Ana içeriğe geç

Samsun’da NATO’ya karşı ortak eylem

Samsun'da KESK, DİSK, TTB, TMMOB ve Emek ve Demokrasi Güçleri’nin katılımıyla NATO zirvesine karşı kitlesel eylem yapıldı. Eylemde, "Emekten, barıştan, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana tutum alınmaya devam edeceğiz" denildi.

Samsun’da NATO’ya karşı ortak eylem
Evrensel
16

Samsun - Samsun'da KESK, DİSK, TTB, TMMOB ve Emek ve Demokrasi Güçleri’nin katılımıyla Ankara'da gerçekleşen NATO zirvesine karşı kitlesel ve coşkulu bir eylem yapıldı. Eyleme KESK, DİSK, TMMOB, TTB, EMEP, SYKP, ESP, SMF, SOL Parti, TİP YSP, CHP İl Başkanı Mehmet Özdağ CHP Milletvekili Murat Çan, CHP İlkadım İlçe Başkanı ve yöneticileri, Devrimci Emekliler Sendikası, Devrimci 78'liler Derneği katıldı.

Eylemde “NATO Defol Bu Memleket Bizim”, “Katil ABD ülkemizden defol”, “Katil NATO Ortadoğu'dan defol”, “Katil ABD işbirlikçi AKP”, “Emperyalistler düşman halklar kardeştir”, “NATO'ya değil halk için bütçe”, “NATO'ya değil emekçiye bütçe”, “NATO savaş halklar barış istiyor”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “NATO'dan çıkılsın üsler kapatılsın”, “Katil ABD Filistinden defol”, “Emperyalistler işbirlikçiler 6 Filo’yu unutmayın”, “Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz”, “Gözaltılar serbest bırakılsın” sloganları atıldı

Eğitim Sen il binası önünde toplanan kitle Çiftlik Caddesi üzerinden Gazi Caddesi'nden Bulvar AVM girişine kadar sloganlar atarak pankartlar dövizler taşıyarak yürüdü . Yaz dönemi olmasına rağmen kitlesel ve coşkulu geçen eylemde ortak açıklamayı KESK Dönem Sözcüsü SES Şube Başkanı Şuayip Zobalı yaptı.

“Emek, barış ve demokrasi için NATO’ya hayır”

Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceği zirve öncesinde, temel hak ve özgürlükleri hedef alan baskı politikalarının giderek ağırlaştığı vurgulanan açıklamada; “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek günlerdir ev baskınları yapılmakta, çok sayıda kişi gözaltına alınmakta, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanmakta, demokratik kamuoyu üzerinde baskı kurulmaktadır. Kent yaşamının baskıcı uygulamalarla kuşatılması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün fiilen sınırlandırılması kabul edilemez! NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen bu saldırılar yalnızca belirli kesimleri değil, toplumun tamamını susturmaya dönük bir gözdağı politikasının parçasıdır. Demokratik hakların kullanılmasının suç gibi gösterilmesine, barış ve demokrasi talebinin baskıyla bastırılmak istenmesine sessiz kalmayacağız” denildi.

“Emekten, barıştan, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana tutum alınmaya devam edeceğiz”

Savaş politikalarının, baskı rejimlerinin ve emperyalist müdahalelerin karşısında; emekten, barıştan, demokrasiden ve halkların kardeşliğinden yana tutum alınmaya devam edileceğinin altı çizilen açıklamada; “Çünkü biliyoruz ki NATO, kuruluşundan bu yana halklara barış değil savaş, güvenlik değil istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden işgallere, kontrgerilla faaliyetlerinden vekâlet savaşlarına uzanan tarihi bunun en açık kanıtıdır. Bugün de dünya, enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna yürütülen çatışmaların ve savaş politikalarının ağır sonuçlarıyla karşı karşıyadır. Türkiye de bu tablodan bağımsız değildir. Siyasal iktidar, kendi siyasal varlığını sürdürmek ve içeride yaşanan ekonomik, toplumsal ve siyasal krizleri baskı politikalarıyla yönetmek adına ülkemizi NATO'nun güvenlikçi ve saldırgan stratejileriyle daha fazla uyumlu hale getirmektedir” ifadeleri kullanıldı.

“Emperyalist güçler dünyanın dört bir yanında otoriter rejimleri güçlendirmekte”

Emperyalist merkezlerle kurulan bağımlılık ilişkisinin, dış politikadan ekonomiye kadar pek çok alanda ülkenin geleceğinin uluslararası güç odaklarının ve sermaye çevrelerinin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmesine hizmet ettiği vurgulanan açıklamada şunlar söylendi; “Halkın barış, demokrasi ve özgürlük taleplerinin bastırılmaya çalışılması; savaş politikaları ile içerideki baskı politikalarının birbirini beslediğini açıkça göstermektedir. Başta ABD olmak üzere emperyalist güçler, kendi ekonomik ve siyasal çıkarları doğrultusunda halkları yeni savaşların içine sürüklemektedir. Uluslararası hukuku hiçe sayan, işgalleri ve saldırıları meşrulaştırmaya çalışan bu anlayış; dünyanın dört bir yanında otoriter rejimleri güçlendirmekte, halkların iradesini yok saymakta ve demokratik değerleri aşındırmaktadır.”

“Emperyalist barbarlığın bedelini halklar ödüyor”

Emperyalist barbarlığın bedelini halkların ödediğine işaret edilen açıklamada; “Milyonlarca insan yoksulluk, göç, açlık ve ölümle karşı karşıya bırakılmaktadır. Savaşlardan ve gerilimlerden kazanç sağlayanlar silah tekelleri, enerji şirketleri ve uluslararası sermaye çevreleri olurken; bedeli işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve halklar ödemektedir.

Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar; eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten barınma hakkına kadar halkın temel ihtiyaçlarından karşılanmaktadır. Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak emekçilere çıkarılmaktadır. Emekçiler daha düşük ücretlere, daha güvencesiz çalışma koşullarına ve daha ağır yaşam koşullarına mahkûm edilirken; savaş sanayii şirketleri ve küresel sermaye çevreleri servetlerine servet katmaktadır. Oysa halkların ihtiyacı daha fazla savaş değil barış; daha fazla sömürü değil eşitlik; daha fazla baskı değil demokrasi ve özgürlüktür. İşçilerin, emekçilerin, gençlerin ve halkların gerçek çıkarı savaşta değil barışta, rekabette değil dayanışmada, sömürüde değil eşitliktedir.

Bir kez daha hatırlatıyoruz: Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil; emeğiyle yaşayan milyonların ortak mücadelesinde, halkın iradesinde, demokraside ve barışta yatmaktadır” denildi.

Açıklama son olarak iktidara şu çağrı yapıldı

  • NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek sürdürülen gözaltılar, ev baskınları, hak ihlalleri ve tüm antidemokratik uygulamalar derhal son bulmalıdır.
  • Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalıdır.
  • Türkiye, bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkmalıdır.
  • Savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere ve baskı rejimlerine karşı; emek, barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.

"Amaç NATO'ya ABD'nin zulümcü baskıcı faşist başkanına açıkça yaranmak"

Açıklamanın ardından basına konuşan CHP Samsun Milletvekili Murat Çan şunları söyledi; “AKP MHP iktidarı NATO toplantısı için Ankara'da sosyal hayatı resmi hayatı açıkça sabote ediyorlar. Gerekçe, bütün komşularına demokrasileri sabote edercesine saldırı düzenleyen, devlet başkanlarını operasyonlarla evinden alıp kendi ülkelerinde yargılayan ,on binlerce kilometreden gelip Ortadoğu'da savaş köpürten, kadim devlet geleneği olan İran'a ve onlarca yıldır İsrail zulmü altında inleyen Gazze'ye Filistin'e Savaş ihraç eden ülkenin başkanı Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenine ağırlandı. Ankara'da hayat durdu insanlar sıkı yönetimdeki gibi ekmek almaya dahi gidemediler mecliste çalışan sekreterlerimiz danışmanlarımız meclise giremediler tek sebebi var NATO'ya ABD'nin zulümcü baskıcı faşist başkanına açıkça yaranmak. Bunun için bahanelerle kendine muhalif olan tehlikeli gördüğü herkesi gözaltına alıp tutuklayıp zindanlara hapseden bir anlayışla karşı karşıyayız”

Kaynağa Git

İlgili Haberler