Ana içeriğe geç

TÜSİAD, Türkiye’de yeni bir kalkınma hikâyesi için reform ve demokrasi çağrısı yaptı

Başkan Ozan Diren, “İnsanlığın ihtiyacı insan haklarını, toplumsal uzlaşıyı güçlendiren nitelikli bir demokratik anlayıştır. Daha öngörülebilir hukuk, daha güçlü yatırım demektir” dedi.

TÜSİAD, Türkiye’de yeni bir kalkınma hikâyesi için reform ve demokrasi çağrısı yaptı
Cumhuriyet
16

Türkiye İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, belirsizliklerle şekillenen yeni dünya düzeninde Türkiye’nin büyüme odağıyla sınırlı kalmayan yeni bir kalkınma hikâyesi yazması gerektiğini, bunun önemli bir aracının da demokratik anlayış olduğunu söyledi.

TÜSİAD dün yılın ikinci YİK toplantısını yaptı. Küresel ekonomide güç dengelerindeki değişime dikkat çekilen toplantıda Türkiye’nin insan kaynağı ve üretimde nitelik odaklı bir yön değişimine ihtiyacı ile AB ile ilişkilerin kritik önemi vurgulandı. Açılış konuşmasını yapan YİK Başkanı Ömer Aras, dünyada üretim, enerji ve teknoloji haritası değiştiği için çatışma ve belirsizliklerin süreceği, bu ortamda karşılıklı bağımlılıkların silah olarak kullanılacağı uyarısını yaptı. Türkiye’nin coğrafi konum, üretim kabiliyeti ve ekonomik çeşitlilik açısından avantajlı olduğunu ama yalnızca ekonomik büyümenin yeterli olmadığını belirten Aras, şunları söyledi:

“Türkiye’nin yeni kalkınma hikâyesi; daha yüksek verimlilik, daha katma değer, daha yüksek teknoloji kapasitesi, daha yetkin insan ve daha dayanıklı bir ekonomi üzerine kurulmalı. Mevcut ekonomik çeşitlilik, bağlantılı olmayan kapasite adacıkları hâlinde kalmaya devam ederse gerçek potansiyelini ortaya koyamaz. Temel mesele, mevcut kapasiteyi birbirine bağlamaktır. En önemli stratejik hedeflerimizden biri AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye’nin ‘Made in Europe’ yaklaşımının doğal bir parçası olması.”

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren ise bilgi toplumuna geçişte dönüşümün, sanayi toplumunun aksine herkes için adil bir zemininde gerçekleşmesi gerektiğini söyleyerek şunları vurguladı:

KAPSAYICI KURUMLAR ŞART

- Bugün insanlığın ihtiyacı; insan haklarını, kapsayıcı kurumları ve toplumsal uzlaşıyı güçlendiren daha nitelikli bir demokratik anlayıştır. Daha kapsayıcı kurumlar, daha güçlü ekonomi demektir. Daha öngörülebilir hukuk, daha güçlü yatırım demektir. Daha geniş özgürlük alanı, daha yüksek inovasyon kapasitesi demektir.

- Dezenflasyon sürecinden taviz verilmemesi, para politikasının kararlılığı, maliye politikasının uyumu fiyat istikrarına ulaşma sürecinde belirleyici olacak. Ama tek başına yeterli olmadığını biliyoruz.

- Dezenflasyon hedefimizi; üretim, ihracat ve sanayi dönüşümünü ele alan tamamlayıcı araçlarla desteklemeliyiz. Reel sektörün yalnızca finansmana değil, kamunun destekleyici ve yol gösterici rolüyle güçlenen bir yön duygusuna da ihtiyacı var.

Kaynağa Git

İlgili Haberler