Ana içeriğe geç

ABD-İran mutabakatında saklanan detaylar: Vance ilk kez neden gizlendiğini açıkladı

ABD ile İran arasında varılan ve cuma günü İsviçre'de resmiyet kazanması beklenen tarihi mutabakatın perde arkasına ilişkin dikkat çekici detaylar ortaya çıkmaya başladı. Hürmüz Boğazı krizinin ardından aylar süren diplomatik temasların sonunda şekillenen anlaşmanın bazı bölümlerinin neden kamuoyundan gizlendiğini açıklayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk rolüne işaret ederek, sürecin Arap ve Müslüman dünyasındaki hassasiyetler gözetilerek yürütüldüğünü söyledi.

ABD-İran mutabakatında saklanan detaylar: Vance ilk kez neden gizlendiğini açıkladı
Türkiye Gazetesi
16

ABD ile İran arasında varılan ve cuma günü İsviçre'de resmiyet kazanması beklenen tarihi mutabakatın perde arkasına ilişkin dikkat çekici detaylar ortaya çıkmaya başladı. Hürmüz Boğazı krizinin ardından aylar süren diplomatik temasların sonunda şekillenen anlaşmanın bazı bölümlerinin neden kamuoyundan gizlendiğini açıklayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk rolüne işaret ederek, sürecin Arap ve Müslüman dünyasındaki hassasiyetler gözetilerek yürütüldüğünü söyledi.

Hürmüz Boğazı ablukasının ardından tırmanan gerilimde iki ülkenin üzerinde uzlaştığı mutabakatın detayları netleşti.

ABD Başkanı Yardımcısı JD Vance, ABD ile İran arasında elektronik ortamda onaylanan ve cuma günü İsviçre'de resmiyet kazanacak mutabakatın neden tam olarak paylaşılmadığını açıkladı:

"MOU metnini yayınlamamızın nedeni, arabulucularımızdan bazılarının - Pakistanlılar ve Katarılılar bize bunu doğru şekilde sıralamamızı istemesidir.Arap ve Müslüman dünyasında hassasiyetler vardır ve biz bunlara duyarlı olmaya çalışıyoruz."

Fox news muhaberinin Trump yönetiminin İran'ın yönetim yapısına müdahale edip etmeyeceği sorusuna cevap veren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, "ABD Başkanı hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri olarak iktidara getirmek olduğunu söylemedi" dedi.

Beyaz Saray'ın öncelikli hedefinin rejim değişikliği değil, nükleer programın tamamen tasfiye edilmesi olduğuna işaret eden Vance, "Başkanın söylediği şey şuydu: Eğer İran halkı ayaklanmak isters harika, bu onların işi. Bu, onlar ile hükümetleri arasındaki bir mesele. ABD Başkanı hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri yapmak olduğunu söylemedi." ifadesini kullandı.

Washington'ın nükleer tehdide karşı askeri seçeneği de masada tuttuğunu gizlemeyen Vance, "diplomatik yollarla ya da askeri yollarla durdurulması çünkü başkan nihayetinde bu yolu izlemişti" yorumunda bulundu.

MİLYARLARCA DOLAR İDDİASINA BEYAZ SARAY'DAN YALANLAMA: "24 MİLYAR DOLAR UYDURMA"

Anlaşmanın mali boyutuna ve İran'a yönelik yaptırımların esnetilmesi karşılığında gizli fonların aktarıldığına dair iddialar Amerikan medyasında geniş yankı bulmuştu.

Tahran'a milyarlarca dolar nakit akışı sağlandığı yönündeki haberlere ilişkin JD Vance, "Ortada çok fazla yanlış bilgi dolaştığını gördüm. ABD'den İran'a 24 milyar dolar aktarıldığına dair haberler gördüm. Bu rakam tamamen yanlış, tamamen uydurma" dedi.

Anlaşmanın ünlü Marshall Planı ile benzerlik gösterdiği yönündeki analizlere doğrudan karşı çıkan Vance, "Birincisi, Marshall Planı büyük ölçüde Amerikan vergi gelirleriyle finanse edilmişti — bu ise Amerikan vergi mükelleflerinin parası değil. Bu yüzden tüm bu insanlar, 'Peki, biliyorsunuz, İran'a para veriyorsunuz.' diyor. Hayır, hayır, hayır. Biz diyoruz ki İranlılar davranışlerini değiştirirse, bu diğer ülkelerin ülkelerini yeniden inşa etmeye ve halkları için biraz refah getirecek yatırım yapmasına izin vereceğiz. Bu iyi bir şey, değil mi?" açıklamasında bulundu.

URANYUM STOKLARI TAMAMEN İMHA EDİLİYOR: "PROGRAMLARINI TEMELDE YOK ETTİK"

İran'ın elindeki zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarından tamamen vazgeçmek zorunda kaldığını öne süren Başkan Yardımcısı "Onlar şu anda zenginleştirilmiş stokları ortadan kaldırmayı kabul ediyorlar. Ve eğer zenginleştirmeyi durdurmayı kabul edecek bir noktaya gelmezlerse, anlaşmanın diğer avantajlarından da yararlanamayacaklar" şeklinde konuştu.

Denetimlerin uluslararası kontrol mekanizmalarıyla eş güdümlü yürütüleceğini ifade eden Vance, "İranlılar tutumlarını değiştirmeye ve nükleer silah üretme çabalarını durdurmaya, Orta Doğu'nun her yerinde terörizmi finanse etme girişimlerini sonlandırmaya istekli olurlarsa, biz de onlarla olan ilişkilerimizi kökten dönüştürmeye hazırız. Başkanın sunduğu teklif budur. Bunu doğrulamamız gerekecek. Gerçek bir ilerleme ve somut adımlar görmemiz gerekecek" diye ekledi.

Gelişmelerin Tahran'ı askeri anlamda gerilettiğini söyleyen Vance, "Programlarını temelde yok ettik ve bu da onları biraz daha geriye attı" iddiasını paylaştı.

Müttefik ülkelerin İran'a yapacağı yatırımlar hakkında ise Vance şunları aktardı:

"Örneğin, bölgedeki en iyi müttefiklerimizden biri olan Birleşik Arap Emirlikleri'ni ele alalım. Diyelim ki İran'da bir nükleer enerji santraline yatırım yapmak istiyorlar. Bunu yapabilmek için küresel finansal sistemdeki bazı yaptırımları kaldırmamız gerekiyor. Şimdi, Emirlikler İran'a yatırım yapacak mı, yoksa Amerika Emirliklerin İran'a yatırım yapmasına izin mi verecek? İranlılar davranışlarını değiştirmedikçe hayır"

Suudi Arabistan'ın geçmişten bugüne geçirdiği değişime de değinen Vance, Riyad yönetiminin "İslamcı radikalizmin yayılmasıyla" ilişkilendirilmekten, "buna tamamen son vererek" ve "ülkelerini dönüştürerek" ABD'nin yakın bir ortağı haline gelmeyi başardığını aktardı. İran'ın da benzer şekilde "Suudiler gibi davranışlarını değiştirmeye istekli olması" durumunda ABD'nin İran'ın "başarılı bir ülke olmasını" istediğini ekledi.

Washington kulislerinde ve bazı seçmen gruplarında İran'a yönelik büyük bir askeri operasyon baskısı yapıldığını ifşa eden JD Vance, "Şu anda bir seçmen grubumuz var ve bu grup, sahaya asker göndereceğimizi söylüyor. Donald Trump'ın yüz binlerce kara birlik İran'a göndermesini istiyorlar. Çadırdan içerideki insanların buna karşı çıkması gerekiyor" dedi.

Eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı (JCPOA) ele alan JD Vance, "Bir dizi sorun vardı. Birincisi, Körfez Arap ülkeleri Obama anlaşmasından nefret ediyordu çünkü bu anlaşmanın İranlıları kötü niyetli bir aktör haline getirdiğini ve aslında İranlıları, kötü davranış sergilerken daha da güçlendirdiğini düşünüyorlardı. Anlaşmanın faydalarından yararlanmak istiyorlarsa, uranyum zenginleştirme konusu masaya yatırılacak ve daha da önemlisi, doğrulama ve denetimler de masaya yatırılacak" dedi. Vance, bölgedeki müttefiklerin bu yeni stratejiye tam destek verdiğini söyleyerek, "İkinci olarak, davranışınızı değiştirirseniz anlaşmanın faydalarından yararlanabileceğinizi söylüyoruz" şeklinde konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler