Ana içeriğe geç

The Independent BM’nin Kıbrıs planını yazdı: Bir parmak bal, Ada'yı al

BM’nin Kıbrıs planı, ‘iki devlet’ ve ‘eşit statü’ örtüsüyle büyük tuzaklar içeriyor. KKTC’den toprak tavizleri isteniyor, güvenlik NATO’ya bırakılıyor...

The Independent BM’nin Kıbrıs planını yazdı: Bir parmak bal, Ada'yı al
Aydınlık
16

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín’in Kıbrıs sorununa yönelik hazırladığı çözüm planının ayrıntıları ortaya çıktı. İngiliz The Independent gazetesinin haberine göre taslak; iki kurucu devlete dayalı yeni bir yönetim modeli, sınırlı merkezi yapı, NATO destekli güvenlik sistemi ve toprak düzenlemelerini aynı pakette bir araya getiriyor.

Gazetenin gördüğünü belirttiği taslağa göre Holguín, temmuz sonu veya ağustos başında yapılması planlanan gayriresmî 5+1 toplantısında taraflara kapsamlı bir stratejik çerçeve sunmayı hedefliyor. Rum basınında yer alan bilgiler de benzer bir müzakere zemininin şekillendiğine işaret ediyor.

ESNEK MODEL

Taslakta, yıllardır müzakerelerin temelini oluşturan klasik federasyon modeli yerine daha gevşek bir yapı öngörülüyor. Buna göre iki kurucu devlet siyasi eşitlik temelinde varlığını sürdürecek. Günlük yönetim büyük ölçüde kurucu devletlere bırakılacak, merkezi yapı ise dış politika, savunma, Avrupa Birliği ilişkileri vb. ortak alanlarla ilgilenecejk.

Haberde, oluşturulacak yapının Rum tarafının “federasyon”, Türk tarafının ise “konfederasyon” olarak tanımlayabileceği esnek bir modele dayanacağı belirtiliyor. Böylece taraflar arasındaki egemenlik tartışmasının “yapıcı belirsizlik” yöntemiyle aşılması hedefleniyor.

TOPRAK KARŞILIĞI TANINMA

Rum basınındaki bilgilere göre planın en kritik başlıklarından biri “toprak karşılığı tanınma” formülü.

Buna göre Maraş’ın yanı sıra Güzelyurt ve Mesarya’nın bir bölümünün Rum tarafına bırakılması karşılığında Kıbrıs Türk tarafının siyasi statüsünün güçlendirilmesi öngörülüyor.

Taslakta iki kurucu devletin kendi parlamentolarını koruması, ortak konular içinse Rum ve Türk milletvekillerinden oluşacak üst düzey bir konsey kurulması planlanıyor. Doğrudan seçilen klasik bir federal parlamento ise öngörülmüyor.

Yürütme organı olarak dönüşümlü başkanlık konseyi üzerinde duruluyor. Başkanlığın iki toplum arasında dönüşümlü olması, karar alma mekanizmasında ise Türk tarafının etkin katılımını sağlayacak düzenlemeler yapılması hedefleniyor.

Müzakerelerde en kritik başlıklardan birini Bakanlar Kurulu’nda Türk tarafına verilecek “etkin oy” oluşturuyor. Türk tarafı bunu siyasi eşitliğin vazgeçilmez şartı olarak görürken, Rum tarafı günlük yönetimin veto mekanizmasına dönüşmesinden endişe ediyor.

Ortak hükümetin dışişleri, savunma, içişleri, ekonomi ve Avrupa Birliği ilişkileri gibi beş ya da altı temel bakanlıkla sınırlandırılması değerlendiriliyor.

GARANTÖRLÜK YERİNE NATO

Taslağın güvenlik ayağında ise 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın yerine NATO merkezli yeni bir model öne çıkıyor.

Habere göre güvenlik sistemi kapsamında adada sınırlı sayıda çok uluslu bir güç konuşlandırılması değerlendiriliyor. Türk askerinin geleceği ise müzakerelerin en hassas başlıklarından biri olarak görülüyor.

Aydınlık, daha önce BM temsilcisi Holguín’in temaslarında NATO formülü ile Türk askerinin statüsünü içeren güvenlik önerilerinin gündeme geldiğini duyurmuştu.

AB PAKETİ

Taslakta çözümün iki ila üç yıllık geçiş döneminde uygulanması planlanıyor.

Bu süreçte ilk aşamada Maraş’ın iadesi gündeme gelirken, Türk tarafının uzun süredir talep ettiği “3D” olarak adlandırılan doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temasların kademeli olarak hayata geçirilmesi öngörülüyor.

Doğal gaz kaynaklarının ortak değerlendirilmesi de müzakere başlıkları arasında yer alıyor.

Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise Kıbrıs dosyasının Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle birlikte ele alınması. Buna göre Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere Ankara-Brüksel hattındaki ilişkiler, çözüm sürecinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler