Ana içeriğe geç

Cezaevinde işkence: Kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuna rağmen takipsizlik kararı

Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde tutuklu Omer Cuma Salih’e yönelik işkence iddialarına ilişkin soruşturmada savcılık takipsizlik kararı verdi. Kamera kayıtları ve bilirkişi raporuna rağmen verilen kararın ardından avukatlar, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu

Cezaevinde işkence: Kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuna rağmen takipsizlik kararı
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Kuzey ve Doğu Suriye’nin Minbic kentinden Omer Cuma Salih’in gardiyanlar tarafından işkenceye maruz bırakıldığı iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Mezopotamya Ajansı'ndan Rukiye Payüz Adıgüzel'in haberine göre karar, cezaevinde 7 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilen arama sırasında çekildiği belirtilen görüntüler ve bilirkişi raporuna rağmen alındı. Yaklaşık 14 dakikalık kamera kaydında gardiyanların koğuşta yaptıkları arama sırasında Salih’e yönelik tehdit ve fiziki müdahale iddialarına ilişkin görüntüler yer alırken, bilirkişi raporunda da kötü muamele şüphesine dikkat çekilmişti.

Savcılık kararında ise şüpheli gardiyanların ve tanıkların ifadelerine dayanılarak Salih’e yönelik darp ya da kötü muamele uygulandığına dair yeterli delil bulunmadığı öne sürüldü. Kararda, bilirkişi raporunda kötü muamele izlenimi bulunduğunun belirtildiği ancak bunun doğrudan bir darp eylemini kanıtlamadığı savunuldu.

Savcılık ayrıca kamera kayıtlarına rağmen arama sırasında Salih’e yönelik cebir veya şiddet uygulanmadığını ileri sürdü. Görüntülerin sonunda yüzünde şişlik ve morluklar görülen Salih’in yaralandığına ilişkin somut delil bulunmadığı da kararda yer aldı.

İTİRAZ REDDEDİLDİ

Takipsizlik kararına karşı Salih’in avukatları Elazığ Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz etti. Hakimlik, itirazı reddetti. Bunun üzerine avukatlar, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

Başvuruda, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiği belirtilerek soruşturmanın etkili ve bağımsız şekilde yürütülmediği savunuldu. Kamera kayıtları ve bilirkişi raporunun yeterince değerlendirilmediği, yaralanmaların nasıl meydana geldiğinin ortaya çıkarılmadığı ve olayda sorumluluğu bulunan görevlilerin şüpheli yerine tanık sıfatıyla dinlenmesinin soruşturmanın tarafsızlığına zarar verdiği ifade edildi.

Avukatlar ayrıca sağlık muayenesinin zamanında yapılmadığını, tercüman desteği sağlanmaması nedeniyle Salih’in iddialarını etkin biçimde dile getiremediğini ve devlet gözetimi altında meydana geldiği ileri sürülen yaralanmaların etkili şekilde araştırılmadığını kaydetti.

GÖRÜNTÜLERDE 'VURMA' ÇIĞLIĞI

Olaya ilişkin ortaya çıkan görüntülerde, cezaevi personelinin bir pusula bulunduğu iddiasıyla koğuşta arama yaptığı görülüyor. Kayıtlarda bir başgardiyanın, “Ben bulduğumda sen burayı bir ay toplayamazsın ve sizi lağvederim buradan” sözleri duyuluyor.

Görüntülerde ayrıca darp seslerine benzer seslerin işitildiği, Salih’in “Vurma” diye bağırdığı ve başgardiyanın onu susturmaya çalıştığı anlar yer alıyor. Kaydın başında yüzünde herhangi bir iz bulunmayan Salih’in, görüntülerin sonunda yüzünde belirgin morluk ve şişlikler olduğu görülüyor.

Dosya kapsamında hazırlanan ve 28 Temmuz 2025 tarihini taşıyan bilirkişi raporunda da Salih’e kötü muamele uygulanmış olabileceği yönünde değerlendirmede bulunuldu. Buna rağmen hem cezaevi idaresi tarafından görevli personel hakkında disiplin cezası verilmedi hem de savcılık soruşturması takipsizlikle sonuçlandı.

Kararın ardından dosya, kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nin önüne taşındı. (HABER MERKEZİ)

Kaynağa Git

İlgili Haberler