Petrol gelirleri düşen Irak, ABD ile ilişkilerin askeri iş birliğinden uzun vadeli ekonomik ortaklığa dönüşmesi çağrısında bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka nedeniyle petrol ihracatı yüzde 90 oranında duran Irak, Haziran ayına kadar en az 40 ila 45 milyar dolar kayıp verdiğini açıkladı.
Aylık geliri 8 milyar dolardan 1,5 milyar dolara kadar gerileyen Bağdat yönetimi, krizden çıkış yolunu ABD ile askeri değil, 30 yıllık dev bir ekonomik ortaklık kurmakta arıyor.
PETROL İHRACATI %90 DÜŞTÜ: KAYIP 50 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR
Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Mali Danışmanı Muzhar Salih, düzenlediği basın toplantısında 28 Şubat’tan bu yana tırmanan çatışmaların Irak ekonomisine indirdiği darbeyi rakamlarla açıkladı.
Savaş öncesinde günde yaklaşık 4 milyon varil petrol üreten ve bunun 3,5 milyon varilini Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına sunan Irak'ta sevkiyat neredeyse durma noktasına geldi. İhracatta yüzde 90’lık dramatik bir düşüş yaşandığını belirten Salih, Haziran 2026 itibarıyla oluşan finansal zararın 40 ila 45 milyar dolar arasında olduğunu bildirdi. Salih, boğazdaki tıkanıklığın sürmesi halinde bu zararın kısa sürede 50 milyar doları aşacağı uyarısında bulundu.
Savaştan önce devlet hazinesine aylık 7 ila 8 milyar dolar petrol geliri aktardıklarını hatırlatan Irak Petrol Bakanı Basim Muhammed Hüdeyir ise güncel tabloyu "Bugün hazineye giren miktar 1,5 milyar doları dahi aşmıyor" diye konuştu.
BAŞBAKAN ZEYDİ TRUMP'A SESLENDİ! "ASKERİ DEĞİL, EKONOMİK ORTAKLIK İSTEDİK"
Irak ekonomisi tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşarken, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ABD merkezli The Atlantic dergisine önemli açıklamalarda bulundu.
Irak’ın ABD ile İran arasında bir çatışma alanı olmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump’a askeri yöntemler yerine müzakere masasına dönme tavsiyesinde bulunduğunu aktardı. Washington ile 30 yıllık dev bir yatırım ve teknoloji ortaklığı üzerinde görüştüklerini belirten Başbakan şu değerlendirmeleri yaptı:
"ABD ile ilişkilerimiz artık askeri nitelikten çıkmalı; ekonomi, teknoloji ve ticari ortaklığa dönüşmeli. İstikrar ancak güçlü bir ekonomiyle sağlanabilir. Geleceğini güven altında gören bir vatandaş savaşa veya iç çatışmaya yönelmez. Irak'ın 'başarısız bir devlet' konumuna düşmesine asla izin vermeyeceğiz."
Sorumluluğundaki hükümetin silahları tamamen devlet kontrolüne alma ve yolsuzlukla mücadele konusunda kararlı olduğunu altını çizen Zeydi, uluslararası yatırımcıları bölgesel risklere rağmen Irak’ı uzun vadeli ve kârlı bir yatırım merkezi olarak değerlendirmeye davet etti.