ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakatın kapsamlı bir anlaşmadan çok “genel bir çerçeve” sunduğunu, önemli ayrıntıların sonraki teknik müzakerelerde belirleneceğini söyledi.
CNN’e konuşan Vance, mutabakat metninin yaklaşık bir buçuk sayfa olduğunu belirterek belgenin “çok genel” olduğunu ifade etti. Vance, buna rağmen mutabakatın İran’la yürütülen görüşmelerde önemli bir aşama olduğunu söyledi.
Vance, “Birçok konuda, bu başlıkları teknik müzakere aşamasında çözmemiz gerekecek. Ancak mutabakat zaptı, İranlıların anlaşmanın faydalarından yararlanarak yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlayacak bir çerçeve oluşturuyor” dedi.
ABD Başkan Yardımcısı, İran’ın önünde iki yol olduğunu savundu. Vance’e göre Tahran ya ağır ekonomik yaptırımlar altında kalacak ve askeri kapasitesi ile nükleer programını yeniden inşa edemeyecek ya da denetim mekanizmasını kabul ederek nükleer programını yeniden kurmayacağını doğrulanabilir şekilde gösterecek.
Vance, mutabakatın en önemli unsurunun İran’ın nükleer silah üretmeyeceğine dair doğrulanabilir taahhüt vermesi olduğunu belirtti. Tahran’ın bu yükümlülükleri yerine getirmesi halinde anlaşmadan ekonomik olarak fayda sağlayabileceğini söyledi.
Vance, yaptırımların hafifletilmesi ya da dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konusunda ise şu aşamada herhangi bir adım atılmadığını belirtti. ABD Başkan Yardımcısı, “Ne ABD’den ne de Körfez’deki müttefiklerimizden tek bir dolar bile yaptırım hafifletmesi veya varlıkların dondurulmasının kaldırılması olmadı” dedi.
“ABD tüm kartlara sahip”
Vance, CNBC’ye yaptığı açıklamada da Washington’ın müzakerelerde güçlü konumda olduğunu söyledi. ABD’nin İran’dan nükleer programına ilişkin uzun vadeli taahhütler almadan herhangi bir taviz vermek zorunda olmadığını savunan Vance, “Temelde tüm kartlar bizim elimizde. İranlılar nükleer program konusunda istediğimiz uzun vadeli taahhütleri vermezse onlara hiçbir şey vermek zorunda değiliz” ifadelerini kullandı.
Vance, anlaşma olmasa bile İran’ın askeri kapasitesinin ve nükleer altyapısının zayıflatıldığını, Hürmüz Boğazı’nın açık kaldığını belirterek Washington’ın “olağanüstü ekonomik kaldıraçlara” sahip olduğunu söyledi.
Ekonomik açılım için denetim şartı
Vance, ABC ve CBS’e verdiği röportajlarda da İran’a yönelik olası ekonomik açılımın koşullara bağlı olduğunu vurguladı. ABD Başkan Yardımcısı, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu ortadan kaldırması ve etkili bir denetim rejimini kabul etmesi gerektiğini söyledi.
Vance, Körfez ülkeleri tarafından finanse edilebilecek 300 milyar dolarlık bir yeniden inşa fonundan söz ederken, İran’ın bu tür kaynaklara ancak yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde erişebileceğini belirtti. Buna karşılık, 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın mevcut anlaşma metninde yer almadığını söyledi.
Üst düzey ABD’li yetkili de çerçeve vurgusu yapmıştı
Daha önce açıklama yapan üst düzey bir ABD’li yetkili de mutabakat zaptının müzakerelerin gelecekte nasıl ilerleyeceğine dair bir çerçeve sunduğunu belirtmişti. Yetkiliye göre metin, ABD tarafında Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandı.
ABD’li yetkili, İran’ın nükleer programı, nükleer silah üretmediğinin doğrulanması ve bölgedeki radikal gruplara finansman sağlamaması konularında işbirliği yapması halinde dünya ekonomisine daha fazla entegre edilebileceğini söyledi.
Yetkili, anlaşmanın detaylarının 24 ila 48 saat içinde kamuoyuna açıklanacağını belirtirken, İran’ın taahhütlerine bağlı kalması halinde dondurulmuş fonlarının aşamalı olarak serbest bırakılabileceğini öne sürdü.
Mutabakatta İsrail’in Lübnan’dan çekilmesine ilişkin bir madde bulunmadığı da aynı yetkili tarafından ifade edildi.