Ana içeriğe geç

Çözüm sürecinde çerçeve yasa Erdoğan'ın önüne geliyor: Örgütle ilgili kritik tanım

İkinci çözüm sürecinde MHP ve DEM Parti tarafından sıklıkla dillendirilen 'yasal adım' beklentisi, bu hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulacak. NATO zirvesinin ardından Meclis'e sunulması beklenen teklifin, yeni yasama yılında gündeme alınacağı öğrenildi.

Çözüm sürecinde çerçeve yasa Erdoğan'ın önüne geliyor: Örgütle ilgili kritik tanım
Yeniçağ
16

İktidar her ne kadar pazarlıksız bir süreç dese de, DEM ve MHP'nin olmazsa olmaz beklentilerinden biri haline dönüşen çerçeve yasada çalışmalar tamamlanmak üzere. Yasa taslağı bu hafta Erdoğan'ın oluruna sunulacak.

7-8 Temmuz NATO zirvesinin ardından Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasa, yasama yılının sona ermesi sebebiyle gündeme alınmayacak ve yeni yasama yılında görüşülecek.

DEM VE MHP YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI YAPIYORDU

Sürecin başından bu yana özellikle DEM Parti, silah bırakma sürecinin kalıcı hale gelmesi için Meclis’in devreye girmesi gerektiğini savunurken, MHP de yapılacak düzenlemelerin gecikmeden yaşama geçirilmesi gerektiğini dile getiriyordu. Komisyon çalışmalarının başlamasının ardından her iki parti de siyasi iradenin artık hukuki düzenlemelerle desteklenmesi gerektiği yönünde açıklamalar yaptı. AKP ise düzenlemenin kapsamı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

TASLAK 10-12 MADDEDEN OLUŞACAK

Hazırlıkları tamamlanma aşamasına gelen taslağın yaklaşık 10-12 maddeden oluşması bekleniyor. Düzenleme, güvenlik birimlerinin verilerine göre Irak’ın kuzeyi, Suriye, Avrupa, farklı ülkeler ve Türkiye’deki cezaevlerinde bulunan yaklaşık 21 bin PKK terör örgütü üyesini ilgilendiren hukuki çerçeveyi oluşturacak. Yaklaşık 16 bin dosyanın yeniden değerlendirilmesinin de önünü açacak düzenlemede her dosya bireysel olarak incelenecek.

İLK KEZ ‘SİLAH BIRAKAN ÖRGÜT’ TANIMI YAPILACAK

Taslakta “silah bırakan örgüt” tanımının ilk kez yasaya girmesi planlanıyor. Buna göre örgütün silah bırakmasının ardından uygulanacak hukuki prosedür ayrıntılı biçimde belirlenecek. Kimlerin düzenlemeden yararlanabileceği, hangi şartların aranacağı ve hangi kurumların karar vereceği yasa ile netleştirilecek. Edinilen bilgilere göre düzenlemede örgüt üyeleri tek tip değerlendirilmeyecek. Silahlı eyleme katılmadığı belirlenenler, suç işlediği tespit edilen örgüt üyeleri ve örgütün üst düzey yöneticileri için farklı hukuki sonuçlar öngörülüyor. İlk aşamada silahlı eyleme katılmadığı değerlendirilen kişilerin dosyalarının ele alınması planlanıyor.

ÜÇ AYLIK DÖNÜŞ SÜRESİ

Taslağa göre örgüt üyelerine Türkiye’ye dönüş için ilk etapta üç aylık süre tanınacak. İhtiyaç halinde bu sürenin üç ay daha uzatılması değerlendiriliyor. Yetkililer, dönüşlerin bireysel olacağını, herhangi bir toplu geçişe ya da gövde gösterisine izin verilmeyeceğini belirtiyor. Türkiye’ye dönen örgüt mensuplarının Ankara’da yetkilendirilecek mahkemelerde yargılanması planlanırken, yargılama tamamlanıncaya kadar nerede tutulacaklarına ilişkin çalışmalar da sürüyor.

İNFAZ DÜZENLEMESİ DE PAKETTE

Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre, taslak yalnızca dönüş sürecini değil infaz sistemini de kapsıyor. Hazırlanan formüle göre; 10 yıla kadar olan cezalarda 5 yıl, 10 yılın üzerindeki cezalarda ise 10 yıla kadar denetimli serbestlik uygulanması üzerinde duruluyor. Ancak tek tip uygulama yerine suçun niteliğine göre farklı infaz rejimleri oluşturulacak. Denetimli serbestlikten yararlanacak kişiler bu süre boyunca siyasi faaliyette bulunamayacak. Devletin belirleyeceği uyum programlarına katılacak olan kişiler yeniden örgütsel suç işlemeleri halinde bu haktan yararlanamayacak.

MİT RAPORLARI BELİRLEYİCİ OLACAK

Taslakta örgütün üst düzey yöneticileri bakımından farklı seçenekler de değerlendiriliyor. Bu kapsamda bazı isimler için Norveç, Finlandiya ve Güney Afrika gibi üçüncü ülke modelleri üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Sürecin en kritik ayağını ise güvenlik değerlendirmeleri oluşturacak. Her örgüt mensubu için hazırlanacak dosyalarda Milli İstihbarat Teşkilatı’nın raporları temel kriter olacak. Kişinin örgüt içindeki konumu, silahlı eylemlere katılımı ve güvenlik birimlerinin tespitleri doğrultusunda hangi hukuki statüden yararlanacağı belirlenecek. Teyit ve tespit işlemlerinin tamamlanmasının yaklaşık üç yıl süreceği değerlendirilirken, bu nedenle yeni yasama yılında başlayacak hukuki sürecin takvimin en kritik aşamalarından biri olacağı ifade ediliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler