MEHMET KAYA / ANKARA
Türkiye’de son dönemde gün içinde özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimi nedeniyle belirli saatler arasında sıfır fiyat oluşmaya başladı. Üreticiler, sistem kullanım bedeli (iletim tarifesinin binde 5’i) altına düştüğünde talep oluşmuyor. Bu durumlarda, talep bulamayan üreticiler için sorun oluşuyor. Türkiye’deki sistemin garantili olarak yönetilmesi nedeniyle de bazı santrallere YAT (Yük-At) talimatı veriliyor. Bu durumdan en fazla şikayet eden üreticiler arasında, hidroelektrik santralleri geliyor. Türkiye, bu dönemde çok yoğun biçimde hidroelektrik üretimi sağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, nisan ayındaki elektriğin yüzde 41,4’ünü hidroelektrik santrallerinden alındı. Buna karşılık, hidroelektrik santrallerinin çok daha fazla elektrik üretebilecekken, dengede tutulmak istenen üretim nedeniyle 4 ayda 7 TWH (Terawatt/saat-7000 gigawatt/saat) elektrik üretebilecek suyun bırakılmak zorunda kalındığı belirtildi.
Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş Adamları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, EKONOMİ’nin çevrimiçi yaptığı değerlendirmede, geçmiş yıllarda su yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan baraj ve nehirlerde kurulu santrallerdeki elektrik üretim sorununda farklı bir görünüm ortaya çıktığını, bu kez yeterli su olmasına rağmen başka kaynaklardan elektrik üretimi nedeniyle elektrik üretmeden su bırakıldığı anlar görüldüğünü söyledi.
Üretim için yeni düzenlemeler
Sorunun temelinde planlama yanında talepteki düşüşün de rol oynadığını, mevcut ortamda çok yoğun şekilde yapılan GES yatırımlarının da bulunduğunu belirten HESİAD Başkanı Güven, gelinen aşamada fiyatlardaki hızlı gevşeme nedeniyle GES üreticilerinin de kazanamadığını kaydetti. Son dört ayda 7 TWH suyun, yük-at talimatı nedeniyle elektrik üretilemeden bırakıldığını belirten Elvan Tuğsuz Güven, “HES’leri durdurmak, onlara YAT talimatı vermek işin kolayına kaçmak oluyor, yaz aylarında GES’ler yine devrede ama HES’lerin suyu düşeceği için üretim yapamayacaklar” dedi. Sorunun nedenleri arasında talep düşüşü yanında, öz tüketim için yapılan santrallerin sistem içinde tam olarak oturtulamaması, genel sisteme dahil olmalarını da gördüklerini söyleyen Güven, dağıtım sistemine yapılacak yatırımlarla öz tüketime yönelik GES’lere üretim talimatı verilmemesini beklediklerini kaydetti.
Elvan Tuğsuz Güven, “En azından bahar aylarına özgü özel bir fiyat mekanizması veya sistem kullanım bedelinin alınmaması gibi bir şey olsa bu yerli kaynağın boşa akmasını önlemiş olacağız. GES'ler çok üretti, talep düştü. ‘Çok su var. Doğalgazı, kömürü kapat. HES'lerden baz yükü karşılayalım! Yok, ben sistemde illa doğalgazı, kömürü de tutmak zorundayım.. Doğu-batı dengesini, frekansı tutturmak zorundayım gibi bir argüman var ama buralarda hala daha iyi yönetilebilecek, daha optimize edilebilecek bir alan olduğunu düşünüyoruz. Sistem kullanım bedellerinde en azından ilk 5 ayda HES’ler için muaf tutulmaları gibi bir mekanizma olabilir” dedi.
Alınan izinler yatırıma dönüşecek mi?
HES sahalarına GES başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımı yapma izni taleplerinin çözüm önerisi olarak devam ettiğini vurgulayan HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, diğer yandan piyasa takas fiyat görünümü ile bu yatırımların da geri dönüşünün 12 yıla kadar uzandığını, yatırım finansmanının hala yüksek olduğunu ancak yine de ‘izin alalım, dursun’ diyerek sektörün üretim için lisans süreçlerine başvurusunu sürdürdüğünü açıkladı. “Herkes bu hakkı bir alayım, cebime koyayım diye düşünüyor. Ama ne kadarı hayata geçecek? Bu hibrit yatırımları hayata geçirecek olanlar da proje finansmanının uygun olduğu için, karlı olduğu için değil, tüm portföy içinde eriyeceği için yapılacaktır” diye konuştu.
"Sürekli para kazanıyorsunuz" gerçek değil!
Kamu yönetiminin HES yatırımlarında YEKDEM sürecinde yatırım finansmanlarını karşıladığı varsayımına dayandıklarını ancak bunun gerçek durumu yansıtmadığını belirten Güven sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortalamalara baktığımızda ilk 5 ayda fiyatların 3 sent civarı gerçekleştiğini görüyoruz. Bu santrallerin proje finansmanı mantığı ile finanse edilen bu projelerde kullanılan öngörülebilir YEKDEM gelir fiyatı 7,3 dolar sent. 10 yıllık YEKDEM sonrası da 5 sent, 6 sent civarı gerçekleşmesi beklenir, bekleniyordu. (geçmiş dönemdeki YEKDEM ile) …’Siz kendinizi finanse ettiniz, artık çok para kazanıyorsunuz, sürekli de para kazanmayın! (yaklaşımı var) Öyle bir durum yok aslında. Çünkü bu santrallerin çoğu 10 yıl boyunca da borçlarını ödeyemediler. ..10 yıl boyunca değişen faiz oranları sebebiyle enflasyonun gelirin üzerinde seyretmesi vesaire gibi sebeplerle zaten bu projeler kendilerini amorti edemediler. Şu anda da işletme giderlerini, rehabilitasyon ve bakımları yapmakta zorlanıyorlar. Şimdi de beklenen cirolar, hani başa-baş noktasının altındayız şu anda. Yani yatırımcıyı bu işe girdiğine, yatırımı yaptığına bin pişman ettirecek bir ortam oluştu"