SpaceX halka arzı dünya ekonomi gündeminin merkezine yerleşti. Milyarlarca dolarlık yatırımın gerçekleşmesiyle en büyük halka arz çalışması olarak tarihe geçti. Peki bu başarı nasıl elde edildi? Türkiye'de sayılı halka arz uzmanlarından Doğuş Bektaş dikkat çeken tespitlerde bulunarak Turkiyegazetesi.com.tr için değerlendirdi.
Dünya sermaye piyasaları açısından tarihi bir dönüm noktası yaşandı. SpaceX, hisse başına 135 dolar fiyatla gerçekleştirilen halka arzında yaklaşık 75 milyar dolar geri ödemesi olmayan bir para toplayarak tarihin en büyük halka arzına imza attı.
İşlem sonrasında şirketin piyasa değeri yaklaşık 1,75 trilyon dolara ulaşırken, bu değer dünyanın en büyük enerji şirketlerinden biri olan Saudi Aramco'nun piyasa değerini dahi geride bıraktı.
Bu halka arzı Halka Arz Danışmanı Doğuş Bektaş şöyle değerlendirdi:
Bu halka arzın dikkat çekici tarafı şirketin bugünkü finansal büyüklüğünden çok, yatırımcıların geleceğe ilişkin beklentileri satın alması oldu.
ABD BORSALARINDA GELECEK SATIN ALINIYOR
SpaceX'in 2025 yılı gelirinin yaklaşık 18,7 milyar dolar seviyesinde olması beklenirken, Saudi Aramco aynı dönemde yaklaşık 415,8 milyar dolar gelir üretiyor.
Başka bir ifadeyle;
- Saudi Aramco, SpaceX'in yaklaşık 22 katı gelir üretiyor.
- Buna rağmen iki şirketin piyasa değeri neredeyse aynı seviyede bulunuyor.
Bu durum klasik finans teorisinde alışılmış değerleme yaklaşımlarının ötesine geçildiğini gösteriyor. Yatırımcılar bugün elde edilen kâra değil, gelecekte oluşması beklenen ekonomik değere yatırım yapıyor.
SpaceX'in değerlemesinde yatırımcıların satın aldığı şey:
- Falcon ve Dragon programları,
- Starship'in Mars vizyonu,
- Starlink'in küresel internet altyapısı,
- xAI ve Grok'un yapay zekâ potansiyeli,
- Uzay tabanlı veri merkezleri ve geleceğin dijital altyapısı.
Kısacası yatırımcılar bir roket şirketine değil, gelecek 20 yılın teknoloji altyapısına ortak olmayı satın alıyor.
AMERİKAN HALKA ARZ KÜLTÜRÜ: SABIR VE RİSK SERMAYESİ
ABD piyasalarının en önemli özelliği, yatırımcıların yüksek riskli büyüme hikâyelerine uzun vadeli sermaye sağlayabilmesidir. Tarih bunun birçok örneğini gösteriyor:
Bugün dünyanın en değerli şirketlerinden biri olan Amazon'un hisseleri halka arz sonrası dönemde neredeyse %90 gerilemişti. Ancak şirket büyüme hikâyesini gerçekleştirdiğinde yatırımcılarına tarihin en büyük servet kazançlarından birini sağladı.
Bu nedenle ABD piyasalarında yatırımcıların önemli bir bölümü kısa vadeli fiyat hareketlerine değil, şirketlerin uzun vadeli vizyonlarına odaklanmaktadır. Tabi bu işlemleri de regüle eden, sürekli denetleyen bir SEC’de gözardı edilmemelidir.
SpaceX için de benzer bir senaryo mümkündür. 135 dolar seviyesinden halka arz edilen bir şirketin ilerleyen yıllarda borsaya giriş yaptığı fiyatların altına gerilemesi şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak şirket Mars, yapay zekâ ve Starlink projelerinde başarılı olursa, bu düşüşler ileride büyük yatırım fırsatları olarak hatırlanabilir.
Türkiye sermaye piyasaları ile ABD arasındaki temel fark tam da burada ortaya çıkmaktadır.
ABD'de yatırımcılar:
- 10-20 yıllık hikâyelere yatırım yapar,
- Kârsız büyüme şirketlerini finanse eder,
- Gelecekte oluşacak pazarları fiyatlar,
- Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını destekler.
Türkiye'de ise yatırımcıların önemli bölümü:
- Çeyrek dönem kârına,
- Temettü beklentisine,
- Kısa vadeli fiyat hareketlerine,
- Günlük siyasi ve ekonomik gelişmelere odaklanmaktadır.
Bu nedenle Türkiye'de halka arz edilen şirketlerin büyük kısmı mevcut faaliyetlerini büyütmek için kaynak toplarken, ABD'de halka arzlar geleceği inşa etmek için sermaye toplama aracı olarak kullanılmaktadır.
Bugün SpaceX'in 1,75 trilyon dolarlık değerlemesi yalnızca Elon Musk'ın başarısını değil, Amerikan sermaye piyasalarının geleceği finanse edebilme ve işdamalarının önünü sonuna kadar açabilme başarısını göstermektedir.