Ana içeriğe geç

Ek zam mücadelesi için üç temel talep

Gelecek kaygısı işçileri birbirinden uzaklaştırmamalı, aksine birleştirmeli. Üç temel talep etrafında hareket etmeliyiz: Ücretlere ek zam; işten atmalara son; sendikal hak ve özgürlükler tanınsın!

Ek zam mücadelesi için üç temel talep
Evrensel
16

İşçilerin büyük çoğunluğu böyle gitmeyeceğinin farkında. Peki değiştirmek için ne bekleniyor? Bir grup azınlığın kendi çıkarlarından vazgeçerek işçilere haklar vermesi mi? Demokrasi ve insan haklarının gereklerine uyan bir burjuva demokrasisi mi? Sanata, emeğe, doğaya ve insana saygı duymaları mı? Yoksa birilerinin bizim yerimize haklarımız için mücadele etmesini mi bekleyeceğiz?

İşçiler diyor ki: “İşten çıkarsak iş bulamayız.”, “Ortalık çok kötü.” Bunu söyleyen işçilerin bir kısmı borçlu, evli, kumar oynuyor... Hakların nasıl kazanılacağını bilen, sendikal bürokrasinin türlü ayak oyunları ve patronlarla tam iş birliği halinde çalıştığını gören belirli yaş grubundaki işçiler arasında büyük bir güvensizlik var. Hayatın zorunlulukları onları yalnızlaştırıyor. 20-35 yaş aralığında çalışan işçiler için ise korkulu rüya işsizlik.

Yarını, hatta akşamı bile açlık ve yoksulluk korkusuyla geçiren milyonlarca işçiden, emekçiden, kadından, gençten bahsediyoruz. Mühendisinden işçisine herkes işini kaybetme korkusu nedeniyle patronların istediği gibi bir çalışan olmakla onurlu bir yaşam isteği arasındaki çelişkiyle yaşıyor. Çözüm farklı kelimelerle ifade edilse de bir kelimede ortaklaşıyor: Birleşmek.

Peki aldığı ücretten memnun olmayan sağcı, solcu, cemaatçi, taraftar, milliyetçi işçilerin birleşmesi nasıl sağlanacak? Tam bu soruda Kadir İnanır’ın sözü ile devam edelim: “İnsan bu kadar zulmü görüp rahat uyuyabilir mi?”

  • 2015’te Renault’da başlayan ve tüm metal fabrikalarına yayılan Metal Fırtınayı hatırlamakta fayda var. İşçileri birleştiren o üç talep şunlardı:
  • Hiçbir işçi işten atılmayacak.
  • Bosch sözleşmesinin şartlarıyla eşit sözleşme (Bosch’ta işçiler sendika değiştirmek istemiş, geçen sürede sözleşme imzalanamamıştı. Patronun müdahalesi ile Türk Metal geri getirilmiş, imzalanan sözleşmeyle aynı kıdeme sahip işçiler içinde Bosch işçileri daha yüksek ücret alır hale gelmişti.)
  • Sendika seçme özgürlüğü.

Bosch işçisinin sözleşmesi tüm metal işçileri için insanca bir yaşama, en azından bir adım daha anlamına geliyordu. Bugün bu talebin bu isteğin çok uzağında işçiler.

Ülkedeki tüm ücretlere ek zam şarttır, çünkü enflasyon ve vergi yükünü işçi sınıfı çekiyor. Hiçbir işçinin işten atılmaması talebi yakıcılığını sürdürüyor. Sendikal bürokrasi bu acımasız çalışma düzeninin hâlâ baş dayanaklarından.

Bu düzene çomak sokmanın tek yolu, işçilerin –tıpkı 2015’te olduğu gibi– kaynağı aslında patronda olan tüm güvensizlikleri ve korkuları bir kenara bırakması. Çünkü patronlar, işçiler sessiz kaldığı için ücretleri yükseltmiyor, işçi atmaktan geri durmuyor. Tam aksine ücretleri daha rahat baskılıyor; işçileri yüzer yüzer, biner biner kapı önüne koyuyor. Yani ülke gündemi hakkında umutsuz, karamsar yorumlar ve gelecek kaygısı, aslında işçileri birbirinden uzaklaştıracak değil, tam tersine acilen birleştirecek bir anlama geliyor. İşçilerin taleplerini zincir altına alıp kilitleyen patron, iktidar ve sendikal bürokrasi ise anahtar da işçilerin elindedir. Elini taşın altına koymadan, bekleyerek ve idare ederek ilerleme sağlanmayacağı gün gibi ortada.

Bu sebeple bugün ücretlere ek zam mücadelesine girebilmek için üç temel talep etrafında hareket etmek gerekiyor:

  • Ücretlere ek zam!
  • İşten atmalar durdurulsun!
  • Sendikal hak ve özgürlükler tanınsın!
  • Bu üç talep işçi sınıfının biriken sorunları karşısında bağımsız politik bir sınıf olarak örgütlenmesini sağlayacak temeldir.
Kaynağa Git

İlgili Haberler