Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 9 şüpheli, "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçlamalarıyla tutuklandı. Sulh Ceza Hakimliği ifadesinde hakkındaki iddiaları reddederek serbest bırakılmasını isteyen Uğur, sevk ve süreç bilgilerini sosyal medyadan öğrendiğini dile getirirken; mahkeme ise mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesi ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.
'HEPSİNİN BELGELİ KARŞILIĞI VAR'
Soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur’un Sulh Ceza Hakimliği’nde verdiği ifade ortaya çıktı. Uğur, hakimlik sorgusunda şu beyanlarda bulundu:
"Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben önceki vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim. Dosyada bana isnat edilen suçlamaların hepsinin belgeli karşılığı vardır, bu isnatlarla karşınızda olduğuma şaşıyorum.
Bugün savcılıkta ifade verirken avukatımın uyarması üzerine bilirkişi raporunun internete sızdığını öğrendim, sonrasında sayın savcımıza bu durumu dile getirdik, savcımızda böyle bir şeyin olamayacağını bu tarz görsellerin uydurma haber olduğunu dile getirdi, bu konuşmadan 5-6 dakika sonra odasından çıktı. Döndüğünde internete sızan bilirkişi raporu elindeydi, böyle bir rapor varmış diyerek bizimle beraber haberdar oldu, sonrasında bu durum bizi şaşırtmadı, zaten öncesinde de polislerin evime geleceğini haberlerden öğrendim, savcılık makamından ayrıldığımda yine avukatıma ‘bir bak bakalım X hesabına acaba tutukluluğa mı sevk ediliyorum’ diye sordum, avukatımda ‘evet’ cevabını verdi.
'ADALETE GÜVENİYORUM, SUÇSUZUM'
Uğur, savunmasını şöyle tamamladı:
"Biz odadan çıkar çıkmaz tutuklama talebini öğrendim, sonrasında yine internet haberlerinden şu an tutuklu olduğumu öğrendim, bu durumun trajikomik olması nedeniyle bunu söylemek istedim. Programlarımda sıkça bu tarz şikayetleri dile getirdiğim için konuya uzaktan vakıf olsam da sıfır noktasında birebir aynı olayları yaşamak beni üzmüştür, adalete güveniyorum, suçsuzum. Serbest bırakılmayı talep ederim."
HAKİMLİK KARARININ GEREKÇESİ
Sulh Ceza Hakimliği tarafından düzenlenen tutuklama kararında ise şu ifadelere yer verildi:
"Şüpheliler Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Ersin Gökgün, Fatih Eke, Gülgün Öztürk, Hüseyin Küçük, Muharrem Karataş, Oğuzhan Uğur ve Suzan Düşküner Mintaş’ın üzerlerine atılı 'Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma' ve 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçlarını işlemiş oldukları iddiasıyla tutuklamaya sevk edildikleri, mevcut delil durumu itibariyle üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması (şüpheli ifadeleri, telefon ön inceleme tutanakları, gözaltı kararları, arama-el koyma- inceleme tutanakları), İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evrakına ilişkin fezlekesi, dosyada delillerin tamamen toplanmamış olması, isnat olunan eyleme vasıf ve mahiyetinin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olması, eylemin işleniş biçimi hep birlikte gözetildiğinde adli kontrol tedbirleri ile yeterli ve etkili hukuksal denetim sağlanamayacağı değerlendirildi."
Hakimlik, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesiyle şüpheliler hakkında tutuklama kararı verildiğini belirtti.