Ana içeriğe geç

Helikopterin düşmesi sadece bahaneymiş! Trump'ın İran'ı vurma kararının arkasındaki asıl gerçek bambaşka çıktı

Trump'ın operasyon emrinin arkasındaki asıl nedenin helikopter kazasından çok daha derin olduğu ortaya çıktı. Axios'un üst düzey Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı şok rapora göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın İran topraklarını havadan vurma kararının arkasında, Tahran yönetiminin nükleer anlaşma teklifine tam iki hafta boyunca cevap vermeyip 'ayak sürümesi' yer alıyor

Helikopterin düşmesi sadece bahaneymiş! Trump'ın İran'ı vurma kararının arkasındaki asıl gerçek bambaşka çıktı
Türkiye Gazetesi
16

Trump'ın operasyon emrinin arkasındaki asıl nedenin helikopter kazasından çok daha derin olduğu ortaya çıktı. Axios'un üst düzey Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı şok rapora göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın İran topraklarını havadan vurma kararının arkasında, Tahran yönetiminin nükleer anlaşma teklifine tam iki hafta boyunca cevap vermeyip 'ayak sürümesi' yer alıyor

ABD ve İran arasında Basra Körfezi'nde patlak veren askeri çatışmaların perde arkasındaki diplomatik kördüğüm deşifre oldu.

Axios haber sitesinin üst düzey Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran topraklarını havadan vurma kararının arkasında yatan asıl neden, Tahran yönetiminin masadaki son nükleer anlaşma teklifine cevap vermeyip kendisini neredeyse iki haftadır bekletmesi oldu.

Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan Apache helikopterinin İran İHA'sı ile çarpışarak düşmesi bardağı taşıran son damla olsa da, perde arkasında Tahran'ın taktiksel oyalama hamleleri ve "ayak sürümesi" Trump’ı asıl kızdıran ve çileden çıkaran unsur haline geldi.

TRUMP: "TELEVİZYONUNUZU AÇIN, ONLARI YİNE VURACAĞIZ"

Müzakerelerde İran'ın ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" ve kasıtlı olarak zaman kazandığını belirten Trump, askeri operasyonlar sürerken yeni tehditlerde bulundu. Trump, "İran çok konuşuyor, bizi enayi yerine koyup oyalıyor. Bugün onlara yine sert bir darbe indireceğiz. Televizyonunuzu açmadıysanız kaçırırsanız diye şimdiden söylüyorum. Bu sürecin sonunda anlaşmada ne olacağını hep birlikte göreceğiz." şeklinde konuştu.

Trump'ın bu tehditlerine Tahran'dan cevap gecikmedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Amerikan başkanının bu söylemlerinin bir güç gösterisi değil, sahada yaşanan derin bir "çaresizlik" itirafı olduğunu ileri sürdü.

İKİ HAFTALIK BEKLEME OYUNU

Axios’un ele geçirdiği istihbarat raporlarına göre, iki ülke mayıs ayının sonunda savaşı bitirecek ve Hürmüz Boğazı'nı uluslararası ticarete açacak bir mutabakat metni üzerinde aslında uzlaşmaya çok yaklaşmıştı. Ancak 29 Mayıs'ta Beyaz Saray Durum Odası’nda kurmaylarıyla toplanan Trump, metne stratejik iki yeni ağır şart eklenmesini istedi. Trump'ın İran'a ilettiği talepler şunlardı:

İran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu 60 gün içinde tamamen seyreltmesi.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen hiçbir küresel gemiden geçiş ücreti talep etmeyeceğini taahhüt etmesi.

Trump bu taleplere karşılık, seyreltme işleminin uranyum yurt dışına çıkarılmadan, UAEA gözetiminde İran topraklarında yapılmasına onay vererek büyük bir taviz de sundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yeni şartları değerlendirmek için 4-5 güne ihtiyaçları olduğunu bildirse de, süreç tam iki haftalık bekleme oyununa döndü. Bu esnada Amerikan medyasında Trump’ın İran’a karşı "yumuşak davrandığı" yönündeki alaycı haberler ve Washington'daki şahinlerin eleştirileri, başkanın sabrını tamamen tüketti.

Bölgesel kaynaklara göre, ABD'li müzakereciler son 12 gün boyunca Tahran’a, "Süreci baltalayacak taktiksel bir provokasyon veya askeri kaza yaşanmadan önce derhal resmi cevapla masaya dönün" uyarısı yaptı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, geçen cumartesi günü cevabı Mücteba Hamaney onayına sunduklarını ve pazar günü Beyaz Saray'a ileteceklerini iletti.

Ancak tam bu süreçte İsrail'in Beyrut'u vurması, ardından İran'ın İsrail'e füze fırlatması ve Tel Aviv'in Tahran'a misilleme yapması masayı devirdi. Bölgesel bir diplomatik kaynak, "İranlılara, İsrail'e karşılık vererek Netanyahu'ya bu müzakereleri sabote etmesi için altın bir fırsat sunduklarını söyledik" dedi. Saldırıların ardından İran yönetimi, Washington ile bir anlaşma imzalayarak "İsrail bombardımanına boyun eğmiş" gibi görünmekten çekindiği için süreci dondurdu.

İran'ın oyalama taktikleri sürerken Hürmüz Boğazı'nda Apache helikopterinin düşmesiyle Trump saldırı düğmesine bastı. Üst düzey iki Beyaz Saray yetkilisi, İHA çarpışmasının kaza olup olmadığı henüz netleşmeden operasyon emri verildiğini itiraf etti. Yetkililer, "Müdahale etmeseydik dünyada zayıf görünürdük ve masadaki konumumuz biterdi" dedi.

Salı günü saat 17.00 sularında ABD savaş uçakları havalanmışken Beyaz Saray, Tahran'a gizli hatlardan "Sadece hava savunma ve radar sistemlerini vuracağız. Eğer pilotlarımız ölseydi bugün çok farklı bir senaryoyu konuşuyor olurduk" mesajı gönderdi. Can kaybını önleyecek şekilde orantılı ayarlanan bu ilk bombardımanın ardından Tahran, sınırlı bir askeri karşılık verdi.

Trump, İran'la anlaşmaya varılmaması durumunda saldırıların "şiddetli" şekilde süreceğini yineledi.

İran'ın içindeki hedefleri vurmak için 49 Tomahawk füzesinin kullanıldığını belirten Trump, bunların bir kısmının başkent Tahran'a yaklaşık 65 kilometre mesafede olduğunu söyledi.

Trump, ABD'ye ait savaş uçaklarının İran hava sahasında uçtuğunu belirterek, ülkenin güneybatı bölgelerinde radar ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini kaydetti.

"İranlı üst düzey yetkililerin kendisini aradığını ve bombalamayı durdurmalarını istediğini" aktaran Trump, saldırıların yakında duracağını belirtti.

İran'ın anlaşmayı imzalamaması halinde ise Trump, küfürlü bir ifade kullanarak, eğer anlaşmayı imzalamazlarsa yarın onları çok "şiddetli" şekilde bombalayacaklarını vurguladı.

Trump, bunun dünya üzerinde en çok ihlal edilen ateşkes olduğunu da savundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler