Ana içeriğe geç

108 bin hayvan dağıtılacak

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hayata geçirdiği Gelir Garantili Besicilik Projesi ile 3 bin 600 üreticiye 108 bin baş hayvan dağıtılacak.

108 bin hayvan dağıtılacak
Turktime
16

Hayvancılıkta üreticiye gelir garantisinin verildiği yeni dönem yoğun ilgi gördü. Gelir Garantili Besicilik Projesi programı kapsamında 108 bin baş hayvan dağıtılacak. Devletin hem hayvan sağlayıp hem de alım garantisi verdiği model hayvancılıkta yeni bir dönemin de kapılarını aralayacak.

BELİRSİZLİĞİ BİTİREN GÜVEN ORTAMI
Türkiye'de yıllardır kırmızı et üretiminin önündeki en büyük engellerden biri olan gelir belirsizliğini ortadan kaldırmayı hedefleyen yeni bir model devreye girdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın geçtiğimiz hafta duyurduğu "Gelir Garantili Besicilik Projesi", daha ilk günlerden itibaren küçük ölçekli üreticilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Bakanlık verilerine göre program kapsamında 3 bin 600 üretici hak sahibi olurken, yıl sonuna kadar toplam 108 bin baş besilik hayvan üreticilerle buluşturulacak.

Son yıllarda yem, enerji ve finansman maliyetlerindeki artış nedeniyle birçok besici üretimden çekilirken, sektör temsilcileri yeni modelin özellikle aile işletmeleri açısından önemli bir güven ortamı oluşturacağını belirtiyor. Uzmanlara göre program, yalnızca bir destek paketi değil, aynı zamanda Türkiye hayvancılığında yeni bir üretim modelinin başlangıcı olma potansiyeli taşıyor.

"SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİN YENİ NESİL MODELİ"
Hayvancılık sektöründe üreticiler yıllardır hayvanı alırken maliyet hesabı yapabiliyor ancak aylar sonra hangi fiyattan satacağını öngöremiyordu. Özellikle piyasa dalgalanmaları nedeniyle birçok işletme zarar ederken bazı üreticiler faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı. Yeni sistem bu riski ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Program kapsamında Et ve Süt Kurumu tarafından temin edilen besilik hayvanlar üreticilere verilecek. Besi sürecinin ardından aynı kurum hayvanları önceden belirlenen şartlar çerçevesinde geri satın alacak. Böylece üretici aylar sonrasına ilişkin fiyat riskini önemli ölçüde azaltmış olacak. Sektör temsilcileri uygulamayı "hayvancılıkta sözleşmeli üretimin yeni nesil modeli" olarak değerlendiriyor.

ÜRETİCİNİN NAKİT AKIŞINA ÖNEMLİ KATKI
Programın ölçeği de dikkat çekiyor. İlk etapta 3 bin 600 üretici sisteme dahil edilirken toplam 108 bin baş besilik hayvanın dağıtılması planlanıyor. Bu rakam son yıllarda küçük üreticiye yönelik gerçekleştirilen en kapsamlı desteklerden biri olarak gösteriliyor. Hayvan başına sağlanan fiyat avantajı da üreticilerin ilgisini artıran unsurlar arasında yer alıyor. Bakanlık verilerine göre üreticiler kilogram başına yaklaşık 110 lira avantaj elde edecek. Bu oran bazı hesaplamalara göre yüzde 25'in üzerinde maliyet avantajı anlamına geliyor. Uzmanlar, özellikle son dönemde kredi maliyetlerinin yükseldiği ve işletme sermayesine erişimin zorlaştığı bir dönemde bu desteğin üreticinin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını ifade ediyor.

YAPAY ZEKA İLE ERKEN TESPİT VE TASARRUF
Programın dikkat çeken bir diğer boyutu ise dijitalleşme. Tarım Bakanlığı son dönemde hayvancılıkta yapay zekâ ve veri analitiği uygulamalarını yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyor. Yeni dönemde sensörlerle takip edilen hayvanların yem tüketimleri, kilo artışları, hareketlilikleri ve sağlık durumları analiz edilecek.

Yapay zekâ algoritmaları sayesinde olası hastalıklar erken tespit edilirken verim kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Dünyada akıllı hayvancılık uygulamalarını kullanan işletmelerde yem maliyetlerinde yüzde 10 ila 15 arasında tasarruf sağlandığı belirtiliyor. Türkiye'nin de bu dönüşümle daha düşük maliyetle daha yüksek verim elde etmesi bekleniyor.

KIRSAL KALKINMAYA STRATEJİK DOKUNUŞ
Programın en dikkat çekici yönlerinden biri de doğrudan küçük aile işletmelerine odaklanması. Türkiye'de son yıllarda birçok küçük besici artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşırken sektör giderek büyük işletmelerin ağırlık kazandığı bir yapıya dönüştü. Yeni modelde ise 200 başın altındaki işletmeler öncelikli olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, kırsalda üretimin devamlılığı ve köylerde ekonomik hareketliliğin korunması açısından aile işletmelerini stratejik önemde görüyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, yalnızca et üretimine değil kırsal kalkınmaya da katkı sağlayacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler