Ana içeriğe geç

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda

Minab… Tüm dünya bu ismi 28 Şubat 2026’da ABD’nin doğrudan bir kız okuluna düzenlediği saldırıyla tanıdı. İran’ın Hürmüzgan Eyaleti’ne bağlı Minab şehrindeki Şecere-i Tayyibe Okulu’nda ABD Ordusu büyük bir katliama imza attı. En az 168 öğrenci bu saldırıda hayatını kaybetti

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda
Aydınlık
16

ABD’nin İran’ın Minab şehrinde imza attığı katliam unutturulmuyor. İran konuyu uluslararası kurumlara taşıdı. Faillerinden hesap sorulması için özel hukuk ekipleri oluşturuldu. Deliller tek tek toplandı. Tahran, Pakistan arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler için oluşturulan müzakere heyetine “Minab-168” adını verdi. ABD-İsrail saldırganlığına karşı kararlılıkla direnen İran, askeri sahada elde ettiği başarıları diplomasi masasında taçlandırmak için de haklarını “Minab-168” ekibiyle müzakerelerde savunmaya devam ediyor.

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda - Resim : 1

YENİ OKULUN İNŞAATI SÜRÜYOR

Eyaletin merkez şehri Bender Abbas’tan yaklaşık 1,5 saatlik yolculuk sonrası okula ulaştık. Sadece küçük bir kısmı ayakta kalan okul, etraftaki moloz yığınlarıyla bizleri karşılıyor. Okulun avlusuna girince ise şehit fotoğrafları yıkıntıların etrafını sarıyor. Ayakta kalan bölümün içinde şehit çocukların sıraları, şehit öğretmenlerin masaları bulunuyor. Saldırıdan geriye kalan çocuklara ait eşyalar bir masa üzerinde toplanmış. Resim sayfaları, boyama kitapları, ders kitapları, defterler, oyuncaklar, dosyalar… Bahçede, saldırıdan sağ kurtulan kız çocukları, şehit ve gazi aileleri misafirleri ağırlıyor, etrafı gezdiriyor, saldırı günü yaşananları anlatıyor. Aynı zamanda saldırıya uğrayan okulun yenisi için inşaat faaliyetleri sürüyor. Her biri kendi alanında son derece başarılı olan çocuklar yeni okullarına kavuşmayı dört gözle bekliyor.

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda - Resim : 2

KALEME FÜZE

Saldırı iki Tomahawk füzesiyle yapıldı. Bölge askeri değil sivil yerleşim alanı. ABD saldırıyı inkâr etse de okula isabet eden füzelerin görüntüleri tüm dünyaya yayıldı. Çocukların bir kısmı ilk saldırıda hayatını kaybetti. Bir kısmı ise yardım beklerken ikinci saldırı aşamasında hayata gözlerini yumdu. Enkaz içinde gezinirken bu füzelerden birinin parçası gözüme çarptı. Parçayı elime alıp videosunu çekerken, çocuklara ait eşyaların içindeki sarı ve kırmızıya boyanmış kalem resmini gördüm. Füze parçası ve kalem görselini yan yana koyunca benim açımdan bu saldırıyı en net özetleyen tablo olduğunu düşündüm.

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda - Resim : 3

MAKAN NASIRİ İÇİN ARAMALAR SÜRÜYOR

Okulun avlusunda gelen misafirlere ikramlar yapmak için birkaç çadır kurulmuş. Soğuk su, gül suyu… Bu çadırlardan birinde öğrencilerden Makan Nasiri’nin dayısı gönüllü olarak hizmet ediyor. Saldırının üzerinden 90 günden fazla geçmesine rağmen Makan Nasiri’nin naaşı bulunamadı. Molozların içinde özel bir ekip karış karış Makan’a ait bir parça aramaya umutla devam ediyor. Aydınlık’a saldırı gününü anlatan Makan’ın dayısı, “Mağazadaydım. Bir patlama sesi geldi. Camlar sallandı. Herkes caddeye çıktı. Önce ne olduğunu anlayamadık. Sonra okulun olduğu bu noktanın saldırıya uğradığını söylediler. Hızla buraya geldim. Gelir gelmez ilk gördüğüm çocukların parçalanmış bedenleriydi. Ceset parçalarından dolayı yürüyemedim. Cesetleri toplamaya başladık. Bir iki adım ilerlemem 15-20 dakika sürdü. Kız kardeşimin çocuğundan hiçbir haber hala yok. Hala ona ait bir parçayı aramaya devam ediyoruz. Annesinin yüreği yanıyor. Ama umutluyum, yeğinimin bedenine ait bir parça dahi bulsak annesinin yüreği bir nebze huzur bulacak. Son olarak bir Minablı olarak diyorum ki, bu çocukların, şehitlerimizin katillerinden hesabı sorduk, sormaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda - Resim : 4

ARKADAŞLARI ŞEHİT OLDU

Saldırıdan sağ kurtulan öğrencilerden Masume de yaşadıklarını şöyle anlattı:

“5. sınıf öğrencisiyim. 2 sınıf arkadaşım şehit oldu. Saldırı günü sınıfta oturuyorduk. Önce bir ses geldi, sonra sınıfımızın camları tamamen kırıldı. Yere düştük. Sonra bizi kurtardılar. ABD ve İsrail, İran’a yardımın yolda olduğunu ve bu yardımın yetişeceğini söylemişlerdi. Evet, yardımlarınız yetişti, okulumuzu yok ettiniz.”

Aydınlık Minab Kız Okulu’nda - Resim : 5

‘ŞEHİT ÇOCUĞUMLA İFTİHAR DUYUYORUM, BAŞIM DİK’

Okuldan sonra şehitliğe gittik. Aileler hemen hemen her gün önce okula, ardından da mezarlığa geçiyor. Şehitlerin başında dualar edip kuranlar okuyor, onları yalnız bırakmıyorlar. Şehitlikte yürürken gözüme yan yana iki mezar taşı çarptı. ABD’nin vahşetinin ulaştığı boyutu en net gösteren tablolardan biriydi. Zehra Şehriyari öğrencileriyle birlikte şehit olan bir öğretmendi. Sadece öğrencileriyle değil dünyaya getirmek için heyecanla karnında taşıdığı bebeği de onunla birlikte şehit oldu. Şimdi mezarları yan yana…

Mezarlıkta konuştuğumuz şehit çocuklardan Areş’in babası da saldırı gününden ve oğlundan şu sözlerle bahsetti:

“Areş, sabah her zamanki gibi okula gitmişti. Saat 11.21’de okulun füze saldırısına uğradığı haberi geldi. Terörist ABD ve katil Siyonist rejimin saldırısında çocuğum şehit oldu. Şehit olduğunda 7 yaşındaydı. Robotik sınıfına gidiyordu. Astronot olmak istiyordu. 2 tane robot yapmak istiyordu. Birinin evde annesine yardım etmesi diğerinin kendisini uzaya götürmesi için tasarlıyordu. Hocaları bu yaz onunla özel olarak ilgilenerek kurslara götüreceklerdi.”

Çocuğunun mezarı başında onu yad eden Muhammed’in annesi de “Oğlum 7 yaşındaydı. 4 çocuğumdan 3üncüsüydü. Kalbim yandı, üzgünüm ama başım dik. Şehit çocuğumla iftihar duyuyorum.” ifadeleriyle duygularını dile getirdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler