Haziran 2023’ten bu yana uygulanan dezenflasyon programı ekonomi cephesinde tartışılmaya devam ederken, mahkemelerdeki icra iflas dosyalarındaki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Program süresince enflasyon yaklaşık 6 puan gerilerken, icra dosyalarındaki yükseliş milyonlarla ifade edildi.

Ekonomim'in haberine göre 2023 yılı 9 Haziran itibarıyla 21 milyon 683 bin olan icra iflas dosyası sayısı, 8 Haziran 2026’da 25 milyon 134 bin 466’ya yükseldi. Böylece üç yıllık dönemde toplam artış 3 milyon 450 bin 758 olarak kaydedildi.

Özellikle 2026 yılı başından itibaren artış hızındaki ivmelenme öne çıktı. Yılbaşında 24 milyon 79 bin olan dosya sayısı, yalnızca birkaç ay içinde hızla yükselerek Haziran başı itibarıyla 25 milyon sınırını aştı. Bu yılın başından bu yana artış 1 milyon 55 bini bulurken, aylık artışın 200 bine yaklaştığı görüldü.

Dezenflasyon programı kapsamında yıllık enflasyon, Haziran 2023’te yüzde 38,21 seviyesindeyken 2024 Mayıs’ta yüzde 75,45’e kadar yükseldi. 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla ise yüzde 32,61 olarak ölçüldü. Böylece üç yıllık süreçte enflasyondaki gerileme 5,6 puanla sınırlı kaldı.

Öte yandan karşılıksız çek ve protestolu senet sayılarındaki artış da dikkat çekti. Karşılıksız çek sayısı 2023’te 146 bin 869 iken, 2024’te 273 bin 637’ye, 2025’te 311 bin 17’ye yükseldi. Bu yılın Ocak-Nisan döneminde ise 103 bin 955 çek karşılıksız çıktı.
Protestolu senet sayısı da benzer bir seyir izledi. 2018’de 218 bin 680 olan sayı, 2024’te 242 bin 86’ya, 2025’te 301 bin 447’ye çıktı. 2026’nın ilk çeyreğinde ise 77 bin 634 senet protesto edildi.

Şirketlerin ödeme güçlüğünü gösteren konkordato kararlarında da ciddi sıçrama yaşandı. 2023’ten 2026 Mayıs’a kadar geçen sürede toplam 5 bin 861 firma için konkordato geçici mühlet kararı verildi. Bu sayı 2023’te 519 iken, 2024’te bin 723’e, 2025’te 2 bin 817’ye yükseldi. 2026’nın ilk 5 ayında ise 802 firma için karar verilerek önceki yılların aynı dönemleri aşıldı.
Ortaya çıkan tablo, dezenflasyon sürecinde fiyatlar tarafında sınırlı iyileşme görülürken, finansal baskının reel sektör ve vatandaşlar üzerindeki etkisinin giderek arttığına işaret ediyor.