Hamide HANGÜL
İstanbul Sanayi Odasının (İSO) hazırladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırması açıklandı. 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024’e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar TL’ye çıktı. Zirvenin sahibi değişmedi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, enflasyonla mücadele kapsamında dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluğun satış gelirlerini baskılamaya devam ettiğini söyledi.
Bahçıvan, “2025 yılı, enflasyonla mücadelenin belirleyici olduğu; sıkı para politikasının sürdürüldüğü bir yıldı. Sanayicimiz; artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştı” dedi. Bahçıvan, son 10 yılın en kötü ikinci faaliyet kârı olduğunu vurguladı.
İSO 500 sonuçları, yüksek faiz oranları ve artan finansman yüklerinin, kârlılık göstergelerini sınırlamaya devam ettiğini gösterdi. İSO 500’ün 2025 yılı sonuçlarına göre, sanayi kuruluşlarının kârları, 2024 yılındaki sert düşüşün ardından 2025’te güçlü nominal iyileşmeler kaydetmesine karşın, kârlılık göstergeleri tarihsel ortalamaların gerisinde seyretti. Faaliyet kârı 2025 yılında yüzde 57,1 artışla 641 milyar TL’den 1 trilyon TL’ye yükselmesine karşın, yüzde 7,7’lik oranla 2015-2024 arası yüzde 10,4 olan ortalamanın altında kaldı. Bu dönemde finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı ise yüzde 96,6’dan yüzde 84,9’a gerilese de kârlılığı baskılamaya devam ettiği belirlendi.
Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) toplamı da yüzde 37,5 artarak 1,8 trilyon TL oldu. Bu artış, FAVÖK kârlılığı oranını yüzde 12,8’den yüzde 13,9’a çıkardı. Böylece söz konusu oran, 2015- 2024 ortalaması olan yüzde 14’e yakın gerçekleşti.
Zirvenin sahibi değişmedi ama…
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde zirvenin sahibi yine 698 milyar 789 milyon TL’lık üretimden satışlar rakamıyla TÜPRAŞ oldu. TÜPRAŞ, 1983 yılından bu yana listede 42 defa birinci olurken, son 21 yıldır ise zirveyi kimseye kaptırmadı. Fakat bu yıl TÜPRAŞ ile aradaki mesafeyi Ford hızla kapatmaya başladı. TÜPRAŞ’ın üretimden satışları sadece yüzde 7,2 artarken ikinci sırada yer alan Ford Otomotiv’de büyüme yüzde 51,2 oldu. Ford Otomotiv’de üretimden sa
olurken, Star Rafineri 327 milyar 854 milyon TL’lık üretim rakamıyla üçüncü oldu. Listenin ilk 3 sırasında isimler değişmese de 2024’te 6’ncı sırada bulunan OYAK-Renault 235,5 milyar TL ile 4’üncülüğe yükseldi. Onu 206,3 milyar TL’lık üretimden satışla Toyota Otomotiv, 165,7 milyar TL ile Arçelik izledi. Geçen yılki listede ilk 10’da bulunmayan ve 11. sırada yer alan TUSAŞ’ın 140,9 milyar TL’lik üretimden satışla 7’nciliğe, 16. basamakta bulunan TPAO’nun 138,8 milyar TL ile 8’inciliğe, 17. sıradaki ASELSAN’ın 130,2 milyar TL ile 9’unculuğa yükselmesi dikkati çekti. Mercedes-Benz ise 127 milyar TL’lik üretimden satışla 12’ncilikten 10’unculuğa yükselerek ilk 10’a girdi.
Üretimden satışlar 11 trilyonu devirdi
Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024’e göre yüzde 28 artışla 11 trilyon 118 milyar TL’ye çıktı. 2025’te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yİ-ÜFE baz alındığında, üretimden satışların reel olarak yüzde 2,1 arttığı görüldü. Böylece 2022’de yüzde 4,2, 2023’te yüzde 5,2 ve 2024’te yüzde 3,4 olan reel düşüş, 2025 yılında ılımlı bir pozitif büyümeye döndü. Bununla birlikte, bu sınırlı reel artış, satışlardaki zayıf performansın sürdüğüne işaret etti. Üretimden satışların 50’lik gruplara göre dağılımına bakıldığında İSO 500 içinde ölçek yapısının genel olarak korunduğu görüldü. İlk 10 şirketin İSO 500’deki ağırlığı, önceki yıllara göre hafif bir düşüş gösterse de yüzde 24,4 ile yüzde 25 bandına yakın seyrini sürdürdü.
İSO 500’den 104,7 milyar dolarlık ihracat
Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 273,3 milyar dolarlık ihracatın 104,7 milyar dolarını İSO 500’deki şirketler yaptı. 2025’te Türkiye’nin genel mal ihracatı yüzde 4,4 artarken, İSO 500’ün ihracat artışının yüzde 8,4 olması dikkati çekti. Dış rekabet koşullarının giderek zorlaştığı bir dönemde, İSO 500 kuruluşlarının ihracatını daha güçlü bir ivmeyle artırması, Türk sanayisinin dış pazarlardaki dayanıklılığını ve rekabet gücünü ortaya koydu. İSO 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı 1,4 puan artışla yüzde 39,7’ye yükselerek yüzde 40 bandındaki seviyesini sürdürdü.
Kambiyo zararı 172 milyar TL’ye yaklaştı
FAVÖK göstergesinde ise zarar eden firma sayısı 1 adet azalarak 18’e geriledi. Şirketlerin 2024’te 35 milyar TL civarında olan net kambiyo zararı, 2025’te 172 milyar TL’ye yaklaştı. Böylece bir önceki yıl net satışlara oranla yüzde 0,3 seviyesinde olan kambiyo net zararı, 1 puan artarak yüzde 1,3’e çıktı. Kambiyo zararı dışındaki üretim faaliyeti dışı gelir ve giderlerden elde edilen net kâr ise 2025’te yüzde 43 artarak 484 milyar TL’ye yükseldi.
Finansmana erişim hayati gereklilik
Araştırma sonuçlarını değerlendiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Bu koşullar altında sanayicimiz, artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştı” diye konuştu.
Sanayi kuruluşları açısından finansmana erişimin yalnızca bir maliyet unsuru değil, üretimin devamlılığı, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması ve yatırım kapasitesinin korunması bakımından hayati bir gereklilik olduğunu vurgulayan Bahçıvan, finansmana erişimin zorlaştığı ve borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir ortamda, bu gerekliliğin firmalar üzerinde ağır bir kârlılık baskısına dönüştüğünü söyledi. Bahçıvan, “Finansman maliyetlerinin yüksek kaldığı bir ortamda, sanayi kuruluşlarının esas faaliyetlerinden yarattıkları değer, önemli ölçüde finansman yükü tarafından aşındırılmaktadır. Bu durum, sadece dönem kârlılığını değil, firmaların yatırım yapma, büyüme ve rekabet güçlerini koruma kapasitesini de doğrudan sınırlandırmaktadır” dedi.
Kredi ihtiyacı güçlü seyrini sürdürüyor
Bahçıvan, 2021-2024 döneminde diğer borçlar mali borçlardan daha hızlı büyürken 2025’te bu eğilimin tersine döndüğünü belirterek, yüksek finansman maliyetleri ve kredi koşullarındaki sıkılaşmaya rağmen firmaların kredi ihtiyacının güçlü seyrini koruduğunu, bu nedenle mali borçların toplam borçlar içindeki payının yeniden yüzde 50’nin üzerine çıktığını anlattı.
Sanayici 3 büyük banka ile buluşacak
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, reel sektörün yurt dışından borçlanma eğiliminin arttığına işaret etti. Zorda olan firmaların peyderpey arttığını gözlemlediklerini belirten Bahçıvan, “Sanayi sektörünün farklı bir finansman bakış açısıyla değerlendirilmesinin artık zamanın geldiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Önümüzdeki hafta haziran ayı meclis toplantımıza 3 büyük kamu bankası genel müdürümüz katılacaklar. Finansmanın önemini ve bu konuda acil yapılması gerekenleri toplantıda değerlendireceğiz” dedi.
Halka açık şirket sayısı 91 ile rekor kırdı
İSO 500’de halka açık kuruluş sayısında son yıllarda yaşanan dikkati çeken ivme 2025’te de sürdü. 2022’de 73’e, 2023’te 85’e, 2024’te ise 88’e yükselen halka açık şirket sayısı geçen yıl 3 adet daha artarak 91’e çıktı ve İSO 500 tarihindeki en yüksek seviyesine ulaştı. Bu gelişme, sanayi şirketlerinin sermaye piyasalarına ilgisinin artması ve finansman yapılarının çeşitlenmesi açısından olumlu bulundu.
Tavukçular listede döküldü, yağcılar vites artırdı
İSO 500 2025 listesinde son günlerde kamuoyunda geçtikleri denetim süreci ile manşetlere taşınan tavuk firmalarının düşüşü damga vurdu. Listede yer alan 11 firma sıralamada 13 ile 31 sıra arasında düşüş gösterdi. Listeye yeni giren tek tavuk firması ise Aksu Piliç oldu ve 437’nci sırada yer aldı. Yağ firmaları ise bu yıl listede dikkat çeken yükselişler gösterdi.
Listede 15 yağ firması yer aldı ve 13 firma sıralamada 13 ile 171 sıra arasında yükseldi. Yağ firmalarından listeye 243’üncü sıradan Küçükbay Yağ (Orkide) girdi. Listede tek gerileyen firma ise Abalıoğlu Yağ oldu ve 6 sıra geriledi. Listeye 12’nci sıradan giriş yapan ARCA Savunma ise dikkat çekti. TSK’dan yüzbaşı rütbesiyle emekli olan İsmail Terlemez tarafından kurulan Sungurlu – Çorum merkezli Arca Savunma en son Estonya’da mühimmat üretim tesisi kuruluş haberleriyle gündeme gelmişti. Şirket tesislerinde patlayıcı kimyasallarından roket ve mühimmat fabrikalarına kadar bir çok kalibrede entegre üretim yapıyor.

