Berlin yönetiminin İsrail’e yönelik silah ihracatı son 20 ayın toplamını geride bırakarak rekor seviyeye ulaştı. Federal Dışişleri Bakanlığının meclis sorusuna verdiği yanıta göre, 2026’nın ilk beş ayında onaylanan 800 milyon avroluk lisansın büyük kısmı dev deniz projesine ayrıldı. Aynı raporda, Türkiye menşeli askeri malların İsrail’e girmeye devam ettiği bilgisi de dikkat çekti.
BİR YANDA 'ENDİŞE' SÖZLERİ DİĞER YANDA MİLYARLIK LİSANSLAR
Berlin yönetimi, Gazze'deki askeri operasyonların yol açtığı yıkıma dair 'endişe' duyduğunu açıklarken, İsrail'e yönelik silah ihracatında son 20 ayın toplamını geride bırakan rekor bir artışa imza attı.
Federal Dışişleri Bakanlığının aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin meclis sorusuna verdiği yanıta göre; Berlin hükümeti 2026’nın ilk beş ayında İsrail’e yaklaşık 800 milyon avro değerinde silah ihracat lisansı onayladı. Bu rakam, önceki 20 ayın toplamından daha yüksek bir seviyeye karşılık gelirken, onayların neredeyse tamamının Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleştiği belgelendi.
NÜKLEER KAPASİTELİ DENİZALTI İSRAİL DONANMASINA TESLİM EDİLDİ
Alman hükümetinin onayladığı silahların değerinin yüzde 60’ından fazlasını ismi açıklanmayan “büyük deniz projesi” oluşturdu. Analistler bu projenin, Alman üretici TKMS tarafından inşa edilen bir denizaltı olduğunu kaydetti.
Al Jazeera’da yer alan habere göre, söz konusu denizaltının nükleer kapasiteye sahip Dolphin II sınıfı INS Drakon olduğu tahmin ediliyor. Geçen yıl Kiel’deki tersanede ilk seferini yapan ve geçen hafta İsrail donanmasına resmen teslim edilen denizaltının değerinin 480 milyon avro olduğu belirtiliyor.
Drakon isimli denizaltı, nükleer başlıklı seyir füzeleri ve balistik füzeler fırlatabilen dikey atış sistemine sahip. İsrail bu teslimatla, modern ve havadan bağımsız tahrik sistemine sahip konvansiyonel bir denizaltıda bu sistemi bulunduran, Güney Kore’den sonra ikinci ülke konumuna geldi.
'İKİNCİ SALDIRI' YETENEĞİ VE ŞEFFAFLIK EKSİKLİĞİ
Deniz denemeleri sırasında kulesi branda ve fiberglas plakalarla kapatılan bu sınıf denizaltılar, stratejik açıdan bir ülkeye nükleer saldırı yapılması durumunda "ikinci vuruş kabiliyeti" sağlıyor. Mayıs ayında TKMS, İsrail’in en büyük özel savunma yüklenicisi Elbit Systems ile gelecekteki iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı.
Söz konusu sevkiyatlar karşısında Alman Dışişleri Bakanlığı ile silah ihracat lisanslarından sorumlu Ekonomi ve Enerji Bakanlığı yorum yapmayı reddetti. Bonn Uluslararası Çatışma Araştırmaları Merkezi’nden kıdemli araştırmacı Max Mutschler durumu, "Ne yazık ki federal hükümetin bunu açıkça belirtmemesi de silah ihracatındaki şeffaflık eksikliğinin tipik bir örneği" sözleriyle değerlendirdi.
Geçen yıl, siparişi 2012 yılına dayanan denizaltıya ilişkin ihracat lisansının verilip verilmediği konusunda çelişkili haberler çıkmıştı. TKMS lisansın verildiğine işaret ederken, Alman hükümeti o dönem bunu yalanlamıştı. Bu zıt kararların, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda Almanya aleyhine yürütülen süreç ve İsrail’e silah ihracatına büyük ölçüde karşı duran Alman kamuoyundaki değişimden kaynaklandığı değerlendiriliyor.
"GAZZE'Yİ AÇ BIRAKMAK İÇİN ALMAN GEMİLERİ KULLANILDI"
İngiliz araştırma kuruluşu Shadow World Investigations’tan Ruth Rohde ise Al Jazeera’ye yaptığı değerlendirmede şu verileri paylaştı:
"İsrail Alman gemilerini Gazze’yi vurmak, ablukaya alıp aç bırakmak için kullandı ve nükleer silahları konuşlandırmak için denizaltılardan yararlanıyor. İsrail komşularına karşı acımasız savaşlar yürütüp Gazze’de soykırım işlerken, bu denizaltı ihracatı İsrail’e kitle imha cephaneliğinde bir araç daha sağlayacak."
Berlin’in İsrail’e yönelik silah ihracat politikasında zikzaklar dikkat çekiyor. Ağustos başında Başbakan Friedrich Merz, Almanya’nın Gazze Şeridi’nde İsrail tarafından kullanılabilecek askeri teçhizat için artık yeni lisans vermeyeceğini duyurmuştu. O dönemde Al Jazeera’nin bir araştırması, Almanya’nın Ekim 2023’te İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım savaşını tekrar başlatmasından bu yana İsrail’e yaklaşık 12 milyon dolar değerinde silah sevkiyatı yaptığını ortaya koymuştu.
AYNI RAPORDA TÜRKİYE DETAYI: TÜRK MENŞELİ ASKERİ MALLAR GİRMEYE DEVAM ETTİ
Al Jazeera’nın 23 Mayıs 2026 tarihli raporunda, Türkiye'den İsrail'e yönelik askeri malzeme akışına ilişkin verilere de yer verildi. Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde şu ifadeler kaydedildi:
"İsrail gümrük verileri, Türkiye’nin ticaretin askıya alındığını açıklamasının ardından Mayıs 2024’ten sonra İsrail’in Aşdod limanı üzerinden girişlerin durduğunu gösteriyor. Ancak ITA verilerine göre, Türkiye menşeli askeri mallar bu tarihten sonra Ben Gurion havaalanı ve Hayfa limanı üzerinden İsrail’e girmeye devam etti."