Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Çocuk güvenliği, dijital platformlara sonradan eklenen bir ayar değil, tasarımın ilk ilkesi olmalıdır. Algoritmaların kara kutusu açılmalı, teknoloji şirketleri, ürünlerinin toplumsal etkilerini bağımsız denetime sunmalıdır." dedi.
Misafir lider eşlerini tek tek karşılayan Emine Erdoğan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, davetine katılan konuklara teşekkür ederek NATO Zirvesi vesilesiyle onları Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
"ÇOCUKLARIMIZIN AKLINI VE VİCDANINI KİM EĞİTİYOR?"
Konuşmasında dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Emine Erdoğan, UNICEF verilerine göre konuşmasının ilk yarım dakikasında bile 60 çocuğun internetle tanıştığını hatırlattı.
Çocukların yalnızca ekranı izlemediğini, ekranın da onları izlediğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Dikkat ekonomisinin doymak bilmez iştahına göre çalışan algoritmalar, onların zihnini ve duygu dünyasını şekillendiriyor. Araştırmalar, gençlerin üçte birinin yapay zekayla konuşmayı, insanlarla konuşmaya tercih ettiğini gösteriyor. Yapay zeka, artık yeni neslin sırdaşı ve akıl hocası. O halde sormak zorundayız; 'Çocuklarımızın aklını ve vicdanını kim eğitiyor?' Burada mesele yalnızca tehlikeli içerikler değildir. Mesele çocuklarımızın dikkatinin, merakının ve zamanının yeni çağın ham maddesine dönüştürülmesidir. Milyarlarca çocuğun ne göreceğine, neye inanacağına bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda şirket karar veriyor. Toprağı zihin, madeni dikkat olan bu tekno-kolonyalizm karşısında en savunmasız olanlarımız ise çocuklardır."
"TÜRKİYE OLARAK SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRİYORUZ"
Devletlerin dijital dönüşüm karşısında seyirci kalamayacağını ifade eden Emine Erdoğan, çocukların dijital ortamda korunmasının kamu otoritelerinin sorumluluğu olduğunu belirtti.
"Düşünün, onayı alınmamış bir ilacı çocuğumuza verir miyiz? Dozunu doktora danışmadan belirler miyiz? Çocuklarımızın ekran üzerinden neye, ne kadar maruz kalacağı da yalnızca kar amacı güden şirketlerin insafına bırakılamaz. Şirketler hissedarlarına, devletler ise milletlerine karşı sorumludur. Dijital çağda çocuklarımızı koruyacak insan merkezli bir çerçeve oluşturmak da milletten yetkisini alan devletlerin sorumluluğudur."
Türkiye'nin bu alanda önemli adımlar attığını belirten Erdoğan, "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" ile konuyu uluslararası platforma taşıdıklarını, iç düzenlemelerle 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına sınırlamalar getirildiğini, platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn denetimi gibi yükümlülükler getirildiğini söyledi.
"TEKNO-KOLONYALİZME KARŞI EN GÜÇLÜ KALKAN SAĞLAM BAĞLARDIR"
Birçok ülkenin benzer düzenlemeler üzerinde çalıştığını ifade eden Emine Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump'ın "Geleceği Birlikte Şekillendirmek" girişimini de anlamlı bulduğunu belirtti.
Ancak yalnızca önlem almanın yeterli olmayacağını söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
"Nehir kirlenmeye devam ederken kıyıda filtre dağıtmakla yetinemeyiz. Çocuk güvenliği, dijital platformlara sonradan eklenen bir ayar değil, tasarımın ilk ilkesi olmalıdır. Algoritmaların kara kutusu açılmalı, teknoloji şirketleri ürünlerinin toplumsal etkilerini bağımsız denetime sunmalıdır."
Teknolojinin sunduğu imkanlardan çocukları mahrum bırakmayı amaçlamadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Tekno-kolonyalizme karşı kanunlardan daha güçlü kalkan, sağlam bağlar kurmuş bir yürek ve sorgulayan bir akıldır. Niyetimiz çocuklarımızı çağın imkanlarından mahrum bırakmak değil, bu imkanları onların onuruna, güvenliğine ve gelişimine layık hale getirmektir." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda ise şu mesajı verdi:
"Ben bu konuşmayı yaparken 300'den fazla çocuk daha o kapıdan içeri girdi. Onları kapının ardında neyin karşılayacağı, bizlerin bugün göstereceği iradeye bağlı. Tek bir omzun taşıyamayacağı bu sorumluluğu birlikte üstleneceğimize, çocuklarımız için her tür sömürgeden özgürleşmiş, daha güvenli ve insani bir dijital gelecek inşa edeceğimize yürekten inanıyorum."
LİDER EŞLERİNDEN ORTAK MESAJLAR
Toplantıda ilk konuşmayı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un eşi Brigitte Macron yaptı. Daha sonra Litvanya Cumhurbaşkanı'nın eşi Diana Nausediene, Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın eşi Suzanne Elizabeth Innes-Stubb, Romanya Cumhurbaşkanı'nın partneri Mirabela Gradinaru, Polonya Cumhurbaşkanı'nın eşi Marta Nawrocka, Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın eşi Olena Zelenska, Güney Kore Devlet Başkanı'nın eşi Kim Hea Kyung, Slovenya Başbakanı'nın eşi Urska Bacovnik Jansa, Arnavutluk Başbakanı'nın eşi Linda Rama, Çekya Başbakanı'nın eşi Monika Babisova, Danimarka Başbakanı'nın eşi Bo Tengberg, Yunanistan Başbakanı'nın eşi Mareva Grabowski-Mitsotakis, Karadağ Başbakanı'nın eşi Milena Spajic, Estonya Başbakanı'nın partneri Evelin Oras, Kanada Başbakanı'nın eşi Diana Fox Carney, Almanya Başbakanı'nın eşi Charlotte Merz ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı'nın eşi Heiko von der Leyen görüşlerini paylaştı.
Programa ayrıca Belçika Başbakanı'nın eşi Veerle Hegge ile Lüksemburg Başbakanı'nın eşi Marjolijne Frieden de katıldı.
TÜRK MUTFAĞI VE EL SANATLARI TANITILDI
Yuvarlak masa toplantısının ardından Emine Erdoğan, lider eşleri onuruna öğle yemeği verdi. Konuklara fava, Urla enginarı, Anadolu usulü kabak çiçeği dolması, asma yaprağı dolması, keşkek ve Emiralem çileği gibi Türk mutfağının seçkin lezzetleri ikram edildi.
Yemek sonrasında aile fotoğrafı çektiren lider eşleri, geleneksel Türk dokuma kültürünü yansıtan kumaş, nakış ve işlemelerden oluşan koleksiyonu da inceledi. Misafirler ayrıca Mezopotamya, Anadolu, Osmanlı ve Türk devletlerinin görsel hafızasını yansıtan eserleri yakından görme fırsatı buldu.
Program, Emine Erdoğan'ın konuk lider eşlerini tek tek uğurlamasıyla sona erdi.