Ana içeriğe geç

AB Raportörü Amor: 'Avrupa'ya giden yol Silivri'den geçiyor'

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'deki Batı yanlısı muhalefet ve sivil toplumun AB tarafından yalnız bırakıldığını savunarak, 'Neden Sırbistan'da, Gürcistan'daki gibi Türkiye'de pro-Avrupacı sivil toplumu desteklemiyoruz?' diye sordu.

AB Raportörü Amor: 'Avrupa'ya giden yol Silivri'den geçiyor'
Aydınlık
16

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'deki Batı yanlısı muhalefet ve sivil toplumun AB tarafından yalnız bırakıldığını savunarak, 'Neden Sırbistan'da, Gürcistan'daki gibi Türkiye'de pro-Avrupacı sivil toplumu desteklemiyoruz?' diye sordu.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin yeniden başlatılması için gerekli koşulların bulunmadığını belirterek, "Katılım süreci dondurulmuş durumda ve öyle kalmalıdır." dedi. Amor, CHP'nin sistematik biçimde parçalanmaya çalışıldığını öne sürerken, Ekrem İmamoğlu'na yönelik davaların "uydurma" olduğunu savundu ve "Avrupa'ya giden yol drone fabrikalarında başlamıyor. Silivri Cezaevi'nde başlıyor." ifadelerini kullandı.

2025 Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu'nun kabul edilmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Amor, Türkiye ile AB ilişkilerinde üyelik perspektifinin yeniden canlandırılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Muhalefet temsilcilerinin AB'den üyelik sürecini yeniden değerlendirmesini istediğini belirten Amor, "Kamuoyuna mesajımız şudur: Muhalefetin çok önemli isimleri, İmamoğlu'nun kendisi, Demirtaş ve Özgür Özel, Avrupa Birliği'nden katılım sürecini yeniden başlatmayı düşünmesini istediler. Bu çok önemli bir gerçek olsa da katılım sürecini yeniden başlatmak için objektif koşullar yok." dedi.

'PRO-AVRUPA KESİM KENDİNİ TERK EDİLMİŞ HİSSEDİYOR'

Türkiye'deki Avrupa yanlısı çevrelerin AB'ye olan güvenini kaybetmeye başladığını savunan Amor, "Türkiye'de pro-Avrupa sivil toplumunu kaybediyoruz. Kendilerini terk edilmiş, yetim kalmış hissediyorlar. Avrupa Birliği'nin ilke ve değerlere dayalı bir proje değil, sadece çıkara dayalı bir proje olduğundan şüphelenmeye başlıyorlar." ifadelerini kullandı.

AB'nin Türkiye'ye yönelik yaklaşımında tutarsızlık bulunduğunu da söyleyen Amor, "Neden Sırbistan'daki pro-Avrupa sivil toplumu, neden Gürcistan'daki sivil toplumu sesli şekilde koruyoruz da Türkiye'deki sivil toplumu korumuyoruz? Bu dikkat edilmesi gereken bir çifte standarttır." diye konuştu.

'CHP SİSTEMATİK OLARAK PARÇALANIYOR'

Türkiye'deki siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Amor, CHP'nin hedef alındığını öne sürdü.

"CHP'nin durumu çok endişe vericidir." diyen Amor, şöyle devam etti:

"CHP ana muhalefet partisidir, son seçimin galibidir ve şu anda sistematik olarak parçalanmakta veya parçalanma sürecindedir. Bu, Türkiye'deki çoğulculuk için büyük bir kayıptır."

Türkiye'nin üyelik sürecinde ilerleyebilmesi için demokratik standartlarda iyileşme gerektiğini savunan Amor, "Katılım sürecini yeniden açmanın tek yolu, muhalefet haklarının veya en ufak eleştirinin bağımsız olmayan bir yargı kullanılarak tamamen ezildiği bu zor ortamda gerçek ilerlemedir." dedi.

'ÜYELİK DEMOKRASİYLE, ORTAKLIK ÇIKARLA İLGİLİDİR'

AB-Türkiye ilişkilerinin yeni bir çerçevede ele alınması gerektiğini söyleyen Amor, "Türkiye'yi bir komşu ve ortak olarak ele almalı ve ajandanın diğer kısımlarını keşfetmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Üyelik ve ortaklık ilişkilerini birbirinden ayıran Amor, "Üyelik demokrasi ile ilgilidir. Ortaklık ise çıkar ile. Bir oyunun kurallarını diğer oyunda kullanmaya çalışmayın." değerlendirmesinde bulundu.

YUNAN GAZETECİDEN KIBRIS SORUSU

Basın toplantısında söz alan bir Yunan gazetecinin, "Türkiye 1974'ten beri Avrupa toprağını işgal ediyor. Kıbrıs meselesindeki Türkiye'nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Amor, Ankara'nın Kıbrıs ve Yunanistan politikalarını eleştirdi.

"İyi komşuluk ilişkileri, yani Yunanistan ve Kıbrıs ile ilişkiler kilit öneme sahiptir." diyen Amor, "Bu dosyalarda ilerleme olmazsa Türkiye'nin güvenlik ve savunma alanındaki herhangi bir katılımından bahsetmek zor." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs'ta "egemen bir toprağın işgali" bulunduğunu ileri süren Amor, Türkiye'nin iki devletli çözüm tezini de eleştirerek, "Türkiye artık iki devletli çözümü savunuyor, bu çok zararlı." dedi.

Türkiye'nin Avrupa savunma projelerine katılım talebine de değinen Amor, "Rus füzeleri varken Avrupa savunma yapısına katılmak istemek ciddi sorular doğuruyor." değerlendirmesinde bulundu.

'AVRUPA'YA GİDEN YOL DRONE FABRİKALARINDA BAŞLAMIYOR'

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin savunma sanayii iş birlikleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini savunan Amor, "Avrupa'ya giden yol drone fabrikalarında başlamıyor. Silivri Cezaevi'nde, İmamoğlu ve diğerlerinin tutulduğu yerde başlıyor." ifadelerini kullandı.

'AKIN GÜRLEK'İ GÖREVE GETİRMEK OLUMSUZ MESAJ'

Alman haber ajansı dpa'nın muhabiri Svenja Hock'un, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in rapora yönelik tepkisini hatırlatması üzerine Amor, Gürlek'in raporda yer almasının yeni bir durum olmadığını söyledi.

"Akın Gürlek'in adının geçmesi etrafındaki gürültüye biraz şaşırdım. Çünkü bu isim geçen yılki raporda da vardı." diyen Amor, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemindeki görevlerine atıfta bulundu.

İmamoğlu hakkındaki soruşturmaları hedef alan Amor, "AK Parti'nin İstanbul'da kazanamadığı siyasi mücadeleyi yargı yoluyla kazanmak için gönderilmişti." iddiasında bulundu.

İmamoğlu davasına ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullanan Amor, "İmamoğlu'na açılan dava uydurmadır ve çökmektedir." dedi.

Gürlek'in Adalet Bakanlığı görevine getirilmesini de eleştiren Amor, "Onu Adalet Bakanı olarak atamak, herhangi bir samimi 'barış süreci' veya demokratikleşme niyeti konusunda çok net olumsuz bir mesajdır." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler