Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon, kira artışları, finansmana erişim, rezervler, dış şoklar, yatırım programları ve Türkiye’ye sermaye çekilmesine yönelik düzenlemeler hakkında konuşan Şimşek, ekonomi programında ilerleme sağlandığını ancak hayat pahalılığıyla mücadelenin devam ettiğini vurguladı.
Şimşek, Türkiye’de enflasyonun aşağı yönlü trendini sürdürmesinin ekonomi yönetimi açısından temel öncelik olduğunu belirterek, “Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek, enflasyonda gerileme yaşandığını ancak bunun toplumun hissettiği hayat pahalılığı sorununu tamamen ortadan kaldırmadığını söyledi. Para ve maliye politikası duruşunun korunacağını belirten Şimşek, ekonomi programının temel hedeflerinden birinin fiyat istikrarı olduğunu kaydetti.
“ENFLASYONUN AŞAĞI YÖNLÜ TRENDİNE DEVAM ETMESİ ÖNEMLİ”
Şimşek, Bakan olarak kişisel bir enflasyon tahmini açıklamasının doğru olmayacağını belirterek, bu konuda Merkez Bankası’nın tahminlerinin referans alınması gerektiğini söyledi. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26 olarak açıkladığını hatırlatan Şimşek, piyasa beklentilerinin ise yüzde 28-29 bandında olduğunu ifade etti.
2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu, geçen yıl sonunda ise yüzde 31’e gerilediğini belirten Şimşek, mevcut seviyenin yüzde 32,6 olduğunu dile getirdi. Şimşek, büyük petrol şoku, savaşın etkileri, yılın ilk aylarındaki olumsuz hava koşulları ve kuraklığın gıda fiyatlarına yansımalarına rağmen enflasyonda düşüş eğiliminin korunduğunu söyledi.
Şimşek, “Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı” dedi.
“DÜNYAYA GÖRE HALA YÜKSEK”
Enflasyondaki düşüşe rağmen Türkiye’de fiyat artışlarının uluslararası karşılaştırmalarda yüksek kalmaya devam ettiğini belirten Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadelenin tamamlanmış bir süreç olmadığını ifade etti.
Şimşek, petrol fiyatlarında yaşanabilecek düşüşün Türkiye’ye olumlu yansıyacağını belirterek, beklentilerde de iyileşme görülebileceğini söyledi. Türkiye’nin enerji ithalatçısı bir ülke olduğuna işaret eden Şimşek, petrol fiyatlarındaki gerilemenin hem dış denge hem de enflasyon üzerinde olumlu etki oluşturacağını dile getirdi.
Bakan Şimşek, “Petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
KİRA ENFLASYONU İÇİN YIL SONU BEKLENTİSİ
Şimşek, kira artışlarının enflasyon üzerindeki etkisine de değindi. Ülke genelinde yürütülen konut kampanyalarının kira fiyatları üzerindeki baskıyı azaltmasını beklediklerini belirten Şimşek, ilave konut arzının devreye girmesiyle kira enflasyonunda belirgin düşüş yaşanabileceğini söyledi.
Şimşek, “İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner” dedi.
Manşet enflasyondaki düşüşün sürdüğünü belirten Şimşek, yılın yüzde 20’li seviyelerde tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Şimşek, “Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü” ifadelerini kullandı.
“PROGRAMDA İLERLEME SAĞLADIK”
Bakan Şimşek, reel sektörün finansmana erişim konusunda yaşadığı sorunlara da değindi. Bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Şimşek, üretim kesimlerinin desteklenmesi için bütçe imkânları, Merkez Bankası bilançosu ve işsizlik fonu imkânları ölçüsünde adımlar atıldığını söyledi.
Şimşek, finansmana erişim konusundaki serzenişleri anladığını ancak uygulanan ekonomi programı olmadan sorunların kendiliğinden ortadan kalkacağı yönündeki beklentinin gerçekçi olmadığını ifade etti.
Ekonomi programını “tedavi” benzetmesiyle anlatan Şimşek, programın bazı yan etkileri olabileceğini ancak temel amacın Türkiye’nin makroekonomik sorunlarını çözmek olduğunu söyledi. Şimşek, “Bizim programın amacı Türkiye’nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal” diye konuştu.
“AMACIMIZ YATIRIM ÇEKMEK”
Şimşek, dünyada ve Türkiye’nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar yaşandığını belirterek, Türkiye’nin yatırım çekme kapasitesini artırmak için yeni programlar yürütüldüğünü söyledi.
“Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”na ilişkin bilgi veren Şimşek, amaçlarının yerli ve yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekmek olduğunu belirtti. Üretimde kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5’e indirildiğini hatırlatan Şimşek, bunun yalnızca yabancı yatırımcıya değil, herkese yönelik olduğunu söyledi.
Şimşek, “Eğer dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler” dedi.
Çok uluslu şirketlerin Türkiye’de nitelikli yönetim merkezi kurmasını teşvik etmek için vergi istisnası sunduklarını belirten Şimşek, küresel hizmetlerinin büyük bölümünü yurt dışına veren şirketlerin Türkiye’yi hizmet merkezi olarak seçmesi halinde destekleneceğini ifade etti.
YURT DIŞI KAZANÇLARA VERGİ İSTİSNASI
Şimşek, son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye gelmesi halinde yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi alınmayacağını söyledi. Ancak Türkiye’den elde edilecek gelirlerin ve Türkiye’de yapılacak tüketimlerin vergiye tabi olacağını vurguladı.
Şimşek, bu düzenlemenin yalnızca yabancılara yönelik olmadığını, daha önce Türkiye’de yerleşik olmayan Türk vatandaşları için de aynı kapının açık olduğunu belirtti. Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerin benzer programları uyguladığını hatırlatan Şimşek, bu modelin Türkiye’ye sermaye ve nitelikli insan kaynağı çekmeyi hedeflediğini söyledi.
Bakan Şimşek, konunun yalnızca vergi düzenlemesi olmadığını, bir ekosistem meselesi olduğunu ifade etti. Atatürk Havalimanı’nın teknoloji girişimleri için bir merkeze dönüştürüldüğünü belirten Şimşek, şirketlerin fiziki ya da dijital olarak Türkiye’den yönetilebileceğini söyledi.
“TÜRKİYE’YE SERMAYE VE YETENEK ÇEKMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Şimşek, Türkiye’ye sermaye ve yetenek çekmeyi amaçladıklarını belirterek, varlık barışı düzenlemesinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Varlık barışının yabancılara değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik olduğunu belirten Şimşek, sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacağını, kaynak sistemde tutuldukça vergi oranının kademeli olarak düşeceğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye’nin 2024’te yapılan reformlarla FATF gri listesinden çıktığını hatırlatarak, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda hassas olduklarını söyledi. Düzenlemede bu alanlara ilişkin herhangi bir muafiyet tanınmadığını belirten Şimşek, kaynağın yalnızca beyan edilmesinin değil, banka sistemine getirilmesinin de şart olduğunu dile getirdi.
Bakan Şimşek, “Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu” dedi.