soğutamaz. Bu afet deprem gibi yıkmaz, sel gibi sürüklemez; bu yüzden ben buna sessiz/sinsi afet diyorum” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK RİSK KLİMASIZ EVLERDE
Kadıoğlu, sıcak hava dalgalarında kayıpların çoğu zaman sokakta değil, klimasız ve yeterince serinletilemeyen evlerde yaşandığını vurguladı.
En riskli gruplar arasında 65 yaş üstü kişiler, kalp-damar hastaları, solunum rahatsızlığı bulunanlar, bebekler ve açık havada çalışanlar yer alıyor.
Uzmanlara göre yüksek nemle birleşen sıcaklık, özellikle kronik hastalığı bulunanlarda sıcak çarpması, tansiyon dengesizliği, kalp ritim bozukluğu, halsizlik ve bilinç bulanıklığı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
“40 DERECE ARTIK İSTİSNA DEĞİL”
Kadıoğlu, İstanbul’da hissedilen sıcaklığın 40 dereceye çıkmasının artık istisnai bir durum olmaktan uzaklaştığını söyledi.
Küresel ısınmanın tabanı yukarı çektiğini, beton ve asfaltın oluşturduğu kent ısı adasının ise İstanbul’u geceleri bile serinleyemeyen bir şehir haline getirdiğini belirten Kadıoğlu, “40 derece hissedilen artık istisna değil; sıklığı ve süresi artan, her yaz tekrarlayan bir manzaraya dönüşüyor” dedi.
TROPİKAL GECELER ARTIYOR
Kadıoğlu, İstanbul’da “tropikal gece” sayısının da arttığına dikkat çekti.
Tropikal gece, hava sıcaklığının gece boyunca 20 derecenin altına inmediği dönemleri ifade ediyor.
Bu durum, özellikle büyükşehirlerde vücudun gece boyunca dinlenmesini ve serinlemesini zorlaştırıyor. Gündüz yüksek sıcaklığa maruz kalan kişiler, gece de yeterince serinleyemediği için sağlık riski daha da büyüyor.
“NORMAL YAZ” KAVRAMI DEĞİŞİYOR
Prof. Dr. Kadıoğlu’na göre Türkiye’de ve özellikle büyükşehirlerde “normal yaz” kavramı yeniden tanımlanıyor.
Eskiden aşırı sıcakların daha çok temmuz ve ağustos aylarına sıkıştığını belirten Kadıoğlu, artık sıcak hava dalgalarının mayıs sonunda başlayıp eylül ayına sarktığını söyledi.
Kadıoğlu, yaz mevsiminin pratikte 4-5 aya doğru genişlediğini belirterek, önümüzdeki yıllarda İstanbul’da daha sık ve daha uzun sıcak hava dalgaları görülebileceği uyarısında bulundu.
AVRUPA’DAKİ SICAK HAVA DALGASININ PARÇASI
Kadıoğlu, Avrupa’yı etkileyen sıcak hava dalgası ile Türkiye’deki sıcaklık artışının aynı büyük atmosferik sistemin parçası olduğunu söyledi.
Avrupa’da yüksek basınç alanının oluşturduğu “ısı kubbesi”nin hava akımlarını kilitlediğini belirten Kadıoğlu, bu sistemin Balkanlar üzerinden Türkiye’ye sıcak hava taşıdığını ifade etti.
Kadıoğlu’na göre Avrupa’da öne çıkan risk kuru ve aşırı yüksek sıcaklık olurken, İstanbul’daki asıl tehlike orta-yüksek sıcaklık ile yüksek nemin birleşmesi.
İSTANBUL’DA ŞEHİR ISI ADASI ETKİSİ
İstanbul’un yoğun betonlaşma, asfalt yüzeyler ve daralan yeşil alanlar nedeniyle sıcaklığı daha ağır hissettiği belirtiliyor.
Kent ısı adası etkisi, gündüz depolanan sıcaklığın gece dışarı atılamamasına yol açıyor. Bu nedenle şehir merkezlerinde sıcaklık, kırsal alanlara göre geceleri birkaç derece daha yüksek kalabiliyor.
Bu tablo, özellikle yaşlılar ve kronik hastalar için gece saatlerinde de riskin devam ettiği anlamına geliyor.
SICAK ÇARPMASINA DİKKAT
Uzmanlara göre sıcak çarpması, vücudun ısı dengesini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor ve acil müdahale gerektirebiliyor.
Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı, kas krampları, bilinç bulanıklığı, hızlı nabız ve yüksek ateş sıcak çarpmasının belirtileri arasında yer alıyor.
Bu belirtilerin görülmesi halinde kişinin serin bir ortama alınması, sıvı kaybının giderilmesi ve sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerekiyor.
VATANDAŞLAR NE YAPMALI?
Uzmanlar ve Valilik uyarıları doğrultusunda İstanbulluların özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında açık alanda bulunmaması gerekiyor.
Zorunlu olmadıkça güneşe çıkılmamalı, bol su tüketilmeli, ağır fiziksel aktiviteler ertelenmeli, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih edilmeli.
Yaşlılar, bebekler, kronik hastalar ve yalnız yaşayan kişiler sık sık kontrol edilmeli.
Açık havada çalışanların ise gölge ve dinlenme aralarını artırması, su tüketimini ihmal etmemesi ve işverenlerin çalışma koşullarını sıcak hava riskine göre düzenlemesi gerekiyor.
ORMAN YANGINI RİSKİ DE YÜKSELİYOR
Sıcak hava dalgası yalnızca sağlık açısından değil, orman yangınları açısından da risk yaratıyor.
Valilik açıklamasında sıcak çarpmasının yanı sıra orman yangınlarına karşı da dikkatli ve tedbirli olunması istendi.
Uzmanlar, ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmariti atılmaması, cam ve plastik atık bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
“YIKMAYAN AMA CAN ALABİLEN TEHLİKE”
Kadıoğlu’nun vatandaşlar için yaptığı uyarı ise tek cümlede özetlendi:
“Çarşamba-Perşembe termometre 31-33 derece yazsa da nem yüzünden vücudunuz 40 dereceye varan sıcaklık hissedecek; bu yıkmayan ama can alabilen sessiz bir tehlikedir. Bol su için, 10.00-16.00 arası güneşten kaçının, yalnız yaşayan yaşlıları arayın.”
İstanbul için kritik iki gün boyunca resmi uyarıların takip edilmesi, özellikle risk grubundaki vatandaşların günün en sıcak saatlerinde korunması büyük önem taşıyor.